<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Reflex Haber</title>
    <link>https://www.reflexhaber.com</link>
    <description>Türkiye ve Dünya gündeminden son dakika haberleri, güncel gelişmeler, politika, ekonomi, borsa, kripto paralar, asayiş ve yaşam başlıkları tek adreste reflexhaber.com; reflexhaber.com haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.reflexhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 20:46:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs Salgını Sonrası Aşı Çalışmalarında Yeni Gelişme]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/hantavirus-salgini-sonrasi-asi-calismalarinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/hantavirus-salgini-sonrasi-asi-calismalarinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MV Hondius gemisindeki hantavirüs vakaları sonrası geliştirilen yeni aşı adayı gündemde. Belirtiler, bulaş yolları ve son gelişmeler haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atlantik Okyanusu’nda seyreden MV Hondius adlı kruz gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakaları, üç kişinin yaşamını yitirmesiyle yeniden gündeme geldi. Gemide görülen vakalar sonrası gözler bu virüse karşı yürütülen bilimsel çalışmalara çevrildi. Kemirgenlerden insanlara bulaşabilen hantavirüsün bazı türleri ağır tablolara yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle kapalı ve hijyen koşulları yetersiz alanlarda riskin arttığını belirtiyor. Salgının ardından hastalığın nasıl yayıldığı, belirtilerin ne zaman ortaya çıktığı ve korunma yolları daha fazla araştırılmaya başlandı. Şu an için hastalığa karşı onaylı özel bir tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı bulunmuyor. Ancak laboratuvar aşamasında geliştirilen yeni bir aşı adayı, bilim dünyasında dikkatle takip ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hantavirüs Salgını Sonrası Aşı Çalışmalarında Yeni Gelişme-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/05/hantavirus-salgini-sonrasi-asi-calismalarinda-yeni-gelisme-1.jpg" width="1280" />Hantavirüs genellikle enfekte kemirgenlerin dışkı, idrar veya salyasından yayılan parçacıkların solunmasıyla bulaşıyor. İlk belirtiler çoğu zaman yorgunluk, ateş ve kas ağrısı şeklinde başlıyor. Bu durum hastalığın başlangıçta grip benzeri enfeksiyonlarla karıştırılmasına neden olabiliyor. Bazı vakalarda tablo ilerleyerek akciğerlerde hasar, solunum sıkıntısı, böbrek yetmezliği ve kanama gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Ağır hastalarda tedavi destekleyici bakım üzerine kuruluyor; oksijen desteği, solunum cihazı veya diyaliz gerekebiliyor.</p>

<h3>Yeni Aşı Adayı Laboratuvar Aşamasında</h3>

<p>İngiltere’deki Bath Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanları, hantavirüs grubundan Hantaan hastalığına karşı yeni bir aşı adayı geliştirdi. Yapılan ilk laboratuvar ve hayvan deneylerinde güçlü bir bağışıklık yanıtı elde edildiği bildirildi. Ancak aşının insanlarda kullanıma sunulabilmesi için kapsamlı klinik çalışmaların tamamlanması gerekiyor. Bu sürecin zaman alacağı belirtiliyor.</p>

<p>Araştırma ekibi, geliştirilen aşının düşük sıcaklıklarda saklanma zorunluluğunu azaltacak yöntemler üzerinde de çalışıyor. Böylece salgın bölgelerine taşınması daha kolay bir formül hedefleniyor.</p>

<h3>Salgının Kaynağı Araştırılıyor</h3>

<p>MV Hondius’taki vakaların kaynağı henüz netleşmiş değil. Virüsün gemideki olası bir kemirgen temasından mı yoksa yolcuların seyahat öncesi ziyaret ettiği bir alandan mı bulaştığı inceleniyor. Andes türünün tespit edildiği belirtilirken, bu türün insandan insana bulaşma ihtimali üzerinde de duruluyor. Yetkililer temaslı kişilere ulaşarak test ve izolasyon sürecini takip ediyor.Hantavirüsün kuluçka süresinin haftalarca sürebilmesi, salgın yönetimini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle riskli temas ihtimali olan kişilerin sağlık otoritelerinin yönlendirmelerine uyması isteniyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/hantavirus-salgini-sonrasi-asi-calismalarinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/05/hantavirus-salgini-sonrasi-asi-calismalarinda-yeni-gelisme.jpg" type="image/jpeg" length="53765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs ve Koranavirüs Arasında Benzer Belirtiler Var Mı?]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/hantavirus-ve-koranavirus-arasinda-benzer-belirtiler-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/hantavirus-ve-koranavirus-arasinda-benzer-belirtiler-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüs ile koronavirüs belirtileri neden karıştırılıyor? Ateş, öksürük, nefes darlığı bulgularının farkları, temas öyküsü ve tanı süreci hakkında 2026 rehberi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüs ile koronavirüs arasındaki belirti benzerliği, viral enfeksiyonların ilk evresinde görülen ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, öksürük, nefes darlığı şikayetleri üzerinden sağlık gündemine taşınmaktadır. İki hastalık ilk yakınmalar açısından karışabilir. Tanısal ayrım kritik öneme sahiptir. Hantavirüs çoğunlukla kemirgen teması sonrası araştırılırken, koronavirüs solunum yolu bulaşı üzerinden değerlendirilmektedir.</p>

<p>Konu, benzer şikayetlerle sağlık kuruluşuna başvuran kişilerde hastalık öyküsünün tanı sürecindeki belirleyici rolüyle gündemde kalmaktadır. Ateşle başlayan halsizlik, tek başına hastalığın adını koymaya yetmemektedir. Temas geçmişi, belirtilerin başlama süresi, solunum bulgularının seyri tanısal ayrımı güçlendirmektedir. Yanlış algı, iki enfeksiyonun aynı yolla yayıldığı düşüncesinden beslenmektedir.</p>

<h2>Hantavirüs ile Koronavirüs Belirti Benzerliği Neden Karıştırılıyor</h2>

<p><img alt="Hantavirüs Belirtileri Nedir, Nasıl Bulaşır 2026 Risk Uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/05/hantavirus-belirtileri-nedir-nasil-bulasir-2026-risk-uyarisi.jpg" width="1280" /></p>

<p>Yüksek ateşle başlayan bir gece, sıradan bir üşütme sanılan halsizlikle ağırlaşabiliyor. Öksürük uzadıkça akla farklı hastalık adları geliyor. Nefesin daraldığı anlarda endişe büyüyor. Hangi virüsün kapıdan girdiği ilk saatlerde belirsiz kalıyor. Asıl ayrım, temas öyküsü içinde yavaş yavaş belirginleşiyor.</p>

<p>Hantavirüs enfeksiyonu, kemirgenlerin idrarı, dışkısı, tükürüğüyle kirlenen alanlarda temas sonrası ortaya çıkabilmektedir. Virüsün vücuda alınmasının ardından belirtiler hemen başlamayabilir. Süre değişkendir. Hastalık erken dönemde yüksek ateş, yoğun halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı şikayetleriyle ilerlemektedir.</p>

<p>Koronavirüs kaynaklı enfeksiyonlarda da ateş, halsizlik, öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrısı, nefes darlığı görülebilir. İlk bakışta belirti benzerliği oluşmaktadır. Ayrım, bulaşma yolu üzerinden netleşir. Koronavirüs solunum yolu damlacıklarıyla yakın temas sonrası yayılım göstermektedir. Bulaşma kaynağı tanısal yön çubuğu işlevi görür.</p>

<p>Belirti benzerliği en fazla ilk günlerde karışıklık yaratmaktadır. Ateş, ağrı, halsizlik tek bir enfeksiyona özgü kabul edilmez. Hantavirüs açısından kemirgen barınan kapalı alanların temizliği sırasında oluşan toz teması sorgulanmaktadır. Koronavirüs açısından yakın temas halkası araştırılır. İki virüs farklı hikâye üzerinden kayda geçmektedir.</p>

<p><img alt="Hantavirüs 3" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/05/hantavirus-3.webp" width="1620" /></p>

<p>Belirtilerin sıralanışı tanısal değerlendirmeye dahil edilmektedir. Hantavirüs vakalarında mide bulantısı, karın ağrısı, kas ağrısının ardından solunum sıkıntısı gelişebilir. Koronavirüs vakalarında boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, koku-tat kaybı araştırılır. Her belirti tek başına kesin anlam taşımaz. Şikayet zinciri tabloyu okutan harita işlevi üstlenmektedir.</p>

<p>Hantavirüs şüphesinde kapalı depo, kırsal alan, kemirgen dışkısı taşıyan ortamla temas bilgisi öne çıkmaktadır. Koronavirüs şüphesinde yakın temas, kalabalık alan, solunum yolu yakınmaları daha ayrıntılı incelenir. Benzer belirti listesi tek başına tanı koydurmaz. Hastanın bulunduğu mekân, temas kurduğu ortam, şikayetin kaç günde ağırlaştığı ayrı ayrı kayda geçmektedir.</p>

<p>Tanı sürecinde laboratuvar incelemesi gerekli görülmektedir. Muayene bulguları belirleyicidir. Sağlık geçmişi, temas öyküsü, şikayetlerin ilerleme hızı klinik karar sürecini yönlendirir. Solunum sıkıntısının artması, halsizliğin derinleşmesi, ateşin uzun sürmesi hastanın yakın izlemini zorunlu kılmaktadır. Erken kararsızlık tedavi planını geciktirebilir.</p>

<p>Hantavirüs ilerlediğinde akciğer tutulumu, nefes darlığında artış, tansiyon düşüklüğü, böbrek fonksiyonlarında bozulma izlenebilir. Koronavirüs seyrinde de solunum sıkıntısı ağırlaşabilmektedir. Erken ayrım takip planını doğrudan değiştirir. Risk öyküsü taşıyan hastalarda belirtilerin hafife alınmaması gerekmektedir. Hastanenin başvuru eşiği düşük tutulmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hantavirüs ile koronavirüs arasındaki benzerlik, hastalıkların ilk şikayet evresinde görülmektedir. Fark, kaynağın araştırılması sırasında somutlaşır. Kemirgen teması öyküsü taşıyan ateşli hastalarda hantavirüs ihtimali değerlendirilmektedir. Solunum yolu teması bulunan vakalarda koronavirüs olasılığı öncelikli inceleme alanına girmektedir. Sağlık otoritelerinin iki enfeksiyon için ayrı izleme protokollerini güncellemesi yakın dönemde sahaya yansıyacaktır.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/hantavirus-ve-koranavirus-arasinda-benzer-belirtiler-var-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/05/hantavirus-ve-koranavirus-arasinda-benzer-belirtiler-var-mi.jpg" type="image/jpeg" length="89370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt Bakımında Yanlış Sıralama Güneş Korumasını Zayıflatıyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/cilt-bakiminda-yanlis-siralama-gunes-korumasini-zayiflatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/cilt-bakiminda-yanlis-siralama-gunes-korumasini-zayiflatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneş kremi kullanırken yapılan sıralama hatası koruyuculuğu azaltabiliyor. Nemlendirici sonrası bekleme süresi neden önemli? İşte detaylar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş kremi kullanımı yeniden gündeme geldi. Ancak uzmanlara göre cilt bakımında yapılan basit bir sıralama hatası, güneş kreminin etkisini ciddi oranda düşürebiliyor. Pek çok kişi sabah rutininde önce nemlendirici, ardından hemen güneş kremi uyguluyor. Cilt ürünü tam emmeden yapılan bu işlem, güneş kreminin cilt üzerinde eşit bir tabaka oluşturmasını zorlaştırıyor. Bu durum da ürünün vaat ettiği koruma seviyesine ulaşmasını engelleyebiliyor. Özellikle artan UV değerleriyle birlikte doğru uygulama daha da önem kazanıyor. Ciltte bariyer oluşturması beklenen güneş kremi, yanlış kullanım nedeniyle parçalı kalabiliyor ve bazı bölgelerde yeterli koruma sağlamayabiliyor.</p>

<h3>Nemlendirici Sonrası Bekleme Süresi Önem Taşıyor</h3>

<p><img alt="Cilt Bakımında Yanlış Sıralama Güneş Korumasını Zayıflatıyor (2)" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/05/cilt-bakiminda-yanlis-siralama-gunes-korumasini-zayiflatiyor-2.webp" width="750" />Dermatologlara göre en sık yapılan hata, nemlendirici sürdükten hemen sonra güneş kremi uygulamak. Nemlendiricinin içeriğindeki su ve yağ bazlı bileşenler tamamen emilmeden üzerine sürülen güneş kremi, cilt yüzeyinde homojen şekilde dağılmayabiliyor. Bu da koruyucu filtrenin ciltte sabitlenmesini zorlaştırıyor.</p>

<p>Uzmanlar, nemlendirici uygulandıktan sonra en az 5 ila 10 dakika beklenmesini öneriyor. Cilt ürünü emip kuruduktan sonra güneş kremi sürülmesi, daha dengeli bir koruma sağlıyor. Zaman sorunu yaşayanlar için nemlendirici özellikli güneş kremleri alternatif olarak gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yağ Bazlı Ürünler Ve Makyaj Uygulamasına Dikkat</h3>

<p>Son dönemde yaygınlaşan yüz yağları da güneş kremi öncesinde dikkatli kullanılmalı. Yoğun yağ bazlı ürünler, güneş kreminin ciltle bütünleşmesini zorlaştırabiliyor. Aynı şekilde güneş kremi sürüldükten hemen sonra fondöten uygulanması da koruma tabakasını etkileyebiliyor. Uzmanlar, güneş kremi uygulandıktan sonra birkaç dakika beklenmesini ve ürünün ciltte sabitlenmesine fırsat verilmesini tavsiye ediyor.</p>

<p>Ayrıca güneş kremi sürüldükten hemen sonra dışarı çıkmak da önerilmiyor. Ürünün ciltte etkin hale gelmesi için yaklaşık 15-20 dakika önce uygulanması gerektiği belirtiliyor. Doğru sırayla ve yeterli süre beklenerek kullanılan güneş kremi, yaz aylarında cilt sağlığını korumada önemli rol oynuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/cilt-bakiminda-yanlis-siralama-gunes-korumasini-zayiflatiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/05/cilt-bakiminda-yanlis-siralama-gunes-korumasini-zayiflatiyor.webp" type="image/jpeg" length="60922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akıllı Saatler Sağlık Mı Satıyor Kaygı Mı? Ünlü Nörologdan Dikkat Çeken Uyarı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/akilli-saatler-saglik-mi-satiyor-kaygi-mi-unlu-norologdan-dikkat-ceken-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/akilli-saatler-saglik-mi-satiyor-kaygi-mi-unlu-norologdan-dikkat-ceken-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nörolog Suzanne O’Sullivan, akıllı saatlerin her veriyi takip etmesinin kaygı yaratabileceğini söyledi. Sadece günlük adım sayısını izlediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı saatler ve sağlık takip cihazları kalp atışından uyku düzenine kadar pek çok veriyi anlık olarak kullanıcıya sunuyor. Ancak 30 yıllık klinik deneyime sahip nörolog Suzanne O’Sullivan, sağlıklı bireylerin her veriyi sürekli takip etmesinin faydadan çok kaygı doğurabileceğini söylüyor .“The Age of Diagnosis” kitabının yazarı olan O’Sullivan, kendisinin akıllı saat ya da fitness takip cihazı kullanmadığını belirtiyor. Ona göre vücudun doğal dalgalanmalarını sürekli sayılar üzerinden izlemek, kişiyi gereksiz bir endişe döngüsüne sokabiliyor.</p>

<h3>Tek İstisna Günlük Adım Sayısı</h3>

<p><img alt="Akıllı Saatler Sağlık Mı Satıyor Kaygı Mı-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/05/akilli-saatler-saglik-mi-satiyor-kaygi-mi-1.jpg" width="1280" />O’Sullivan’ın dikkat ettiği tek sağlık göstergesi ise günlük adım sayısı . Ünlü nörolog, adım sayısını takip etmenin kendisini daha fazla hareket etmeye teşvik ettiğini ifade ediyor. Ona göre önemli olan her veriyi ölçmek değil, kişiyi sağlıklı bir davranışa yönlendiren basit ve etkili bir metriği seçmek.</p>

<h3>Her Değişim Hastalık Değil</h3>

<p>Kalp atış hızındaki artış, sindirim hareketleri ya da stres anındaki nabız yükselmesi gibi değişimlerin çoğu sağlıklı bir bedenin doğal tepkileri olarak değerlendiriliyor . Ancak bu verilerin sürekli görünür hale gelmesi, bazı kişilerde “Bir sorun mu var?” düşüncesini tetikleyebiliyor.O’Sullivan, insanların cihaz ekranındaki sayılardan ziyade genel olarak kendilerini nasıl hissettiklerine odaklanmaları gerektiğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Uyku Takibine Farklı Bakış</h3>

<p>Uyku konusunda da benzer bir yaklaşım öneriliyor . Kaç saat uyunduğuna ya da uygulamanın verdiği puana takılmak yerine sabah dinlenmiş uyanıp uyanmadığına bakmanın daha anlamlı olduğu ifade ediliyor. Gün içinde normal şekilde işlerini yapabilen bir kişinin büyük ihtimalle yeterince uyuduğu belirtiliyor.</p>

<h3>Fazla Test Her Zaman Daha İyi Değil</h3>

<p>O’Sullivan, yalnızca giyilebilir cihazlara değil, artan koruyucu test trendine de dikkat çekiyor . Tam vücut MR’ları ve kapsamlı sağlık taramalarının bazı durumlarda yanlış pozitif sonuçlara yol açabileceği ve gereksiz kaygı oluşturabileceği vurgulanıyor.Bununla birlikte, bilimsel rehberlere dayanan rutin taramaların zamanında yapılması gerektiği de belirtiliyor. Kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri taramaları gibi standart kontrollerin önemine dikkat çekiliyor.Uzman nöroloğa göre temel soru şu: Yapılan takip ya da test gerçekten sağlığı korumaya yardımcı mı, yoksa gereksiz endişe mi yaratıyor? Onun cevabı net: Her şeyi ölçmeye çalışmak yerine gerçekten işe yarayanı seçmek gerekiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/akilli-saatler-saglik-mi-satiyor-kaygi-mi-unlu-norologdan-dikkat-ceken-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/05/akilli-saatler-saglik-mi-satiyor-kaygi-mi.jpg" type="image/jpeg" length="21603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da Aile Hekimliği 176. Ek Tercih ve Yerleştirme İşlemleri Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/istanbulda-aile-hekimligi-176-ek-tercih-ve-yerlestirme-islemleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/istanbulda-aile-hekimligi-176-ek-tercih-ve-yerlestirme-islemleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, 20 Mayıs 2026 tarihinde 176. Aile Hekimliği Ek Tercih ve Yerleştirme işlemlerinin yapılacağını duyurdu. Boşalan pozisyonlar için gerçekleştirilecek yerleştirmelerle ilgili detaylar Müdürlüğün web sitesinde yayımlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında 176. Ek Tercih ve Yerleştirme işlemlerinin 20 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Bu işlemler, mevcut aile hekimliği birimlerinde istifa, emeklilik veya sözleşme feshi gibi nedenlerle boşalan pozisyonlar için yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ve ilgili genelgeler çerçevesinde Aile Hekimliği Ek Tercih ve Yerleştirme Komisyonu tarafından yürütülecek olan yerleştirmelerle ilgili tüm düzenlemeler, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün resmi web sitesinde (https://istanbulism.saglik.gov.tr/) yayımlanacak. Başvuru yapacak adayların bu duyuruları düzenli olarak takip etmeleri önemle rica edildi.</p>

<h3>Başvuru Süreci ve İlgili Belgeler</h3>

<p>İlan metni, uygulama takvimi, boş pozisyonlar ve başvuru formlarına ilişkin detaylı bilgilere Müdürlüğün web sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Yer değiştirme ve ilk başvuru formları da adayların erişimine sunuldu. Başvuruda bulunacak adayların, Sağlık Bakanlığı veya diğer kamu kurumlarında çalışanlar için özel olarak hazırlanan başvuru formlarını dikkatlice incelemeleri gerekmektedir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/istanbulda-aile-hekimligi-176-ek-tercih-ve-yerlestirme-islemleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 05:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/05/istanbulda-aile-hekimligi-176-ek-tercih-ve-yerlestirme-islemleri-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="83987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan Ebeler Haftası Mesajı İyi Ki Varsınız]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/saglik-bakanligindan-ebeler-haftasi-mesaji-iyi-ki-varsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/saglik-bakanligindan-ebeler-haftasi-mesaji-iyi-ki-varsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Ebeler Haftası’nda NSosyal üzerinden mesaj yayımladı. Anne ve bebek sağlığındaki rolleri hatırlatılarak tüm ebelerin emekleri kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Ebeler Haftası dolayısıyla NSosyal platformu üzerinden yayımladığı mesajla ebelerin anne ve bebek sağlığındaki yerine dikkat çekti. Paylaşımda, doğum sürecinin en hassas anlarında görev yapan ebelerin sağlık sisteminin temel taşlarından olduğu ifade edildi. Anne adaylarının en heyecanlı ve en özel anlarına eşlik eden ebelerin, sadece tıbbi destek sunmadığı, aynı zamanda moral ve güven kaynağı olduğu belirtildi. Bakanlık mesajında, doğum öncesi ve sonrası süreçte ebelerin üstlendiği sorumluluğun toplum sağlığı açısından taşıdığı değere yer verildi. Sağlık hizmetlerinin en insani yönünü temsil eden meslek gruplarından biri olan ebelerin özverili çalışmaları kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan açıklamada, her yeni hayatın başlangıcında emeği bulunan ebelerin katkılarının unutulmadığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Bir Ömür Boyu Unutulmayacak Hatıranın Şahidi”</h3>

<p>Bakanlık paylaşımında, “Bir ömür boyu unutulmayacak o en güzel hatıranın en zarif şahidi onlar. İyi ki varsınız.” ifadelerine yer verdi. Mesajda, ebelerin yalnızca sağlık çalışanı değil, aynı zamanda ailelerin en özel anlarına eşlik eden kişiler olduğu aktarıldı. Anne ve bebek sağlığının korunmasında yürütülen çalışmaların merkezinde yer alan ebelerin, doğum sürecinin her aşamasında aktif rol aldığı hatırlatıldı.</p>

<p>Ebeler Haftası kapsamında yapılan bu paylaşım ile sahada görev yapan tüm ebelerin emekleri selamlandı. Bakanlık, sağlık sisteminin güçlenmesinde ebelerin katkısının büyük olduğunu belirterek haftalarını kutladı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/saglik-bakanligindan-ebeler-haftasi-mesaji-iyi-ki-varsiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/saglik-bakanligindan-ebeler-haftasi-mesaji-iyi-ki-varsiniz.jpg" type="image/jpeg" length="35578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş Ağrısı Ve Unutkanlık Beyin Tümörünün Habercisi Olabilir]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/bas-agrisi-ve-unutkanlik-beyin-tumorunun-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/bas-agrisi-ve-unutkanlik-beyin-tumorunun-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş ağrısı ve unutkanlık beyin tümörünün belirtisi olabilir. Uzmanlar erken teşhis ve yeni nesil tedavi yöntemlerine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan baş ağrısı ve unutkanlık gibi şikâyetler çoğu zaman yoğunluk, stres ya da yorgunlukla ilişkilendiriliyor. Ancak uzmanlara göre bu belirtiler bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarının işareti olabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, beyin tümörlerinde erken dönemde ortaya çıkabilecek belirtilere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beynin karmaşık yapısı nedeniyle teşhis ve tedavi sürecinin hassasiyet gerektirdiğini ifade eden Göçmen, gelişen teknolojiler sayesinde artık hastaya özel tedavi yöntemlerinin uygulanabildiğini aktardı. Dünya genelinde 130’dan fazla türü bulunan beyin tümörlerinde erken farkındalığın büyük önem taşıdığı kaydedildi.</p>

<h3>Hangi Belirtiler Ciddiye Alınmalı?</h3>

<p><img alt="Baş Ağrısı Ve Unutkanlık Beyin Tümörünün Habercisi Olabilir-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/bas-agrisi-ve-unutkanlik-beyin-tumorunun-habercisi-olabilir-1.jpg" width="1280" />Dünya genelinde akciğer ve meme kanserine bağlı ölümlerde düşüş yaşanırken, beyin tümörlerine bağlı ölüm oranlarının yüzde 3 seviyesinde sabit seyrettiği bildirildi. Çocukluk çağı tümörlerinde ise beyin tümörleri ilk sıralarda yer alıyor. Uzmanlar, beyin tümörlerinde standart bir tarama yönteminin bulunmadığını, bu nedenle belirtilerin dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>Baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, bilinç değişikliği, epilepsi nöbetleri, kol ve bacaklarda güçsüzlük, sinirlilik, işitme kaybı, konuşma ve anlama güçlüğü gibi belirtilerin bir arada ya da tek başına görülmesi durumunda doktora başvurulması gerekiyor. Ayrıca dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme gibi farklı şikâyetler de beyin tümörlerinin işareti olabiliyor. Özellikle 10 yaş altı ve 50 yaş üstünde ilk kez ortaya çıkan baş ağrıları ile ağrının şiddet ve karakter değiştirmesi dikkatle değerlendirilmeli.</p>

<p>Beyin tümörlerinin tedavisinde artık multidisipliner yaklaşımlar uygulanıyor. Nöroloji, radyoloji, patoloji, beyin cerrahisi ve onkoloji uzmanlarının yer aldığı konseylerde hastaya özel yol haritası belirleniyor. Moleküler patoloji ve yeni nesil dizileme yöntemleri sayesinde tümörün genetik özellikleri analiz edilerek hedefe yönelik akıllı ilaçlar seçilebiliyor. Hibrit ameliyathaneler, nöronavigasyon sistemleri, fonksiyonel MR ve traktografi gibi teknolojiler operasyonların daha güvenli şekilde gerçekleştirilmesine imkân tanıyor. Cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı durumlarda ise stereotaktik biyopsi yöntemiyle yüksek doğruluk oranıyla tanı konulabiliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/bas-agrisi-ve-unutkanlik-beyin-tumorunun-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/bas-agrisi-ve-unutkanlik-beyin-tumorunun-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="96690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek Kanseri Sessiz İlerliyor Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/bobrek-kanseri-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/bobrek-kanseri-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Böbrek kanseri çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Uzmanlar risk faktörlerini, belirtileri ve erken tanının önemini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de kanser vakalarında artış dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu artışın bir kısmı gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde hastalıkların daha erken ve tesadüfen tespit edilmesinden kaynaklanıyor. Ancak düzenli sağlık kontrolü yaptırmayan kişilerde kanser tanısı çoğu zaman ileri evrede konuluyor. Artış gösteren kanser türlerinden biri de böbrek kanseri. Uzmanlar, böbrek kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve bu nedenle geç fark edilebildiğini belirtiyor. Sessiz ilerleyen bu hastalık, bazı hastalarda rutin ultrason veya tomografi sırasında tesadüfen ortaya çıkarken, bazı kişilerde tanı anında tümörün çevre dokulara yayılmış olduğu görülebiliyor</p>

<h3>Neden Belirti Vermeden İlerliyor</h3>

<p><img alt="Böbrek Kanseri Sessiz İlerliyor Erken Tanı Hayat Kurtarıyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="513" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/bobrek-kanseri-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor-1.webp" width="770" />Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tolga Akman, böbrek kanserinde son yıllarda belirgin bir artış yaşandığını belirtiyor. Böbreğin anatomik yapısı nedeniyle tümör büyümesini uzun süre tolere edebildiğini ifade eden Akman, erken dönemde ağrı ya da belirgin şikayet oluşmadığını söylüyor.</p>

<p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Balcı ise böbreklerin vücutta derin yerleşimli organlar olduğunu, bu nedenle gelişen kitlelerin uzun süre çevre dokulara baskı yapmadan büyüyebildiğini dile getiriyor. Böbrek dokusunun ağrıya duyarlı olmaması da hastalığın erken dönemde fark edilmemesine neden oluyor.</p>

<h3>En Sık Görülen Belirtiler Neler</h3>

<p>Uzmanlara göre hastaların önemli bir kısmı başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tesadüfen tanı alıyor. Belirti görülen durumlarda ise idrarda kan, yan ağrısı, bel bölgesinde kitle hissi, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve kansızlık ön plana çıkıyor. İleri evrelerde ateş, gece terlemesi ve kemik ağrıları da tabloya eklenebiliyor.</p>

<h3>Kimler Risk Altında</h3>

<p>Böbrek kanseri yalnızca aile öyküsü olan kişilerde görülmüyor. Sigara kullanımı, fazla kilo, yüksek tansiyon, uzun süreli ağrı kesici kullanımı ve kronik böbrek hastalığı önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Uzmanlar özellikle sigaranın en güçlü risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Hastalık en sık 50 yaş sonrası dönemde görülüyor ve erkeklerde kadınlara göre daha yaygın seyrediyor. Risk grubunda yer alan kişilere düzenli ultrason kontrolleri öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tedavi Seçenekleri Neler</h3>

<p>Erken evrede yakalanan böbrek kanserinde böbreği koruyan cerrahi yöntemler uygulanabiliyor. Tümörün boyutuna ve yerine göre yalnızca tümör çıkarılabiliyor. İleri evrelerde ise böbreğin tamamının alınması gerekebiliyor. Metastatik hastalıkta cerrahiye ek olarak akıllı ilaçlar ve immünoterapi seçenekleri devreye giriyor. Uzmanlar, erken tanının yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğunu vurguluyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/bobrek-kanseri-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/bobrek-kanseri-sessiz-ilerliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="45796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamilelikte Ağrı Kesici Kullanımı Otizme Neden Olur Mu Uzmanlar Ne Diyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/hamilelikte-agri-kesici-kullanimi-otizme-neden-olur-mu-uzmanlar-ne-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/hamilelikte-agri-kesici-kullanimi-otizme-neden-olur-mu-uzmanlar-ne-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu? Uzmanlar, bilimsel verilerin bu iddiaları desteklemediğini belirtiyor. Detaylar haberde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğu yönündeki iddialar anne adaylarının gündeminde yer alıyor. Özellikle sosyal medya paylaşımları ve bilimsel dayanağı net olmayan yorumlar, gebelik sürecindeki kadınlarda kafa karışıklığına yol açabiliyor. Uzmanlar ise tedavi kararlarının kulaktan dolma bilgilerle değil, hekim kontrolünde verilmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi alanında yapılan değerlendirmelerde, mevcut bilimsel verilerin gebelikte kullanılan bazı ağrı kesiciler ile otizm arasında doğrudan bir ilişki ortaya koymadığı ifade ediliyor. Konuya ilişkin güncel çalışmalar da kamuoyuyla paylaşıldı</p>

<h3>Bilimsel Veriler Ne Söylüyor</h3>

<p><img alt="Hamilelikte Ağrı Kesici-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/hamilelikte-agri-kesici-1.jpg" width="1280" />The Lancet Obstetrics, Gynaecology &amp; Women’s Health dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı analizde, gebelikte parasetamol kullanımının çocuklarda otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da zihinsel gelişim sorunlarıyla anlamlı bir bağlantı göstermediği belirtildi. Çok sayıda araştırmanın birlikte değerlendirildiği çalışmada, mevcut bulguların bu iddiaları desteklemediği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, gebelikte ateşin kontrol altına alınmamasının ya da şiddetli ağrıların tedavi edilmemesinin hem anne hem de bebek açısından risk oluşturabileceğini belirtiyor. Bu nedenle “hiç ilaç kullanmamak daha güvenlidir” yaklaşımının her durumda doğru olmadığı ifade ediliyor.</p>

<h3>Her Gebelik Süreci Farklıdır</h3>

<p>Uzmanlar, her anne adayının sağlık durumunun farklı olduğuna dikkat çekerek ilaç kullanımına ilişkin kararların kişisel değerlendirmelerle alınması gerektiğini vurguluyor. Sosyal medya içeriklerine göre değil, gebeliği takip eden hekimle birlikte karar verilmesinin önemine işaret ediliyor.</p>

<p>Otizm spektrum bozukluğunun tek bir nedene bağlı gelişmediği, genetik ve çevresel birçok faktörün birlikte rol oynadığı karmaşık bir süreç olduğu belirtiliyor. Bu nedenle tek bir ilacı sorumlu göstermeninin bilimsel verilerle örtüşmediği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre doğru bilgiye ulaşmak ve tedavi sürecini doktor kontrolünde yürütmek, hem anne hem de bebek sağlığı açısından en güvenli yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/hamilelikte-agri-kesici-kullanimi-otizme-neden-olur-mu-uzmanlar-ne-diyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/hamilelikte-agri-kesici.jpg" type="image/jpeg" length="54283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En Sağlıklı Sebze Hangisi, Bilimsel Araştırmada Zirveye Hangi Besin Yerleşti?]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/en-saglikli-sebze-hangisi-bilimsel-arastirmada-zirveye-hangi-besin-yerlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/en-saglikli-sebze-hangisi-bilimsel-arastirmada-zirveye-hangi-besin-yerlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel araştırmada en sağlıklı sebze su teresi oldu. 47 besin arasında ilk sıraya çıkan su teresinin faydaları ve tüketim şekli açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmek isteyenlerin yıllardır sorduğu “En sağlıklı sebze hangisi?” sorusu yeni araştırmayla yeniden gündeme geldi. Hangi sebze vitamin ve mineral bakımından öne çıkıyor, en yüksek puanı hangi besin aldı, meyveler bu listede kaçıncı sırada kaldı? Centers for Disease Control and Prevention tarafından yapılan kapsamlı incelemede 47 meyve ve sebze, besin yoğunluğu açısından değerlendirildi. Kalori başına düşen vitamin ve mineral oranına göre yapılan sıralamada listenin ilk sırasında su teresi yer aldı. 100 tam puan alan su teresi, araştırmada en yüksek değere ulaşan besin oldu. Açıklanan sonuçlar sonrası gözler bu bitkinin içeriğine, faydalarına ve nasıl tüketilmesi gerektiğine çevrildi.</p>

<h3>Su Teresi Neden Listenin İlk Sırasında Yer Aldı?</h3>

<p><img alt="Bilimsel Araştırmada En Sağlıklı Sebze Su Teresi Oldu. 47 Besin Arasında Ilk Sıraya Çıkan Su Teresinin Faydaları Ve Tüketim Şekli Açıklandı.-1" class="detail-photo img-fluid" height="405" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/bilimsel-arastirmada-en-saglikli-sebze-su-teresi-oldu-47-besin-arasinda-ilk-siraya-cikan-su-teresinin-faydalari-ve-tuketim-sekli-aciklandi-1.webp" width="720" />Araştırmada su teresi, kalori başına sunduğu yüksek vitamin ve mineral oranıyla zirveye çıktı. Değerlendirmeye göre bu sebze 100 puan alarak listenin en üst basamağına yerleşti. Su teresinin ardından Çin lahanası 91,99 puanla, pazı ise 89,27 puanla sıralamaya girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Listede dikkat çeken ayrıntılardan biri de meyvelerin durumu oldu. Meyveler arasında en yüksek puanı alan limon, genel sıralamada 28. sırada kaldı. Bu tablo, besin yoğunluğu açısından yapraklı sebzelerin çok daha üst sıralarda bulunduğunu gösterdi.</p>

<p>Su teresi; A, K, E, C ve B9 vitamini yönünden zengin içeriğiyle öne çıkıyor. Aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, potasyum ve demir de içeriyor. Acımsı tadını veren glukosinolatlar nedeniyle sağlık alanındaki araştırmalarda da sık sık gündeme geliyor. Doğal su kaynaklarının çevresinde ve nemli alanlarda yetişebilen bu bitkinin tüketiminde temizlik konusu önem taşıyor. Doğadan toplanan su teresinin temiz sularda yetişmiş olması gerekiyor. Tüketmeden önce çok iyi yıkanması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Bilim insanları, su teresinin besin değerinden daha fazla yararlanmak için çiğ tüketilmesini öneriyor. Isıl işlem gördüğünde C vitamini ve bazı B vitaminlerinde kayıp yaşanabiliyor. Salatalarda, sandviçlerde, smoothielerde ya da yemeklerin üzerinde taze şekilde kullanılabiliyor. Ancak lif oranının düşük olması nedeniyle brokoli gibi lif bakımından daha güçlü sebzelerle birlikte tüketilmesi öneriliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/en-saglikli-sebze-hangisi-bilimsel-arastirmada-zirveye-hangi-besin-yerlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/bilimsel-arastirmada-en-saglikli-sebze-su-teresi-oldu-47-besin-arasinda-ilk-siraya-cikan-su-teresinin-faydalari-ve-tuketim-sekli-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="78057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzunmehmet Göğüs Hastanesi Yeni Yerinde Hizmete Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/uzunmehmet-gogus-hastanesi-yeni-yerinde-hizmete-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/uzunmehmet-gogus-hastanesi-yeni-yerinde-hizmete-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta 87 yıldır hizmet veren Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası'nda hizmet vermeye başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak'ta 87 yıldır hizmet veren Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren yeni yerinde sağlık hizmeti sunmaya başlayacak. Hastanenin tüm birimleri, Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası'na taşınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, hastanenin ana binası ve ek binalarında tespit edilen ciddi yapısal riskler nedeniyle bu kararın alındığını belirtti. Sağlık Bakanlığı Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınan hastane için, 26 Eylül 2025'te İl Sağlık Müdürlüğü'ne bilgi iletildi. Yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda, sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşların mağduriyetinin en aza indirilmesi amacıyla hastanenin Atatürk Devlet Hastanesi'ne bağlı ek binaya taşınmasına, Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon tarafından karar verildi.</p>

<h3>Yeni Adreste Hizmet Başlangıcı</h3>

<p>Yapılan düzenlemelerin ardından, Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanesi Ek Binası'nda vatandaşlara hizmet vermeye devam edecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/uzunmehmet-gogus-hastanesi-yeni-yerinde-hizmete-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/uzunmehmet-gogus-hastanesi-yeni-yerinde-hizmete-basliyor.png" type="image/jpeg" length="66831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[18 Günlük Bebek Ankara’ya Ambulans Uçakla Sevk Edildi]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/18-gunluk-bebek-ankaraya-ambulans-ucakla-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/18-gunluk-bebek-ankaraya-ambulans-ucakla-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat’ta kalp rahatsızlığı bulunan 18 günlük bebek, ileri tetkik ve tedavi için ambulans uçakla Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat’ta dünyaya gelen ve kalp rahatsızlığı bulunan 18 günlük bebek için sağlık ekipleri zamanla yarıştı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altında bulunan minik hastanın, daha kapsamlı inceleme ve tedaviye ihtiyaç duyması üzerine başka bir hastaneye nakline karar verildi. Doktorların değerlendirmesi sonrası bebeğin, donanımlı bir merkezde takip edilmesinin uygun olacağı belirtildi. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ambulans uçak talep edildi. Kısa sürede planlama yapılarak sevk süreci başlatıldı. Aile ve sağlık çalışanları, bebeğin güvenli şekilde nakledilmesi için tüm hazırlıkları tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ambulansla Havalimanına Götürüldü</h3>

<p><img alt="18 Günlük Bebek Ankara’ya Ambulans Uçakla Sevk Edildi-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/18-gunluk-bebek-ankaraya-ambulans-ucakla-sevk-edildi-1.jpg" width="1280" />Yoğun bakım ekibinin gözetiminde ambulansla Tokat Havalimanı’na götürülen bebek, burada hazır bekleyen ambulans uçağa alındı. Nakil sırasında tüm tıbbi cihazlar ve uzman personel eşliğinde gerekli önlemler alındı. Sağlık ekipleri, uçuş öncesi son kontrolleri yaparak bebeği güvenli şekilde uçağa yerleştirdi.</p>

<h3>Ankara’da Tedavi Altına Alınacak</h3>

<p>18 günlük bebek, ambulans uçakla Ankara’ya sevk edilerek Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne ulaştırıldı. Burada ileri tetkik ve tedavi sürecinin sürdürüleceği öğrenildi. Yetkililer, sevk işleminin planlandığı şekilde tamamlandığını bildirdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/18-gunluk-bebek-ankaraya-ambulans-ucakla-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/18-gunluk-bebek-ankaraya-ambulans-ucakla-sevk-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="41623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin Sağlığını Koruyan 11 Gıda]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/beyin-sagligini-koruyan-11-gida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/beyin-sagligini-koruyan-11-gida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre doğru beslenme beyin sağlığını koruyor. Demans riskini azaltmaya yardımcı 11 gıda ve bilimsel açıklamalar haberde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin sağlığını korumak için doğru beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre beyin, vücut ağırlığının küçük bir kısmını oluştursa da günlük enerjinin önemli bölümünü kullanıyor. Bu nedenle tüketilen besinler, zihinsel performans ve hafıza üzerinde doğrudan etkili oluyor. The Huffington Post’ta yer alan habere göre, Robert Melillo beynin tüm organlardan daha fazla kalori tükettiğini ve beslenme alışkanlıklarının bu nedenle büyük önem taşıdığını belirtti. Uzmanlar, dengeli ve besin değeri yüksek bir diyetin bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağladığını ifade ediyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar, bazı besin gruplarının demans riskini azaltabileceğini gösteriyor. Kasım 2022’de Neurology dergisinde yayımlanan araştırmada flavonoid açısından zengin gıdaların tüketiminin demans riskini düşürebileceği aktarıldı.</p>

<h3>Doğru Beslenme Ve Uyku Beyni Destekliyor</h3>

<p><img alt="Uzmanlara Göre Doğru Beslenme Beyin Sağlığını Koruyor. Demans Riskini Azaltmaya Yardımcı 11 Gıda Ve Bilimsel Açıklamalar Haberde.-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/uzmanlara-gore-dogru-beslenme-beyin-sagligini-koruyor-demans-riskini-azaltmaya-yardimci-11-gida-ve-bilimsel-aciklamalar-haberde-1.jpg" width="1280" />Brett Osborn, zihinsel canlılığın korunmasında doğru beslenmenin temel unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. Uzmanlara göre yalnızca beslenme değil, düzenli egzersiz ve yeterli uyku da beyin sağlığında etkili. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’nde görev yapan Philip Gold, beynin kendini büyük ölçüde uyku sırasında yenilediğini belirtti. Nörodejeneratif hastalıklar üzerine çalışmalar yapan Dale Bredesen ise enerji üretimi ve inflamasyonun Alzheimer gelişiminde rol oynadığını ifade etti. Uzmanlar, sağlıksız beslenmenin hem bağırsak sağlığını hem de beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini bildiriyor.</p>

<h3>Beyin Sağlığı İçin Öne Çıkan 11 Gıda</h3>

<p>Avokado: Tekli doymamış yağlar içerir ve beyne kaliteli enerji sağlar.</p>

<p>Brokoli: Sulforafan bileşiği sayesinde inflamasyonun azalmasına katkı sunar.</p>

<p>Yaban mersini: Flavonoid bakımından zengindir, sinir hücrelerini destekler ve beyin kan akışını artırır.</p>

<p>Yumurta: Kolin içerir, hafızada rol oynayan asetilkolin üretimine katkı sağlar.</p>

<p>Yağlı balıklar: Somon, sardalya ve uskumru omega 3 yağ asitleri içerir, bilişsel fonksiyonları destekler.</p>

<p>Yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak ve lahana gibi sebzeler magnezyum içerir, bilişsel performansa katkı sunar.</p>

<p>Ton balığı: Tirozin amino asidi içerir, dopamin ve norepinefrin üretiminde rol oynar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zerdeçal: Kurkumin içeriğiyle beyin sağlığını destekler.</p>

<p>Zencefil: Sinir hücrelerini korumaya yardımcı olur.</p>

<p>Ginkgo biloba: Hafıza ve bilişsel işlevler üzerinde olumlu etkileriyle bilinir.</p>

<p>Fermente gıdalar: Kefir, yoğurt ve turşu bağırsak sağlığını destekler, bağırsak ile beyin arasındaki bağlantıya katkı sağlar.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/beyin-sagligini-koruyan-11-gida</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/uzmanlara-gore-dogru-beslenme-beyin-sagligini-koruyor-demans-riskini-azaltmaya-yardimci-11-gida-ve-bilimsel-aciklamalar-haberde.jpg" type="image/jpeg" length="73003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Krizi Mi Panik Atak Mı? Hangi Belirtiler Ciddiye Alınmalı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi-hangi-belirtiler-ciddiye-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi-hangi-belirtiler-ciddiye-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp krizi ile panik atak belirtileri nasıl ayırt edilir? Göğüs ağrısı ve nefes darlığında dikkat edilmesi gereken uyarı işaretleri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüste aniden başlayan baskı hissi, kalbin hızla çarpması ve nefes almakta güçlük çekme birçok kişiyi korkutabiliyor. Bu tabloyu yaşayanların aklına çoğu zaman aynı soru geliyor: Kalp krizi mi geçiriyorum yoksa panik atak mı? İki durumun da benzer belirtilerle ortaya çıkabilmesi kafa karışıklığına yol açabiliyor. Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve yoğun kaygı hissi hem kalp krizinde hem de panik atakta görülebiliyor. Ancak belirtilerin süresi, şiddeti, yayılımı ve kişinin sahip olduğu risk faktörleri doğru değerlendirme için büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu tür şikayetlerde kendi kendine karar vermek yerine mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor. Yanlış değerlendirme ciddi sonuçlara yol açabileceği için belirtilerin dikkatle izlenmesi gerekiyor.</p>

<h3>Hekim Kontrolü Olmadan Ayırt Etmek Kolay Değil</h3>

<p><img alt="Kalp Krizi Mi Panik Atak Mı-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi-1.jpg" width="1280" />Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, kalp krizi ile panik atak belirtilerinin zaman zaman birbirine benzediğini ifade ediyor. Panik atakta göğüste baskı, sıkışma ya da batma hissi görülebiliyor. Kalp krizinde ise daha yoğun bir baskı ve ezilme hissi tarif ediliyor. Panik atak sırasında kişi hızlı ve yüzeyel nefes alırken, kalp krizinde gerçek anlamda nefes alamama hissi oluşabiliyor.</p>

<p>Kalp atışları panik atakta hızlanırken, kalp krizinde ritim bozukluğu ortaya çıkabiliyor. Soğuk terleme her iki durumda da görülebilse de kalp krizinde daha belirgin olabiliyor. Panik atakta yoğun bir korku hali ön plandayken, kalp krizinde fiziksel durumun kötüleştiği hissi ağır basıyor.</p>

<p>Göğüs ağrısının süresi ve yayılımı da ayırıcı bir unsur olarak öne çıkıyor. Yeni başlayan ve 5-10 dakikadan uzun süren, sol kola, çeneye ya da sırta yayılan göğüs ağrılarında acil yardım istenmesi gerekiyor. Kalp krizinde ağrı genellikle pozisyonla değişmezken, panik atakta belirtiler stresle başlayabiliyor ve zamanla azalabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hangi Durumlarda Acil Müdahale Gerekir</h3>

<p>Uzmanlara göre göğüs ağrısının baskı, yanma veya sıkışma şeklinde olması ve uzun sürmesi durumunda dikkatli olunmalı. Ağrıya mide bulantısı, yoğun terleme ve nefes darlığı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Dudaklarda morarma, ani gelişen şiddetli nefes darlığı ve daha önce yaşanmamış bir tablo da acil değerlendirme gerektiriyor.</p>

<p>İlk kez panik atak benzeri şikayet yaşayanlarda, 40 yaş üzerinde başlayan ataklarda ya da bilinen kalp hastalığı bulunan kişilerde ayrıntılı inceleme yapılması gerekiyor. Sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve ailede kalp hastalığı öyküsü de risk değerlendirmesinde dikkate alınıyor.</p>

<p>Tanı sürecinde EKG, troponin testi ve ritim takibi gibi temel incelemeler yapılıyor. Gerekli görülürse ileri görüntüleme yöntemlerine başvuruluyor. Uzmanlar, benzer belirtilerin mutlaka ciddiyetle ele alınması gerektiğini ve hem kardiyoloji hem de psikiyatri uzmanlarının birlikte değerlendirme yapmasının önem taşıdığını belirtiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi-hangi-belirtiler-ciddiye-alinmali</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi.jpg" type="image/jpeg" length="33941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Nisan’da Hastaneler Açık Mı? Resmi Tatilde Sağlık Hizmetleri Nasıl Olacak]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/23-nisanda-hastaneler-acik-mi-resmi-tatilde-saglik-hizmetleri-nasil-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/23-nisanda-hastaneler-acik-mi-resmi-tatilde-saglik-hizmetleri-nasil-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[23 Nisan’da hastaneler açık mı? Resmi tatilde poliklinikler kapalı olacak. Acil servisler 7/24 hizmet verecek, Aile Sağlığı Merkezleri kapalı olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Türkiye genelinde resmi tatil uygulanacak. Kamu kurumları bu tarihte kapalı olurken, sağlık hizmetlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlar hastanelerin çalışma düzenini araştırıyor. 23 Nisan Perşembe günü devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinde poliklinik hizmetleri verilmeyecek. Rutin muayene, kontrol ve planlı işlemler resmi tatil sonrasına kalacak. Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden alınan randevular da bu tarihte geçerli olmayacak. Sağlık kuruluşları 24 Nisan Cuma sabahı itibarıyla normal mesai düzenine dönecek. Bu nedenle hastaneye gitmeyi planlayanların resmi tatil takvimini dikkate alması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>23 Nisan’da Acil Servisler Açık Mı</h3>

<p>Resmi tatillerde hastanelerin acil servis bölümleri hizmet vermeye devam ediyor. 23 Nisan’da da acil servisler 7 gün 24 saat esasına göre açık olacak. Acil müdahale gerektiren durumlarda vatandaşlar en yakın hastanenin acil servisine başvurabilecek.</p>

<h3>Aile Sağlığı Merkezleri Çalışacak Mı</h3>

<p>Aile Sağlığı Merkezleri ve sağlık ocakları 23 Nisan günü kapalı olacak. Aile hekimleri resmi tatil kapsamında hizmet vermeyecek. Aşı, reçete yenileme ve rutin kontroller gibi işlemler 24 Nisan Cuma gününden itibaren yeniden yapılabilecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/23-nisanda-hastaneler-acik-mi-resmi-tatilde-saglik-hizmetleri-nasil-olacak</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/23-nisanda-hastaneler-acik-mi-resmi-tatilde-saglik-hizmetleri-nasil-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="17730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek Yoğunluklu Egzersiz 8 Kronik Hastalık Riskini Düşürüyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/yuksek-yogunluklu-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-dusuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/yuksek-yogunluklu-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-dusuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek yoğunluklu egzersiz, 8 kronik hastalık riskini düşürüyor. Araştırma, kısa süreli tempolu hareketin sağlıkta büyük fark oluşturduğunu gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda hareketli kalmanın sağlığa katkısı uzun süredir biliniyor. Ancak son yayımlanan araştırma, hareket etmenin süresinden çok temposunun da önemli olduğunu ortaya koydu. European Heart Journal’da yer alan çalışmada, gün içindeki fiziksel aktivitenin küçük kısmını yüksek yoğunluklu egzersize ayıran kişilerde çok sayıda kronik hastalığın görülme oranının daha düşük olduğu aktarıldı. Birleşik Krallık Biobank verileri üzerinden yürütülen incelemede yaklaşık 470 bin kişinin hareket düzeni 9 yıl boyunca takip edildi. <img alt="Yüksek Yoğunluklu Egzersiz 8 Kronik Hastalık Riskini Düşürüyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/yuksek-yogunluklu-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-dusuruyor-1.webp" width="1280" />Elde edilen bulgulara göre toplam hareketliliğin yalnızca yüzde 4’lük kısmını yüksek tempolu aktivitelere ayıran kişiler, bu düzeyde egzersiz yapmayanlara göre daha düşük sağlık riski taşıdı. Araştırmada demans, tip 2 diyabet, yağlı karaciğer hastalığı, kalp ve damar olayları, böbrek hastalığı, kronik solunum yolu sorunları ile bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında kayda değer düşüş görüldü. Çalışma, günlük hayatta kısa süreli yoğun eforun da sağlık üzerinde etkili olabileceğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Araştırmada Hangi Hastalıklarda Düşüş Görüldü?</h3>

<p>Araştırma sonuçlarına göre yüksek yoğunluklu egzersiz yapan kişilerde demans riski yüzde 63, tip 2 diyabet riski yüzde 60, yağlı karaciğer hastalığı riski yüzde 48 daha düşük çıktı. Tüm nedenlere bağlı ölüm riski yüzde 46, kronik solunum yolu hastalıkları riski yüzde 44, kronik böbrek hastalığı riski yüzde 41, bağışıklık sistemi hastalıkları riski yüzde 39, kardiyovasküler olay riski yüzde 31 oranında azaldı. Atriyal fibrilasyon olarak bilinen kalp ritim bozukluğunda da yüzde 29’luk düşüş kaydedildi. Çalışmada dikkat çeken nokta, bu etkinin çok uzun antrenmanlarla değil, gün içine yayılan kısa ama tempolu hareketlerle ilişkili olması oldu.</p>

<h3>Yüksek Yoğunluklu Egzersiz Günlük Hayata Nasıl Uygulanır?</h3>

<p>Uzmanlara göre yüksek yoğunluklu aktiviteyi anlamanın en pratik yolu konuşma testiyle ölçülüyor. Egzersiz sırasında rahat şekilde cümle kurulabiliyorsa tempo düşük ya da orta seviyede kabul ediliyor. Nefes nefese kalınıp sadece kısa kelimeler söylenebiliyorsa aktivite yüksek yoğunluklu sayılıyor. Koşu, hızlı bisiklet sürme, merdivenleri tempolu çıkma ya da ağır alışveriş poşetlerini taşıma bu gruba giriyor. Günlük yaşamda asansör yerine merdiven kullanmak, yürüyüş sırasında kısa süreli tempo artışı yapmak ya da yüzme esnasında kısa aralıklarla hızlanmak bu yönteme örnek gösteriliyor. İleri yaş grubunda ya da hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerde yoğunluk seviyesi kişisel duruma göre değişiyor. Bu grupta sandalyeden hızlı şekilde kalkıp oturmak bile yoğun egzersiz kabul edilebiliyor. Yeni egzersiz düzenine başlamadan önce hekim görüşü alınması öneriliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/yuksek-yogunluklu-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-dusuruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/yuksek-yogunluklu-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-dusuruyor.jpg" type="image/jpeg" length="62434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaşıntıyla Başlayan Rahatsızlığın Altından Karaciğer Hastalığı Çıktı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/kasintiyla-baslayan-rahatsizligin-altindan-karaciger-hastaligi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/kasintiyla-baslayan-rahatsizligin-altindan-karaciger-hastaligi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllarca süren kaşıntının ardından Jayne Pilkington’a karaciğer hastalığı tanısı konuldu. Tedavi süreci nakille yeni döneme taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de yaşayan Jayne Pilkington’ın hayatı, geceleri aniden başlayan ve giderek dayanılmaz hale gelen kaşıntılarla değişti. İlk zamanlarda avuç içlerinde ve ayak tabanlarında hissedilen bu tablo, zamanla tüm vücuduna yayıldı ve günlük yaşamını ciddi şekilde etkiledi. Geceleri uyuyamayan, sabahları yorgun şekilde güne başlayan Pilkington, uzun süre bu şikayetin nedenini öğrenemedi. Doktorlara defalarca başvurmasına rağmen ilk aşamada farklı testler yapıldı, şikayetlerinin cilt kaynaklı ya da ruhsal sebeplerden kaynaklanabileceği söylendi. <img alt="Kaşıntıyla Başlayan Rahatsızlığın Altından Karaciğer Hastalığı Çıktı-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/kasintiyla-baslayan-rahatsizligin-altindan-karaciger-hastaligi-cikti-1.jpg" width="1280" />Ancak kaşıntıların geçmemesi üzerine kendi araştırmasını yapan Pilkington, ısrarla karaciğer fonksiyon testi istedi. Yapılan incelemelerde, yıllardır yaşadığı tablonun altında primer biliyer siroz olarak bilinen otoimmün karaciğer hastalığının bulunduğu anlaşıldı. Teşhisin ardından tedavi süreci başlasa da rahatlaması kolay olmadı ve yıllar süren mücadelenin sonunda karaciğer nakliyle yeniden nefes aldı.</p>

<h3>Doktorlar İlk Başta Farklı Nedenler Üzerinde Durdu</h3>

<p>Jayne Pilkington, kaşıntıların ilk döneminde ellerini ve ayaklarını kanayana kadar kaşıdığını anlattı. Akşam saatlerinde başlayan bu durumun sabaha kadar sürdüğünü söyleyen Pilkington, bu yüzden ertesi gün işini yapmakta zorlandığını aktardı. İlk muayenelerde demir eksikliği gibi farklı olasılıklar araştırıldı. Testlerin ardından belirgin sonuç çıkmayınca, yaşadığı sorunun psikolojik olabileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylar geçtikçe tablo ağırlaştı. Kaşıntılar gündüz saatlerinde de devam etmeye başladı, ayak tabanlarında yaralar oluştu ve yürümekte zorlandı. Bu süreçte defalarca sağlık kuruluşuna başvurduğunu belirten Pilkington, yanıt alamayınca araştırmasını kendi yaptı. Sonunda karaciğer fonksiyon testi talep etti. Test sonuçlarında karaciğer değerlerinin normal dışında olduğu görüldü ve ardından primer biliyer siroz tanısı gündeme geldi.</p>

<h3>Karaciğer Nakliyle Kaşıntı Sona Erdi</h3>

<p>Paylaşılan bilgilere göre primer biliyer siroz, karaciğerdeki küçük safra kanallarının bağışıklık sistemi tarafından hedef alınmasıyla gelişen otoimmün hastalık olarak tanımlanıyor. Bu süreçte safra akışı bozulabiliyor, bu da ciltte yoğun kaşıntıya neden olabiliyor. Uzmanlar, uzun süren kaşıntının sadece cilt sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, karaciğer, böbrek, tiroit ve bazı kan hastalıklarının da benzer belirti verebileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Jayne Pilkington’a tanı konulduktan sonra farklı tedaviler uygulandı ancak beklenen rahatlama sağlanamadı. Şikayetlerin yıllar boyunca sürmesi nedeniyle 2021’de kendisine tek seçeneğin karaciğer nakli olduğu bildirildi. Nakil listesine alınan Pilkington’a uygun organ Aralık 2023’te bulundu. Ameliyat sonrası uyandığında, dokuz yıldır peşini bırakmayan kaşıntının sona erdiğini söyledi. Pilkington, ısrarcı davranarak test istemesinin tanıya ulaşmasında etkili olduğunu dile getirdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/kasintiyla-baslayan-rahatsizligin-altindan-karaciger-hastaligi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/kasintiyla-baslayan-rahatsizligin-altindan-karaciger-hastaligi-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="13207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayatınızı Sessizce Yöneten Hormon: Kortizol Nedir, Vücutta Ne Yapar?]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/hayatinizi-sessizce-yoneten-hormon-kortizol-nedir-vucutta-ne-yapar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/hayatinizi-sessizce-yoneten-hormon-kortizol-nedir-vucutta-ne-yapar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kortizol nedir, vücutta ne işe yarar? Uzman isim, stres hormonu olarak bilinen kortizolün etkilerini ve yüksekliğinde görülen belirtileri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde sosyal medya paylaşımlarında sık sık karşılaşılan kortizol, çoğu zaman yalnızca “stres hormonu” tanımıyla anılıyor. Oysa bu hormonun vücuttaki görevi bundan çok daha geniş alanı kapsıyor. Böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizol; enerji dengesinden bağışıklık sistemine, kan basıncından metabolizmaya kadar pek çok sürecin işleyişinde rol alıyor. Gün içinde doğal döngüye göre yükselip düşen bu hormon, stres anlarında daha aktif hale geliyor. Ancak kortizol artışı her zaman günlük gerginliklerle sınırlı kalmıyor. Bazı sağlık tablolarında olağan düzeyin üzerine çıkabilen hormon, kişinin fiziksel ve ruhsal durumunda dikkat çeken değişimlere yol açabiliyor. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Hülya Gözü, kortizolün vücuttaki etkilerini, gün içindeki değişimini ve yüksek seyretmesi halinde ortaya çıkabilen belirtileri anlattı.</p>

<h3>Kortizol Vücutta Hangi Görevi Üstleniyor?</h3>

<p><img alt="Hayatınızı Sessizce Yöneten Hormon-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/hayatinizi-sessizce-yoneten-hormon-1.jpg" width="1280" />Kortizol, stres anında devreye giren temel hormonlar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Hülya Gözü’nün aktardığına göre bu hormon, “savaş ya da kaç” tepkisini destekliyor ve vücudun stres karşısında ayakta kalmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında da görev üstleniyor. Kan şekeri düzeyini artırarak enerji ihtiyacına yanıt veriyor, bağışıklık tepkilerini düzenliyor ve inflamasyon kontrolünde etkili oluyor. Aynı zamanda damar tonusunu artırarak tansiyon üzerinde de rol oynuyor. Kortizol seviyesi gün boyunca aynı kalmıyor. Sabah saatlerinde daha yüksek seyreden hormon, akşam saatlerine doğru düşüyor. Bu nedenle kortizol ölçümü çoğunlukla sabah erken saatlerde yapılıyor. Hormon düzeyindeki yükselme her durumda günlük stres kaynaklı olmuyor. Prof. Dr. Gözü, bazı hastalıklarda aşırı kortizol üretiminin Cushing sendromuna yol açabildiğini, bunun da adrenal bezlerin fazla çalışması ya da hipofiz bezinden aşırı ACTH salgılanmasıyla ilişkili olabildiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kortizol düzeyinin yüksek seyretmesi halinde vücutta farklı işaretler görülebiliyor. Yorgunluk, halsizlik, karın çevresinde ve yüzde yağlanma, ciltte incelme, kolay morarma, kas gücünde azalma, hipertansiyon, ruh halinde değişim, depresyon, anksiyete ve adet düzensizlikleri bunlar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Gözü, bu tabloyla başa çıkmada yaşam alışkanlıklarının önemli olduğuna dikkat çekiyor. Stres kontrolü, derin nefes çalışmaları, düzenli hareket, dengeli beslenme ve yeterli uyku, kortizol yönetiminde etkili adımlar arasında gösteriliyor. Sosyal medyada sık kullanılan bazı tanımlar dikkat çekse de, kortizol konusu yalnızca dış görünümle sınırlı değil. Hormonun vücutta üstlendiği görevler, günlük yaşamın birçok alanını doğrudan etkiliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/hayatinizi-sessizce-yoneten-hormon-kortizol-nedir-vucutta-ne-yapar</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/hayatinizi-sessizce-yoneten-hormon.jpg" type="image/jpeg" length="12388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay’dan HPV Aşısı İçin Kritik Karar: Ücretsiz Olmalı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/danistaydan-hpv-asisi-icin-kritik-karar-ucretsiz-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/danistaydan-hpv-asisi-icin-kritik-karar-ucretsiz-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay, HPV aşısının ücretsiz olması gerektiğine hükmetti. Karar, sağlık hakkının bütçeyle ertelenemeyeceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısıyla ilgili açılan davada önemli bir gelişme yaşandı. Danıştay 10. Dairesi, HPV aşısının ücretsiz sunulması ve ulusal aşı programına dahil edilmesi talebiyle açılan davada dikkat çeken bir karara imza attı. Kararda, sağlık hakkının idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bütçe gerekçeleriyle ertelenemeyeceği ifade edildi. Bu karar, özellikle çocuklar ve kadınlar için koruyucu sağlık hizmetlerine erişim konusunda yeni bir sürecin kapısını araladı. Uzun süredir tartışma konusu olan HPV aşısının erişilebilirliği, yargı kararıyla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Sağlık politikaları açısından önemli bir başlık olan aşının ücretsiz sunulmasına yönelik talepler, bu kararın ardından daha güçlü şekilde dile getirilmeye başlandı.</p>

<h3>“Zımni Ret” Değerlendirmesi Dava Sürecini Belirledi</h3>

<p>Süreç, avukat İlayda Öner Uslu’nun HPV aşısının ulusal aşı programına alınması ve ücretsiz hale getirilmesi talebiyle yaptığı başvuruyla başladı. Başvurunun Sağlık Bakanlığı tarafından yanıtlanmaması üzerine konu yargıya taşındı. Hukuki süreçte idarenin sessiz kalması “zımni ret” olarak değerlendirildi.</p>

<p>Danıştay 10. Dairesi, dosya incelemesinde geçmiş yıllara ait değerlendirmelerin esas alınmasını ele aldı. Kararda, 12 yıl önceki verilerle hareket edilmesinin sağlık hakkı açısından uygun olmadığına dikkat çekildi. Ayrıca devletin koruyucu sağlık hizmetlerini etkili ve verimli şekilde sunma yükümlülüğü bulunduğu hatırlatıldı.</p>

<p>HPV aşısı, 9 yaşından itibaren uygulanabilen ve rahim ağzı kanserine karşı yüksek koruma sağlayan bir yöntem olarak biliniyor. Türkiye’de üç dozluk aşının maliyetinin 16 bin TL’yi aştığı ifade ediliyor. Bu nedenle aşının ücretsiz sunulması yönündeki talepler uzun süredir gündemde yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, HPV aşısının 2025 yılı sonuna kadar ulusal aşı programına dahil edilmesinin planlandığını duyurmuştu. Ancak uygulamanın henüz başlamadığı biliniyor. Danıştay’ın verdiği bu karar, aşının erişilebilirliği konusunda yeni bir hukuki zemin oluştururken, bundan sonraki süreçte atılacak adımlar yakından izlenecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/danistaydan-hpv-asisi-icin-kritik-karar-ucretsiz-olmali</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/danistaydan-hpv-asisi-icin-kritik-kararucretsiz-olmali.jpg" type="image/jpeg" length="28791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akıllı Saatler Sağlığı Nasıl Değiştiriyor Uzmanlar Uyardı Gereksiz Kaygıya Dikkat]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/akilli-saatler-sagligi-nasil-degistiriyor-uzmanlar-uyardi-gereksiz-kaygiya-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/akilli-saatler-sagligi-nasil-degistiriyor-uzmanlar-uyardi-gereksiz-kaygiya-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı Saatler Sağlığı Nasıl Değiştiriyor Uzmanlar Uyardı Gereksiz Kaygıya Dikkat başlık ve devamında sağlık teknolojilerine dair merak edilen tüm detayları yazımızda bulabilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin gelişimiyle birlikte sağlık takibi artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Akıllı saatler ve sensörlü şeker ölçüm cihazları sayesinde kalp ritmi, tansiyon ve kan şekeri gibi değerler anlık olarak takip edilebiliyor. Ancak uzmanlar, bu cihazların bilinçsiz kullanımının bazı kişilerde gereksiz kaygıya yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Mert Palabıyık ve Endokrinoloji Uzmanı Ela Temeloğlu, bu teknolojilerin doğru kullanımının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Uzmanlara göre her uyarı ciddi bir sağlık sorunu anlamına gelmeyebilir.</p>

<h3>Akıllı Cihazlar Sağlık Takibinde Yeni Dönem</h3>

<p><img alt="Akıllı Saatler Sağlığı Nasıl Değiştiriyor Uzmanlar Uyardı-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/04/akilli-saatler-sagligi-nasil-degistiriyor-uzmanlar-uyardi-1.jpg" width="1280" />Yeni nesil akıllı saatler, gelişmiş sensörleri sayesinde yalnızca nabız değil, bazı durumlarda tansiyon ölçümü de yapabiliyor. Ayrıca EKG kayıtları alınarak ritim bozukluklarının tespitine katkı sağlanıyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle anlık ritim bozukluklarının yakalanmasında bu cihazların önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Kullanıcılar, rahatsızlık hissettikleri anda cihaz üzerinden veri kaydı alarak doktorlarına daha doğru bilgiler sunabiliyor.</p>

<p>Öte yandan sensörlü şeker ölçüm cihazları da diyabet hastaları için büyük kolaylık sağlıyor. Cilt altına yerleştirilen sistemler sayesinde gün içerisinde yüzlerce kez ölçüm yapılabiliyor ve ani düşüş ya da yükselişler anında fark edilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sürekli Takip Kaygıyı Artırabiliyor</h3>

<p>Uzmanlara göre bu teknolojilerin en büyük risklerinden biri ise psikolojik etkiler. Sürekli veri takibi yapan bazı kişilerde zamanla anksiyete artışı gözlemleniyor.</p>

<p>Özellikle “nabzım yüksek” ya da “düşük” gibi uyarılar nedeniyle hastanelere başvuranların sayısında artış yaşandığı belirtiliyor. Ancak bu verilerin her zaman kesin sonuçlar vermediği ve tek başına teşhis için yeterli olmadığı vurgulanıyor.Doktorlar, akıllı cihazlardan gelen uyarıların mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederken, bu teknolojilerin doğru kullanıldığında hayat kurtarıcı olabileceğinin altını çiziyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/akilli-saatler-sagligi-nasil-degistiriyor-uzmanlar-uyardi-gereksiz-kaygiya-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/04/akilli-saatler-sagligi-nasil-degistiriyor-uzmanlar-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="68626"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
