<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Reflex Haber</title>
    <link>https://www.reflexhaber.com</link>
    <description>Türkiye ve Dünya gündeminden son dakika haberleri, güncel gelişmeler, politika, ekonomi, borsa, kripto paralar, asayiş ve yaşam başlıkları tek adreste reflexhaber.com; reflexhaber.com haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.reflexhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 17:55:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Duş Alınca Daha Da Artabilir: Uzmandan “Cehennem Kaşıntısı” Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/dus-alinca-daha-da-artabilir-uzmandan-cehennem-kasintisi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/dus-alinca-daha-da-artabilir-uzmandan-cehennem-kasintisi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneş yanığından 1-3 gün sonra ortaya çıkabilen “cehennem kaşıntısı” yoğun yanma ve batma hissi oluşturabiliyor. Uzman isim belirtilere karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında uzun süre güneş altında kalan kişilerde görülebilen güneş yanıkları kimi zaman alışılmış kaşıntının çok daha ötesine geçen şikayetlere neden olabiliyor. Acil Servis Uzmanı Dr. Halil İbrahim Ak, halk arasında “cehennem kaşıntısı” olarak adlandırılan nadir reaksiyonun, klasik güneş yanığı sonrasında yaşanan hafif kaşıntıyla karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Güneş yanığından genellikle 1 ila 3 gün sonra ortaya çıkabilen yoğun kaşıntının cildin yüzeyinden ziyade daha derinlerde hissedilebildiğini aktaran Ak, hastaların yaşadıkları hissi batma, yanma veya iğne saplanmasına benzer şekilde tarif edebildiğini söyledi. Her güneş yanığında görülmeyen söz konusu durum ortaya çıktığında kişinin günlük hayatını ve uyku düzenini ciddi ölçüde etkileyebiliyor. Uzman açıklamasına göre ultraviyole ışınlarının oluşturduğu hasarın ardından sinir uçlarında meydana gelen hassasiyet ve inflamatuvar süreçler yaşanan yoğun hissin ortaya çıkmasında rol oynayabiliyor.</p>

<h3>Duş Ve Su Teması Kaşıntıyı Artırabilir</h3>

<p>Dr. Halil İbrahim Ak, güneşin ultraviyole ışınlarının cilt hücrelerinin yanında bölgedeki sinir uçlarını da etkileyebildiğini belirtti.</p>

<p>Hasar gören dokuda gelişen inflamasyon ve sinirlerin aşırı uyarılması nedeniyle normal kaşıntıdan daha yoğun şikayetlerin ortaya çıkabildiğini ifade etti.</p>

<p>Cehennem kaşıntısı yaşayan bazı kişilerde suyla temasın şikayetleri artırabildiğini söyleyen Ak, aynı durumun herkeste görülmediğini de hatırlattı.</p>

<p><img alt="Duş Alınca Daha Da Artabiliruzmandan Cehennem Kaşıntısı Uyarısı1" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/07/dus-alinca-daha-da-artabiliruzmandan-cehennem-kasintisi-uyarisi1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Duş, rüzgar veya cilde uygulanan bazı yoğun ürünlerin kimi hastalarda şikayetleri artırabildiğini belirten Ak, kişinin belirtileri artıran durumları takip etmesini ve cildi tahriş edebilecek uygulamalardan uzak durmasını önerdi.</p>

<p>Yoğun kaşıntı sırasında cildi sürekli kaşımanın da yeni sorunlara neden olabileceğini aktaran Ak, kaşımanın tahrişi artırabileceğini, cilt bütünlüğünü bozabileceğini ve ikincil enfeksiyon riskini yükseltebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hangi Belirtilerde Doktora Başvurulmalı?</h3>

<p>Cehennem kaşıntısının çoğu zaman birkaç gün içerisinde gerileme eğiliminde olduğu belirtilirken bazı belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p>Kaşıntının günlük yaşamı sürdüremeyecek seviyeye ulaşması, geniş alanlarda su toplaması, yüksek ateş, baş dönmesi, bulantı, kusma veya genel durum bozukluğu yaşanması halinde hekim değerlendirmesi öneriliyor.</p>

<p>Güneş yanığından korunmak için güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde uzun süre doğrudan güneş altında kalınmaması, cilt tipine uygun güneş koruyucuların kullanılması, koruyucu kıyafet, şapka ve güneş gözlüğü tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Gün içerisinde yeterli sıvı tüketilmesi ve güneş yanığı meydana gelen cildin yeniden güneşe maruz bırakılmaması da öneriler arasında bulunuyor.</p>

<p>Dr. Halil İbrahim Ak, güneş yanığından birkaç gün sonra başlayan ve günlük hayatı etkileyecek seviyeye ulaşan alışılmışın dışındaki kaşıntının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/dus-alinca-daha-da-artabilir-uzmandan-cehennem-kasintisi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/dus-alinca-daha-da-artabilir-uzmandan-cehennem-kasintisi-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="50371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğunuzun Burnu Sürekli Akıyorsa Dikkat! Uzmanı Uyardı: Okul Başarısını Bile Etkileyebilir]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/cocugunuzun-burnu-surekli-akiyorsa-dikkat-uzmani-uyardi-okul-basarisini-bile-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/cocugunuzun-burnu-surekli-akiyorsa-dikkat-uzmani-uyardi-okul-basarisini-bile-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda geçmeyen burun akıntısı, tıkanıklık ve sık hapşırma alerjik rinit belirtisi olabilir. Uzmanı, uyku ve okul başarısı üzerindeki etkilerine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda haftalar boyunca devam eden burun akıntısı, tıkanıklık, kaşıntı ve sık hapşırma basit bir soğuk algınlığından farklı bir soruna işaret edebilir. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, bu belirtilerin özellikle tekrarlaması veya mevsimsel olarak artması durumunda alerjik rinitin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tedavi edilmeyen veya yeterince kontrol altına alınamayan alerjik rinitin uyku kalitesini bozabileceğine dikkat çeken Sevgican, bunun çocukların günlük yaşamını ve okul performansını da etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>Alerjik rinit çocukluk çağında sık görülen hastalıklardan biri olarak öne çıkıyor. Burun tıkanıklığı nedeniyle ağızdan nefes alma, horlama ve gece sık uyanma gibi sorunlar ortaya çıkabilirken hastalığa gözlerde kaşıntı ve sulanma da eşlik edebiliyor. Bilimsel kaynaklarda da çocuklardaki alerjik rinitin uyku sorunları, dikkat problemleri ve okul performansında bozulmayla ilişkili olabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Çocuklarda Geçmeyen Burun Akıntısına Dikkat: Alerjik Rinit Olabilir</h2>

<p>Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda uzun süre devam eden burun şikâyetlerinin aileler tarafından zaman zaman “nasıl olsa geçer” düşüncesiyle bekletilebildiğini söyledi. Şeffaf ve sulu burun akıntısı, peş peşe hapşırma, burun ve genizde kaşıntı ile tıkanıklığın alerjik rinitte görülebilen önemli belirtiler arasında olduğunu kaydetti. Çocukluk çağındaki alerjik rinitin yaygınlığı toplum ve yaş grubuna göre değişmekle birlikte önemli bir çocuk sağlığı sorunu olduğu biliniyor.</p>

<p>Sevgican, anne veya babasında alerjik rinit, astım ya da egzama öyküsü bulunan çocuklarda riskin daha yüksek olabileceğini belirtti. Bazı çocuklarda şikâyetlerin özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde yoğunlaştığını, bazılarında ise yıl boyunca devam edebildiğini ifade etti.</p>

<p>Alerjik riniti tetikleyebilen unsurlar arasında polenler, ev tozu akarları, hayvan kaynaklı alerjenler ve küfler bulunuyor. Çocuklarda tekrarlayan hapşırmanın yanı sıra gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı da görülebiliyor. Burun tıkanıklığı belirginleştiğinde ise çocuklar ağızdan nefes almaya başlayabiliyor.</p>

<p><strong>Horlama ve huzursuz uyku görülebiliyor</strong></p>

<p>Dr. Sevgican, burundan rahat nefes alamayan çocuklarda horlama, huzursuz uyku ve gece boyunca sık uyanma gibi sorunlarla karşılaşılabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Alerjik rinit ile çocuklardaki uyku problemleri arasındaki ilişki bilimsel araştırmalarda da inceleniyor. Haziran 2026'da çevrim içi yayımlanan güncel bir meta-analiz, alerjik rinit ile çocuklardaki uyku sırasında solunum bozuklukları arasında pozitif ilişki bulunduğunu bildirdi.</p>

<p><strong>Orta kulak ve sinüs sorunları eşlik edebilir</strong></p>

<p>Alerjik rinit yalnızca burunda görülen belirtilerle sınırlı kalmayabiliyor. Türk Alerjik Rinit Tanı ve Tedavi Rehberi'nde sinüzit, efüzyonlu orta kulak iltihabı ve uyku sorunları alerjik rinit ile birlikte görülebilen durumlar arasında sıralanıyor. Uzun süreli burun tıkanıklığının çocukların yaşam kalitesi ve bilişsel işlevleri üzerinde de olumsuz etkileri olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Dr. Sevgican da uyku kalitesi bozulan çocuklarda gündüz dikkat dağınıklığı yaşanabileceğini, bunun okul yaşamına ve genel yaşam kalitesine yansıyabileceğini söyledi. Çocuklarda alerjik rinit ile okul performansı arasındaki bağlantıya ilişkin çalışmalar da benzer yönde bulgular içeriyor.</p>

<p><strong>Alerjenlerden korunmak önemli</strong></p>

<p>Alerjik rinitte izlenecek yaklaşımın çocuğun yaşı, belirtilerin şiddeti ve hangi alerjenlerin etkili olduğuna göre hekim tarafından belirlenmesi gerekiyor. Güncel klinik kaynaklarda alerjen maruziyetinin azaltılması, uygun hastalarda antihistaminikler ve burun içine uygulanan kortikosteroid tedavileri seçenekler arasında yer alıyor. Sürekli alerjik rinitte burun içi kortikosteroidler temel tedavi seçeneklerinden biri olarak kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda rahat nefes almanın yalnızca günlük konfor açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kaliteli uyku, sağlıklı gelişim ve okul yaşamı açısından burun şikâyetlerinin önemsenmesi gerektiğini belirten Sevgican, uzun süren veya tekrarlayan belirtilerde çocuk sağlığı uzmanına başvurulmasının önemine dikkat çekti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/cocugunuzun-burnu-surekli-akiyorsa-dikkat-uzmani-uyardi-okul-basarisini-bile-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/cocugunuzun-burnu-surekli-akiyorsa-dikkat-uzmani-uyardi-okul-basarisini-bile-etkileyebilir.webp" type="image/jpeg" length="35818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı'ndan Kaynak Suyu Uyarısı: Analiz Edilmemiş Suları Tüketmeyin]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/turk-bobrek-vakfindan-kaynak-suyu-uyarisi-analiz-edilmemis-sulari-tuketmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/turk-bobrek-vakfindan-kaynak-suyu-uyarisi-analiz-edilmemis-sulari-tuketmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı, analiz edilmemiş kaynak sularının bakteri ve ağır metal riski taşıyabileceğini belirterek güvenilir su tüketimi konusunda uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Böbrek Vakfı (TBV), toplumda "şifalı su" olarak bilinen doğal kaynak sularının bilinçsiz tüketimine karşı uyarıda bulundu. Vakıf yetkilileri, mikrobiyolojik ve mineral analizleri yapılmamış kaynak sularının bakteri ve ağır metal riski taşıyabileceğini belirtti. Uzmanlar, berrak görünen ya da uzun yıllardır kullanılan bir su kaynağının güvenli olduğu anlamına gelmediğini ifade ederek, tüketilecek kaynak sularının düzenli analizlerden geçmiş olması gerektiğini bildirdi. Özellikle kronik böbrek hastaları, diyaliz tedavisi görenler ve yüksek tansiyon hastalarının su seçiminde daha dikkatli davranması gerektiğine dikkat çekildi. Uzmanlara göre böbrek sağlığını korumanın yolu, güvenilir ve kişiye uygun su tüketiminden geçiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Analiz Edilmeyen Kaynak Suları Risk Taşıyabiliyor</h3>

<p>Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, doğal olduğu düşünülen her kaynak suyunun sağlıklı kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Erk, temizliği bilimsel olarak doğrulanmamış kaynak sularında farklı bakteri türlerinin bulunabileceğini belirterek, bilinçsiz tüketimin sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>TBV Danışma Meclisi Üyesi ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay da bazı bölgelerde yürütülen madencilik faaliyetleri nedeniyle arsenik başta olmak üzere ağır metallerin yer altı sularına karışabileceğine dikkat çekti. Alpay, bu nedenle yalnızca mikrobiyolojik incelemelerin değil, ağır metal analizlerinin de yapılmasının önem taşıdığını kaydetti.</p>

<h3>Her Kaynak Suyu Herkes İçin Uygun Olmayabilir</h3>

<p>TBV Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, kaynak sularının mineral içeriklerinin bulundukları bölgenin jeolojik yapısına göre değiştiğini belirtti. Aynı şekilde "şifalı" olarak bilinen iki farklı kaynağın sağlık üzerindeki etkilerinin de birbirinden farklı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, böbrek taşlarına iyi geldiği düşünülen bikarbonatlı suların yalnızca bazı taş türlerinde fayda sağlayabileceğini, en sık görülen kalsiyum oksalat taşlarında ise aynı etkinin beklenmediğini bildirdi. Ayrıca yüksek sodyum veya potasyum içeren suların kronik böbrek hastaları, diyaliz hastaları ve yüksek tansiyonu bulunan kişiler için risk oluşturabileceği aktarıldı.</p>

<p>Türk Böbrek Vakfı, günlük su ihtiyacının yaş, iklim, fiziksel aktivite ve mevcut sağlık durumuna göre değiştiğini hatırlatarak, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin su tüketimini hekim ve diyetisyen önerilerine göre planlaması gerektiğini belirtti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/turk-bobrek-vakfindan-kaynak-suyu-uyarisi-analiz-edilmemis-sulari-tuketmeyin</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/turk-bobrek-vakfindan-kaynak-suyu-uyarisi-analiz-edilmemis-sulari-tuketmeyin.webp" type="image/jpeg" length="69981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bacaklardaki İnce Damarlar Varis Habercisi Olabilir]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/bacaklardaki-ince-damarlar-varis-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/bacaklardaki-ince-damarlar-varis-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında belirginleşen ince bacak damarları yalnızca estetik sorun olmayabilir. Uzmanlar, toplardamar yetmezliğinin erken tanısı için doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında şort, etek, mayo ve bikini gibi kıyafetlerin daha sık tercih edilmesiyle birlikte bacaklarda bulunan ince mor, kırmızı ve mavi damarlar daha fazla fark edilmeye başlandı. Pek çok kişi bu görüntüyü yalnızca estetik bir durum olarak değerlendirse de uzmanlar, sonradan oluşan ya da zaman içinde sayısı artan damarların toplardamar yetmezliğinin ilk işaretlerinden biri olabileceğini belirtiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Kadan, bacaklarda görülen ince damarların yalnızca cilt yüzeyindeki bir görüntüden ibaret olmadığını, bazı durumlarda altta yatan damar hastalıklarının ilk bulgusu olarak ortaya çıkabileceğini ifade etti. Erken dönemde yapılacak değerlendirmelerin hastalığın ilerlemesini önlemede önemli rol oynadığını söyleyen Kadan, kozmetik amaçlı uygulamalara yönelmeden önce mutlaka uzman hekim muayenesi yapılması gerektiğini dile getirdi. Özellikle yaz aylarında görünürlüğü artan damarların ihmal edilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, doğru tanı için doppler ultrasonografinin önemli bir inceleme yöntemi olduğunu aktarıyor.</p>

<h3>Toplardamar Yetmezliğinde Görülen Belirtiler</h3>

<p>Prof. Dr. Murat Kadan, toplardamar kapakçıklarının görevini tam olarak yerine getirememesi sonucu gelişen venöz yetmezliğin yalnızca ince damar görünümüyle sınırlı kalmadığını söyledi.</p>

<p>Bacaklarda belirgin damar oluşumu, ağrı, şişlik, kaşıntı, gece krampları, cilt renginde değişiklik, ciltte sertleşme ve uzun süre iyileşmeyen yaraların da hastalığın belirtileri arasında yer aldığını belirten Kadan, bu şikâyetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Doppler Ultrasonografi Doğru Tanıda Önemli Rol Oynuyor</h3>

<p>Prof. Dr. Murat Kadan, bacak damarlarının yalnızca gözle yapılan muayene ile değerlendirilemeyeceğini belirterek, derin toplardamarların ve damar kapakçıklarının durumunun venöz doppler ultrasonografi ile ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tedavi planının hastalığın nedeni ve damar yapısına göre belirlendiğini aktaran Kadan, uygun hastalarda yüzeyel skleroterapi, köpük skleroterapi, cilt üzerinden lazer uygulamaları ve büyük toplardamarlara yönelik girişimsel tedavilerin tercih edilebildiğini kaydetti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/bacaklardaki-ince-damarlar-varis-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/bacaklardaki-ince-damarlar-varis-habercisi-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="83607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Medya Güzellik Algısını Değiştiriyor Estetikte Doğallık Ön Plana Çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/sosyal-medya-guzellik-algisini-degistiriyor-estetikte-dogallik-on-plana-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/sosyal-medya-guzellik-algisini-degistiriyor-estetikte-dogallik-on-plana-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya filtreleri estetik beklentilerini değiştiriyor. Uzmanlar, doğal görünüm ve kişiye özel planlamanın estetik cerrahide en önemli unsur olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya platformlarının hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte güzellik anlayışı da farklı bir noktaya taşındı. Fotoğraf filtreleri, yapay zekâ ile düzenlenen görseller ve dijital efektler milyonlarca kişiye ulaşırken, estetik cerrahiye yönelik ilgi de artış gösteriyor. Ancak uzmanlara göre dijital ortamda oluşturulan kusursuz yüz ve vücut görüntüleri, gerçek yaşamı yansıtmadığı için estetik yaptırmayı düşünen kişilerde beklentilerin değişmesine neden olabiliyor. Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı ve Muayenehaneler Derneği Başkanı Op. Dr. Çetin Duygu, estetik cerrahinin sosyal medyada görülen filtreli görüntüleri gerçeğe dönüştürme işlemi olmadığını, her hastanın anatomik yapısına göre planlanan tıbbi bir süreç olduğunu söyledi. Uzman isim, estetik uygulamalarda doğru sonuca ulaşmanın yolunun kişiye özel değerlendirmeden geçtiğini ifade ederken, sosyal medyanın oluşturduğu hızlı değişim algısının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Estetik operasyonların yalnızca görünümü değil, sağlık koşulları ve iyileşme süreciyle birlikte ele alınması gerektiğini belirten Duygu, karar aşamasında uzman hekim görüşünün belirleyici olması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3>Filtreli Görseller Gerçek Görünümü Yansıtmıyor</h3>

<p>Op. Dr. Çetin Duygu, sosyal medya paylaşımlarında sıkça görülen filtreli yüzler ve dijital olarak şekillendirilen vücut hatlarının gerçek anatomik yapıyla örtüşmediğini söyledi.</p>

<p>Duygu, bazı kişilerin estetik taleplerini sosyal medyadaki düzenlenmiş fotoğraflara göre şekillendirdiğini belirterek, estetik cerrahinin hedefinin kişinin yüz ve vücut yapısına uygun, doğal ve dengeli bir görünüm oluşturmak olduğunu ifade etti. Özellikle gençlerde kusursuz görünme isteğinin arttığını söyleyen Duygu, estetik uygulamalarda her bireyin anatomik özelliklerinin farklı olduğunu ve aynı sonucun herkeste elde edilemeyeceğini dile getirdi.</p>

<h3>Estetik Cerrahide Kişiye Özel Planlama Önem Taşıyor</h3>

<p>Op. Dr. Çetin Duygu, estetik cerrahinin başka bir kişiyi örnek alarak yapılan bir işlem olmadığını, her operasyonun hastanın yaşı, cilt yapısı, anatomik özellikleri ve beklentileri doğrultusunda planlandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda doğal görünümün estetik uygulamalarda daha fazla tercih edildiğini belirten Duygu, yüz ifadesini koruyan ve kişinin kendi kimliğini yansıtan sonuçların öne çıktığını aktardı. Estetik kararlarının sosyal medya akımlarına göre değil, uzman hekim değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini dile getiren Duygu, her estetik işlemin tıbbi bir uygulama olduğunu ve süreç boyunca sağlık durumunun dikkate alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Estetik, Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/sosyal-medya-guzellik-algisini-degistiriyor-estetikte-dogallik-on-plana-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/sosyal-medya-guzellik-algisini-degistiriyor-estetikte-dogallik-on-plana-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="29260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşure Sevenler Bu Haberi Kaçırmasın! Kaloriyi Düşüren 7 Basit Adım]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/asure-sevenler-bu-haberi-kacirmasin-kaloriyi-dusuren-7-basit-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/asure-sevenler-bu-haberi-kacirmasin-kaloriyi-dusuren-7-basit-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muharrem ayının geleneksel lezzeti aşure, zengin içeriğiyle besleyici bir tatlı olarak öne çıkarken, yüksek şeker ve kuruyemiş kullanımı nedeniyle kalori açısından da dikkat edilmesi gereken besinler arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, aşure hazırlanırken ve tüketilirken dikkat edilmesi gereken noktaları anlatarak, daha sağlıklı bir aşure için önemli önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, aşureyi tatlandırmak için yüksek miktarda rafine şeker kullanmak yerine kuru üzüm, kuru kayısı, hurma, tarçın, nar taneleri ve mevsim meyvelerinden yararlanılabileceğini belirtti. Yaz aylarında şeftali gibi meyvelerin de doğal tat vermek amacıyla tercih edilebileceğini ifade eden Sungur, 'Böylece hem besin değeri artar hem de gereksiz kalori yükünün önüne geçilmiş olur.' dedi.</p>

<p><strong>TARÇINLA ŞEKERİ AZALTIN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarçının kendine özgü aroması sayesinde aşureye yoğun bir lezzet kattığını belirten Sungur, bu sayede ilave şeker miktarının azaltılabileceğini söyledi. Tarçının aynı zamanda tatlının aromasını zenginleştirerek daha dengeli bir lezzet sunduğunu kaydetti. Kuru üzüm, kuru kayısı, incir ve hurma gibi meyvelerin doğal şeker içerikleri sayesinde aşureyi tatlandırırken ilave şeker ihtiyacını azalttığını ifade eden Sungur, bu besinlerin lif, potasyum ve vitamin-mineral yönünden de önemli katkılar sağladığını vurguladı.</p>

<p><img height="726" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/06/1782887788-tuba-sungur-1783294280-448-x750.png" width="557" /></p>

<p><strong>NAR TANELERİ HEM LEZZET HEM ANTİOKSİDAN SAĞLIYOR</strong></p>

<p>Aşureye eklenen nar tanelerinin hem görsel açıdan zenginlik kattığını hem de güçlü antioksidan içeriğiyle besin değerini artırdığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, nar sayesinde şeker ilavesine ihtiyaç duyulmadan daha zengin bir tat elde edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişlerin sağlıklı yağ, protein ve mineral açısından değerli besinler olduğunu hatırlatan Sungur, ancak enerji yoğunluklarının yüksek olması nedeniyle aşırı tüketimden kaçınılması gerektiğini belirtti. Kuruyemiş miktarının bir avuçla sınırlandırılmasının daha dengeli bir tercih olacağını ifade etti.</p>

<p>Sağlıklı malzemelerle hazırlanmış olsa bile büyük porsiyonların kalori alımını artırabileceğini belirten Sungur, yaklaşık 200 gramlık orta boy bir kase aşurenin tatlı ihtiyacını karşılamak ve enerji alımını kontrol altında tutmak için yeterli olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>AYNI GÜN BAŞKA TATLI TÜKETMEYİN</strong></p>

<p>Aşure tüketilen günlerde baklava, şöbiyet, dondurma veya şerbetli tatlılar gibi ek tatlılardan kaçınılması gerektiğini dile getiren Sungur, tek tatlı tercihini aşureden yana kullanmanın günlük enerji alımını dengelemeye yardımcı olacağını ifade etti.</p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, aşurenin ana öğünün hemen ardından değil, ara öğünde tüketilmesini önerdi. Şekersiz çay veya süt ürünleriyle birlikte tüketilen aşurenin daha uzun süre tokluk hissi sağlayabileceğini belirten Sungur, bu yaklaşımın kan şekerindeki ani dalgalanmaların önlenmesine de katkı sağlayabileceğini sözlerine ekledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/asure-sevenler-bu-haberi-kacirmasin-kaloriyi-dusuren-7-basit-adim</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/asure-sevenler-bu-haberi-kacirmasin-kaloriyi-dusuren-7-basit-adim.webp" type="image/jpeg" length="42933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Mehmetçikten Bosna-Hersek'e Şifa Eli! Sağlık Hizmeti Takdir Topladı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/turk-mehmetcikten-bosna-herseke-sifa-eli-saglik-hizmeti-takdir-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/turk-mehmetcikten-bosna-herseke-sifa-eli-saglik-hizmeti-takdir-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı Türk Temsil Heyeti, Tuzla-Zenivice bölgesinde düzenlediği sağlık taraması ve diş muayenesiyle Bosna-Hersek vatandaşlarına sağlık hizmeti sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yürütülen Sivil-Asker İş Birliği faaliyetleri kapsamında Bosna-Hersek'te anlamlı bir sağlık çalışması gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bosna-Hersek Türk Temsil Heyeti Başkanlığı, Tuzla-Zenivice bölgesinde yaşayan vatandaşlara yönelik sağlık taraması ve diş muayenesi yaptı. Çalışmada bölge halkının temel sağlık kontrolleri gerçekleştirilirken, diş sağlığına ilişkin muayeneler de yapıldı. Yetkililer, insana dokunan her emeğin geleceğe bırakılan en değerli miras olduğu vurgusunu yaparak, bu tür faaliyetlerin dost ve kardeş ülkelerde sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p><img height="501" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/05/hmdzazfwaaaynau-1783250591-801-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sivil-asker iş birliği kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin, insani yardım ve dostluk ilişkilerini güçlendirmeye devam ettiği belirtildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/turk-mehmetcikten-bosna-herseke-sifa-eli-saglik-hizmeti-takdir-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/turk-mehmetcikten-bosna-herseke-sifa-eli-saglik-hizmeti-takdir-topladi.webp" type="image/jpeg" length="24569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Düğmeye Bastı! Esenlik Merkezlerinde Kurallar Baştan Değişti]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/aglik-bakanligi-dugmeye-basti-esenlik-merkezlerinde-kurallar-bastan-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/aglik-bakanligi-dugmeye-basti-esenlik-merkezlerinde-kurallar-bastan-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı 'Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği' Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle esenlik merkezleri ve ünitelerinin açılış, ruhsatlandırma, personel, hizmet standartları ve denetimine ilişkin kurallar ilk kez kapsamlı şekilde düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemeye yönelik hizmet sunacak esenlik merkezleri ve ünitelerinin çalışma esasları netleştirildi.</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte, Türkiye'de hızla yaygınlaşan esenlik ve sağlıklı yaşam merkezlerinin faaliyetleri ilk kez kapsamlı bir mevzuat çerçevesine kavuşturulmuş oldu.</p>

<p>Yönetmeliğe göre esenlik merkezlerinde tedavi amacı taşımayan, sağlıklı yaşamı destekleyen çok sayıda hizmet sunulabilecek. Bunlar arasında fizyoterapi, ergoterapi, dil ve konuşma terapisi, psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, meditasyon, rehabilitasyon, hidroterapi, balneoterapi, tuz terapisi (haloterapi), güneş terapisi, uyku sağlığı hizmetleri, sanat terapileri, egzersiz programları ile Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamaları yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>RUHSAT ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ</strong></p>

<p>Yönetmelikle, esenlik merkezi veya ünitesi açacak gerçek ve tüzel kişilerin İl Sağlık Müdürlüklerinden ruhsat alması zorunlu hale getirildi. Ruhsat alan merkezlerin en geç 6 ay içinde faaliyete başlaması gerekecek. Bu süre içinde hizmet vermeyen merkezlerin ruhsatları iptal edilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre; müstakil esenlik merkezlerinin en az 500 metrekare kapalı alana sahip olması, esenlik ünitelerinin ise en az 300 metrekare kapalı alanda ve müstakil girişe sahip olarak faaliyet göstermesi gerekecek. Konaklama tesisleri, spor kulüpleri ile yaşlı ve engelli bakım merkezleri de gerekli izinleri almak şartıyla bünyelerinde esenlik merkezi veya ünitesi açabilecek.</p>

<p>Her merkez ve ünitede bir mesul müdür görevlendirilmesi zorunlu olacak. Ayrıca tüm merkezlerde acil müdahale odası bulunacak ve olası acil durumlarda sevk yapılabilmesi için bir hastane veya uygun sağlık kuruluşuyla iş birliği yapılması gerekecek.</p>

<p><strong>ÜRÜN SATIŞI YASAKLANDI</strong></p>

<p>Yönetmelik kapsamında dikkat çeken düzenlemelerden biri de merkezlerde herhangi bir ürün satışının yasaklanması oldu. Ayrıca ruhsat almadan faaliyet gösterilemeyecek, hizmetler merkez dışına taşınamayacak ve kişi mahremiyeti ile kişisel sağlık verilerinin korunmasına ilişkin hükümler titizlikle uygulanacak.</p>

<p>Merkezlerde sunulan tüm hizmetler elektronik ortamda kayıt altına alınacak ve kişisel sağlık verileri ilgili mevzuat çerçevesinde Sağlık Bakanlığı'nın merkezi sağlık veri sistemine aktarılacak.</p>

<p>Yönetmeliğe aykırı faaliyet gösteren merkezlere idari yaptırımlar uygulanacak. Denetimlerde sağlık ve güvenliği tehlikeye düşüren durumların tespit edilmesi halinde merkezin faaliyeti eksiklik giderilinceye kadar durdurulabilecek. Gerçeğe aykırı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi durumunda ise ruhsat iptal edilecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık Turizmi</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/aglik-bakanligi-dugmeye-basti-esenlik-merkezlerinde-kurallar-bastan-degisti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/aglik-bakanligi-dugmeye-basti-esenlik-merkezlerinde-kurallar-bastan-degisti.webp" type="image/jpeg" length="36078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Makyaj Çantanız Baş Ağrınızın Nedeni Olabilir! Uzmanlardan Dikkat Çeken Uyarı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/makyaj-cantaniz-bas-agrinizin-nedeni-olabilir-uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/makyaj-cantaniz-bas-agrinizin-nedeni-olabilir-uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Makyaj ürünleri baş ağrısını tetikleyebilir mi? Uzmanlar, yoğun kokulu kozmetiklerin migren hastalarında etkili olabileceğini belirtiyor. Dikkat edilmesi gerekenler haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her gün kullanılan makyaj ürünleri yalnızca cilt sağlığını değil, bazı kişilerde baş ağrısı ve migren ataklarını da etkileyebiliyor. Özellikle yoğun kokulu kozmetik ürünleri, güçlü kimyasal bileşenler ve bazı koruyucu maddeler, hassas bünyelerde rahatsızlık hissine neden olabiliyor. Uzmanlar, sürekli tekrarlayan baş ağrılarında yalnızca stres, uykusuzluk veya susuzluk gibi etkenlerin değil, günlük hayatta kullanılan kozmetik ürünlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak her makyaj ürününün baş ağrısına yol açtığını söylemek mümkün değil. Bu durum daha çok migren öyküsü bulunan veya kokuya karşı hassasiyeti olan kişilerde görülebiliyor. Bu nedenle geçmeyen baş ağrılarında ürünlerin içeriklerini gözden geçirmek ve gerekirse uzman görüşü almak önem taşıyor.</p>

<h3>Yoğun Kokulu Kozmetik Ürünleri Hassas Kişilerde Etkili Olabiliyor</h3>

<p>Dermatologlar ve nörologlar, özellikle yoğun parfüm içeren fondöten, pudra, sabitleyici sprey ve benzeri kozmetik ürünlerin bazı kişilerde migren ataklarını tetikleyebileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Migren hastalarında koku hassasiyetinin yaygın görüldüğünü belirten uzmanlar, güçlü kokuların sinir sistemi üzerinde uyarıcı etki oluşturabildiğini ve bunun da baş ağrısını başlatabileceğini söylüyor.</p>

<p>Göz çevresine uygulanan kozmetik ürünlerinin ise son kullanma tarihi geçmişse veya cildi tahriş edecek içerikler taşıyorsa göz yorgunluğuna bağlı rahatsızlıklara neden olabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Makyaj Çantanız Baş Ağrınızın Nedeni Olabilir! Uzmanlardan Dikkat Çeken Uyarı1" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/07/makyaj-cantaniz-bas-agrinizin-nedeni-olabilir-uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3>İçerik Seçimi Ve Doğru Kullanım Önem Taşıyor</h3>

<p>Uzmanlar, makyaj ürünü tercih ederken yoğun parfümlü ürünler yerine "kokusuz" veya "fragrance-free" ibaresi bulunan seçeneklerin değerlendirilebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ayrıca ürünlerin son kullanma tarihine dikkat edilmesi, cilt tipine uygun kozmetiklerin tercih edilmesi ve makyajın gün sonunda mutlaka temizlenmesi öneriliyor.</p>

<p>Bazı kozmetik ürünlerinde bulunan fitalatlar ve çeşitli koruyucu maddeler üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yürütülüyor. Bu maddelerin uzun süreli maruziyet durumunda genel sağlık üzerindeki etkileri incelenmeye devam ederken, makyaj ürünlerinin tek başına kronik baş ağrısının doğrudan nedeni olduğunu gösteren kesin bilimsel bir sonucun bulunmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Sık tekrarlayan veya şiddetli baş ağrısı yaşayan kişilerin kendi kullandıkları kozmetik ürünlerle belirtiler arasında bir ilişki fark etmeleri halinde dermatoloji ya da nöroloji uzmanına danışmaları tavsiye ediliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/makyaj-cantaniz-bas-agrinizin-nedeni-olabilir-uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/makyaj-cantaniz-bas-agrinizin-nedeni-olabilir-uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari.png" type="image/jpeg" length="47216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücudunuz Durduk Yere Sallanıyorsa Dikkat! Nedeni Sandığınızdan Farklı Olabilir]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/vucudunuz-durduk-yere-sallaniyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/vucudunuz-durduk-yere-sallaniyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vücudun sallanması neden olur? Titreme ve istemsiz sallanmanın en yaygın nedenleri, dikkat edilmesi gereken belirtiler ve doktora başvurulması gereken durumlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun sallanması (titreme), birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Bazıları geçici ve zararsızken, bazıları ise tıbbi değerlendirme gerektirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaygın nedenler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Stres, kaygı veya panik atak: Yoğun heyecan ve korku sırasında adrenalin artışı titremeye neden olabilir.</li>
 <li>Kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi): Aç kalma, diyabet ilaçları veya aşırı egzersiz sonrası görülebilir. Terleme, çarpıntı ve açlık hissi eşlik edebilir.</li>
 <li>Ateş ve enfeksiyonlar: Özellikle üşüme ve titreme ile birlikte görülebilir.</li>
 <li>Aşırı kafein veya enerji içeceği tüketimi: El ve vücutta titremeye yol açabilir.</li>
 <li>Bazı ilaçların yan etkileri: Astım ilaçları, bazı antidepresanlar ve diğer ilaçlar titremeye neden olabilir.</li>
 <li>Tiroit bezinin fazla çalışması (hipertiroidi): Titreme, çarpıntı, kilo kaybı ve aşırı terleme görülebilir.</li>
 <li>Vitamin ve mineral eksiklikleri: Özellikle B12 vitamini ve magnezyum eksikliği bazı kişilerde titremeye yol açabilir.</li>
 <li>Nörolojik hastalıklar: Parkinson hastalığı, Esansiyel tremor veya diğer sinir sistemi hastalıkları titremenin nedeni olabilir.</li>
 <li>Alkol veya madde yoksunluğu: Düzenli alkol kullanan kişilerde bırakıldıktan sonra titreme görülebilir.</li>
</ul>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınmalıdır:</p>

<ul>
 <li>Titremeye konuşma bozukluğu, bilinç bulanıklığı veya bayılma eşlik ediyorsa.</li>
 <li>Kol veya bacakta güç kaybı ya da yüzün bir tarafında sarkma varsa.</li>
 <li>Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya şiddetli çarpıntı ile birlikte gelişiyorsa.</li>
 <li>Yüksek ateş, havale veya şiddetli kasılmalar varsa.</li>
</ul>

<p>Titreme birkaç günden uzun sürüyorsa, sık tekrarlıyorsa veya günlük yaşamı etkileyecek düzeydeyse bir dahiliye veya nöroloji uzmanına başvurmanız uygun olur. Doktor; muayenenin yanı sıra kan şekeri, tiroit hormonları, B12 vitamini, elektrolitler ve gerekirse nörolojik değerlendirme isteyebilir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/vucudunuz-durduk-yere-sallaniyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/vucudunuz-durduk-yere-sallaniyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="47243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayaklarınızdaki Bu Belirtileri Hafife Almayın! Vücudunuzun Verdiği 6 Önemli Sinyal]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/ayaklarinizdaki-bu-belirtileri-hafife-almayin-vucudunuzun-verdigi-6-onemli-sinyal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/ayaklarinizdaki-bu-belirtileri-hafife-almayin-vucudunuzun-verdigi-6-onemli-sinyal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayaklarda görülen bazı belirtiler ciddi hastalıkların ilk işareti olabilir. İşte ayaklarda görülen ve dikkat edilmesi gereken önemli belirtiler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayaklarda hissedilen karıncalanma, yanma, şişlik ya da sürekli üşüme gibi belirtiler çoğu zaman yorgunluk veya günlük yaşamın etkileri olarak görülüyor. Ancak uzmanlara göre bazı ayak şikayetleri, vücudun farklı bölgelerinde gelişen sağlık sorunlarının ilk sinyalleri arasında yer alabiliyor. Özellikle uzun süre devam eden ya da sık sık tekrarlayan belirtiler, dolaşım bozukluklarından sinir sistemi hastalıklarına, vitamin eksikliklerinden diyabete kadar birçok farklı rahatsızlığın habercisi olabiliyor. Bu nedenle ayaklarda meydana gelen değişiklikleri göz ardı etmemek büyük önem taşıyor. Peki ayaklarda görülen hangi belirtiler dikkate alınmalı ve hangi durumlarda bir uzmana başvurulmalı? İşte uzmanların dikkat çektiği, ayak sağlığıyla ilgili bilinmesi gereken önemli işaretler ve bu belirtilerin olası nedenleri...</p>

<h2>Ayaklarda Karıncalanma Hissi Neden Olur?</h2>

<p>Ayaklarda zaman zaman oluşan karıncalanma uzun süre hareketsiz kalmaya bağlı gelişebilir. Ancak bu durum sık sık yaşanıyorsa farklı sağlık problemlerine işaret edebilir. Özellikle sinir sıkışması, diyabet, dolaşım bozuklukları, siyatik ve periferik nöropati gibi rahatsızlıklar ayaklarda sürekli karıncalanmaya neden olabiliyor. Belirti uzun süre devam ediyorsa bir uzmana danışmak sağlık açısından son derece önemlidir.</p>

<h3>Ayaklarda Yanma Hissini Hafife Almayın</h3>

<p>Ayak tabanında veya parmaklarda hissedilen yanma birçok kişinin karşılaştığı şikayetlerden biri. Sürekli hale gelen yanma hissi ise sinir irritasyonu, diyabet, vitamin eksikliği, sinir hassasiyeti veya iltihabi hastalıklarla ilişkili olabiliyor. Özellikle geceleri artan yanma hissi yaşam kalitesini düşürebileceği için ihmal edilmemeli ve derhal bir uzmana danışmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ayak Bileği Ağrısı Farklı Nedenlerden Kaynaklanabilir</h3>

<p>Ayak bileğinde meydana gelen ağrılar sadece burkulma veya zorlanmadan kaynaklanmayabilir. Artrit, eklem iltihapları, bağ yaralanmaları, aşırı kullanım ve hareket kısıtlılığı gibi birçok farklı neden ayak bileği ağrısına yol açabilir. Ağrının uzun sürmesi ya da şişlikle birlikte görülmesi halinde doktora başvurulması sağlık için önem arz ediyor.</p>

<h3>Soğuk Ayaklar Hangi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?</h3>

<p>Özellikle sıcak ortamlarda bile ayakların sürekli soğuk olması dolaşım sistemiyle ilgili problemlerin işareti olabilir. Bunun yanında tiroid hastalıkları, sinir sistemi bozuklukları, stres ve kan dolaşımındaki yetersizlik de soğuk ayak hissine neden olabiliyor. Sürekli tekrar eden durumlarda altta yatan nedenin araştırılması için uzmana başvurmak sağlık açısından faydalı.</p>

<h3>Şiş Ayaklar Ve Belirgin Damarlar Dikkat Çekebilir</h3>

<p>Ayaklarda oluşan şişlikler bazen uzun süre ayakta kalmaya bağlı gelişse de böbrek, kalp ve karaciğer hastalıkları ile dolaşım bozukluklarının belirtisi de olabilir. Öte yandan ayaklarda belirginleşen damarlar; azalmış kan akışı, venöz yetmezlik, damar fonksiyon bozuklukları veya hareketsiz yaşam tarzıyla ilgili de olabilir. Bu belirtiler tek başına kesin tanı koydurmasa da uzman kontrolü gerektirebilir.</p>

<h3>Sağlıklı Ayaklar İçin Nelere Dikkat Edilmeli?</h3>

<p>Uzmanlar ayak sağlığını korumak için rahat ve uygun ayakkabı seçilmesini, ayakların temiz ve kuru tutulmasını, düzenli egzersiz yapılmasını ve dengeli beslenmeye özen gösterilmesini tavsiye ediyor. Bununla birlikte ağrı, uyuşma, şişlik veya yanma gibi belirtiler uzun süre devam ediyor ya da giderek şiddetleniyorsa derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Unutmayın, erken teşhis, olası sağlık sorunlarının kontrol altına alınmasında en az tedavi kadar önemlidir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/ayaklarinizdaki-bu-belirtileri-hafife-almayin-vucudunuzun-verdigi-6-onemli-sinyal</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/1280x720-ebatinda-haber-gorseli-yap-2.jpg" type="image/jpeg" length="25337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücudunuzu Kolayca Şekillendirecek 6 Müthiş Dumbbell Hareketi]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/vucudunuzu-kolayca-sekillendirecek-6-muthis-dumbbell-hareketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/vucudunuzu-kolayca-sekillendirecek-6-muthis-dumbbell-hareketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birkaç temel dumbbell hareketi ile neredeyse tüm vücudu etkili şekilde çalıştırmak mümkün. Peki bu hareketler hangi kas gruplarını çalıştırıyor ve gerçekten işe yarıyor mu? İşte merak edilen detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle yoğun çalışanlar ve spora yeni başlayanlar, kısa sürede maksimum verim alabilecek antrenman programlarını araştırıyor. Bunun en önemli nedeni ise hem zaman kazanmak hem de gereksiz hareket kalabalığından kaçınmak. Siz de o kişilerdenseniz bu yazıyı okumaya mutlaka devam edin. Sadece bir çift dambıl kullanılarak uygulanabilen altı temel hareket; bacak, sırt, omuz, kol ve merkez bölgesini birlikte çalıştırıyor. Bu hareketler düzenli uygulandığında kuvvet artışı sağlarken, kas gelişimini destekleyen etkili bir başlangıç programı olarak da öne çıkıyor.</p>

<p>· <strong>1. Goblet Squat</strong></p>

<p>Programın ilk hareketi Goblet Squat. Dambılı göğüs hizasında tutarak yapılan bu egzersiz, başta ön bacak ve kalça kasları olmak üzere alt vücudu etkili şekilde çalıştırıyor. Aynı zamanda karın kasları da dengeyi sağlamak için aktif olarak devreye giriyor.</p>

<p>Önerilen tekrar: 4 set, 12-15 tekrar.</p>

<p>· <strong>2. Romanian Deadlift</strong></p>

<p>Arka bacak ve kalça gelişimi denince akla ilk gelen hareketlerden biri Romanian Deadlift oluyor. Hareket doğru teknikle yapıldığında bel ve sırt kasları da destekleyici olarak çalışıyor. Burada önemli olan ağırlığı artırmaktan çok formu koruyabilmek.</p>

<p>Önerilen tekrar: 4 set, 10-12 tekrar.</p>

<p>· <strong>3. Tek Kol Dumbbell Row</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sırt kaslarını güçlendirmek isteyenlerin vazgeçilmez hareketlerinden biri olan tek kol row, özellikle kanat kasları için biçilmiş kaftan. Bu hareket her iki kolun ayrı ayrı çalıştırılması kas dengesini korumaya da yardımcı oluyor.</p>

<p>Önerilen tekrar: Her kol için 4 set, 10-12 tekrar.</p>

<p>· <strong>4. Oturarak Omuz Press</strong></p>

<p>Omuzların daha güçlü ve hacimli görünmesine katkı sağlayan omuz press, ön ve orta omuz kaslarını çalıştırırken trisepsleri de devreye sokuyor. Bu hareketin oturarak yapılması ise hareket sırasında dengeyi korumayı kolaylaştırıyor.</p>

<p>Önerilen tekrar: 4 set, 10-12 tekrar.</p>

<p>· <strong>5. Yana Açış</strong></p>

<p>İlk bakışta kolay gibi görünse de en çok hata yapılan hareketlerden biri yana açış. Bu hareket hafif ağırlıkla ve kontrollü şekilde yapıldığında omuzların orta kısmını etkili biçimde çalıştırıyor. Ağırlığı savurarak kaldırmak yerine yavaş ve kontrollü olmak kasların gelişimi için daha faydalı.</p>

<p>Önerilen tekrar: 4 set, 12-15 tekrar.</p>

<p>· <strong>6. Dumbbell Biceps Curl</strong></p>

<p>Programın son hareketi ise biceps curl. Kol kaslarını geliştirmeyi hedefleyen bu klasik egzersizde dirseklerin sabit kalmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Küçük gibi görünen bu detay, hareketin verimini ciddi şekilde etkiliyor.</p>

<p>Önerilen tekrar: 4 set, 10-12 tekrar.</p>

<p><strong>Dumbbell Tek Başına Yeterli Mi? </strong></p>

<p>Bu tarz programlar özellikle başlangıç ve orta seviyedeki sporcular için oldukça verimli olabilir. Ancak en iyi sonucu almak için sadece antrenmana odaklanmak yeterli değil. Düzenli beslenme, yeterli protein tüketimi, kaliteli uyku ve hareketlerin doğru teknikle uygulanması da en az egzersizler kadar önem taşıyor. Kısacası, bir çift dambıl ile bile güçlü bir temel oluşturabilirsiniz; önemli olan istikrarı elden bırakmamak. Bu yüzden ağırlıkları her gün artırmak yerine, hareketleri doğru yapmaya odaklanmak uzun vadede çok daha başarılı sonuçlar sağlayacaktır.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/vucudunuzu-kolayca-sekillendirecek-6-muthis-dumbbell-hareketi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/vucudunuzu-kolayca-sekillendirecek-6-muthis-dumbbell-hareketi.jpg" type="image/jpeg" length="46701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İğnesinde Yanlış Kullanım Tehlikesi! Uzman Riskleri Anlattı]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/zayiflama-ignesinde-yanlis-kullanim-tehlikesi-uzman-riskleri-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/zayiflama-ignesinde-yanlis-kullanim-tehlikesi-uzman-riskleri-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zayıflama iğnesi Mounjaro hakkında uzman uyardı. Kimler kullanabilir, yan etkileri neler, doktor kontrolü neden önemli? İşte merak edilen tüm detaylar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde kilo vermek isteyenlerin sıkça araştırdığı ve halk arasında "zayıflama iğnesi" olarak bilinen Mounjaro hakkında uzmanlardan önemli açıklamalar gelmeye devam ediyor. Maltepe Özel Ersoy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Ebru Hacer İnan, ilacın tip 2 diyabet, kilo kontrolü ve metabolik karaciğer yağlanması tedavisinde olumlu sonuçlar sağlayabildiğini belirtti. Ancak Mounjaro'nun yalnızca doktor değerlendirmesi sonrasında kullanılması gerektiğini vurgulayan İnan, bilinçsiz kullanımın istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Haftada bir kez uygulanan ilacın iştahı azaltıcı ve kan şekerini düzenleyici etkileri bulunduğunu ifade eden uzman isim, tedavi sürecinin mutlaka hekim gözetiminde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yan etkilerin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten İnan, düzenli kontrollerin tedavinin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3>Mounjaro Hangi Durumlarda Kullanılıyor?</h3>

<p>Uz. Dr. Ebru Hacer İnan, etken maddesi tirzepatid olan Mounjaro'nun haftada bir kez cilt altına uygulandığını belirtti.</p>

<p>İlacın kan şekerini dengelemeye yardımcı olduğunu ifade eden İnan, iştahı azaltması, tokluk hissini uzatması ve kilo kontrolüne katkı sağlaması nedeniyle uygun hastalarda tercih edildiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca bel çevresindeki yağlanmanın azalmasına destek olabileceğini, insülin direncinin düzelmesine katkı sunduğunu ve metabolik karaciğer yağlanması bulunan hastalarda olumlu sonuçlar sağlayabildiğini aktardı.</p>

<p>Tedavi sürecinde en sık görülen yan etkiler arasında bulantı, kusma, ishal, kabızlık, karın ağrısı, şişkinlik ve iştah azalmasının yer aldığını belirten İnan, bu belirtilerin çoğu zaman tedavinin ilk dönemlerinde görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Gebelik planlayanlar, emziren anneler, daha önce pankreatit geçirenler ile ciddi böbrek, karaciğer veya mide rahatsızlığı bulunan kişilerin ilacı kullanmadan önce mutlaka doktor değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini söyleyen İnan, doz artışlarının da yalnızca hekim kontrolünde yapılmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uz. Dr. İnan, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, ilacın tek başına kalıcı kilo kontrolü sağlamayacağını da sözlerine ekledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/zayiflama-ignesinde-yanlis-kullanim-tehlikesi-uzman-riskleri-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/zayiflama-ignesinde-yanlis-kullanim-tehlikesi-uzman-riskleri-anlatti.png" type="image/jpeg" length="32464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar Uyarıyor: Yaz Tatilinde Bunları Yapmak Çocukları Okuldan Soğutuyor]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/uzmanlar-uyariyor-yaz-tatilinde-bunlari-yapmak-cocuklari-okuldan-sogutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/uzmanlar-uyariyor-yaz-tatilinde-bunlari-yapmak-cocuklari-okuldan-sogutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatili çocuklar için özgürlük demek. Ancak velilerin tamamen iyi niyetle yaptığı bazı davranışlar, fark edilmeden çocukları etkileyebiliyor. Peki en sık yapılan yanlışlar neler?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatili denince akla dinlenmek, oyun oynamak ve ailece geçirilen keyifli zamanlar geliyor. Ancak uzmanlara göre bu dönemde anne-babaların farkında olmadan yaptığı bazı hatalar, çocukların hem gelişimini hem de yeni eğitim yılına hazırlığını olumsuz etkileyebiliyor. Peki yaz tatilini gerçekten verimli geçirmek için hangi davranışlardan kaçınmak gerekiyor? İşte birçok ebeveynin fark etmeden yaptığı ve çocukların motivasyonunu düşürebilen en yaygın hatalar...</p>

<h2>Tatili Okulun Devamı Gibi Görmek</h2>

<p><img alt="Yaz Tatili" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/07/yaz-tatili.jpg" width="1280" /></p>

<p>Birçok veli yaz tatilini eksikleri kapatma dönemi olarak görüyor. Elbette tekrar yapmak faydalı ancak sabah ders, akşam soru çözümü derken çocuklar için tatil kavramı anlamını yitiriyor. Çocukların dinlenmeye de ihtiyacı olduğunu unutmamak gerekiyor. Kısa tekrarlar ve düzenli kitap okuma, yaz tatilinde öğrenciler için saatlerce masa başında oturmaktan daha verimli olabilir.</p>

<h3>Artan Ekran Süresi</h3>

<p>"Nasıl olsa tatil" cümlesi bazen telefon ve tabletin gün boyu çocukların elinde kalmasına neden oluyor. Bir bakıyorsunuz, "Sadece yarım saat oynayacağım." diyen çocuk akşam yemeğine kadar ekranın başından kalkmamış. Yaz tatilinde teknolojik cihazlar tamamen yasaklanmak zorunda değil ama belli sınırlar koymak hem uyku düzeninib hem de fiziksel aktivitenin korunmasına yardımcı olur.</p>

<h3>Her Günü Etkinlikle Doldurmak</h3>

<p>Yüzme kursu, İngilizce dersi, spor, satranç, yaz okulu... Bunların hepsi tek başına harika olabilir. Ancak hepsini aynı yazın içine sığdırmaya çalışınca çocuklar bazen yetişkinlerden daha yoğun bir programa sahip oluyor. Oysa boş zaman geçirmek, arkadaşlarıyla oynamak ve hatta sıkılmak bile çocuk gelişiminin önemli bir parçası.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Rutinleri Tamamen Bırakmak</h3>

<p>Yaz tatili demek her şeyin tamamen plansız olması anlamına gelmiyor. Uyku saatlerinin çok geçmesi, kitap okumayı bırakmak ya da hiçbir sorumluluk vermemek çocukların okul açıldığında uyum sürecini zorlaştırabiliyor. Yaz tatilinde gün içinde küçük rutinler oluşturmak hem çocukların düzenini korur hem de yeni döneme daha kolay adapte olmalarını sağlar.</p>

<p>Yaz tatili mükemmel planlı veya plansız olmak zorunda değil. Birkaç güzel anı biriktirmek, bol bol eğlenmek, biraz dinlenmek, biraz öğrenmek yeter de artar bile. Çocuklar büyüdüklerinde yıllar sonra çözdükleri testleri değil, geçirdikleri mutlu yaz anılarını hatırlayacak. Zaten çocuklar için de bundan daha değerli bir yatırım var mıdır...</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/uzmanlar-uyariyor-yaz-tatilinde-bunlari-yapmak-cocuklari-okuldan-sogutuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/uzmanlar-uyariyor-yaz-tatilinde-bunlari-yapmak-cocuklari-okuldan-sogutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="35694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karnınız Sürekli Şişiyorsa Dikkat! Nedeni Sandığınızdan Farklı Olabilir]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/karniniz-surekli-sisiyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/karniniz-surekli-sisiyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karın şişliği neden olur? Gaz, kabızlık, beslenme alışkanlıkları ve çeşitli sağlık sorunlarının yol açabileceği karın şişliğinin nedenleri ve çözüm yollarını öğrenin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karın şişliği, karında dolgunluk, gerginlik veya genişleme hissiyle ortaya çıkan yaygın bir durumdur. Geçici ve zararsız nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi de olabilir.</p>

<p>Yaygın nedenler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Gaz birikmesi: Hızlı yemek yemek, gazlı içecek tüketmek veya fasulye, lahana, brokoli gibi gaz yapan besinler tüketmek bağırsaklarda gaz oluşumuna neden olabilir.</li>
 <li>Kabızlık: Dışkının bağırsaklarda birikmesi karında şişlik ve rahatsızlık hissi oluşturabilir.</li>
 <li>Hazımsızlık: Yağlı veya ağır yemeklerden sonra mide boşalmasının yavaşlaması şişkinliğe yol açabilir.</li>
 <li>Gıda intoleransları: Laktoz intoleransı, gluten hassasiyeti veya bazı besinlere karşı duyarlılık karın şişliğine neden olabilir.</li>
 <li>İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS): Karın ağrısı, şişkinlik, ishal veya kabızlıkla seyreden yaygın bir bağırsak hastalığıdır.</li>
 <li>Hormonal değişiklikler: Özellikle adet öncesi dönemde sıvı tutulumu nedeniyle karın şişebilir.</li>
 <li>Bağırsak enfeksiyonları: Virüs, bakteri veya parazit kaynaklı enfeksiyonlar şişkinlik ve ishale yol açabilir.</li>
 <li>Bazı ilaçlar: Antibiyotikler, demir takviyeleri ve bazı ağrı kesiciler bağırsak düzenini etkileyebilir.</li>
</ul>

<p>Daha ciddi nedenler arasında ise bağırsak tıkanıklığı, karaciğer hastalıkları, yumurtalık hastalıkları, mide veya bağırsak tümörleri gibi durumlar bulunabilir. Bunlar daha nadirdir ancak değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Şişkinliği azaltmak için şu öneriler faydalı olabilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yemekleri yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.</li>
 <li>Gazlı içecekleri azaltın.</li>
 <li>Gün içinde yeterli su tüketin.</li>
 <li>Düzenli yürüyüş veya hafif egzersiz yapın.</li>
 <li>Şişkinliğe neden olduğunu fark ettiğiniz besinleri bir süre azaltarak etkisini gözlemleyin.</li>
 <li>Kabızlık varsa lif tüketimini yavaş yavaş artırın.</li>
</ul>

<p>Aşağıdaki durumlarda ise vakit kaybetmeden bir doktora başvurmanız gerekir:</p>

<ul>
 <li>Karın şişliği aniden başladıysa ve şiddetliyse.</li>
 <li>Şiddetli karın ağrısı eşlik ediyorsa.</li>
 <li>Kusma, ateş veya dışkıda kan varsa.</li>
 <li>İstemsiz kilo kaybı yaşanıyorsa.</li>
 <li>Şişlik haftalarca devam ediyor veya giderek artıyorsa.</li>
 <li>Karın sertleşmiş ve dokunmakla ağrılı hale geldiyse.</li>
</ul></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/karniniz-surekli-sisiyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/07/karniniz-surekli-sisiyorsa-dikkat-nedeni-sandiginizdan-farkli-olabilir.png" type="image/jpeg" length="24338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apandisit Neden Olur? İlk Belirtileri Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/apandisit-neden-olur-ilk-belirtileri-ve-dikkat-edilmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/apandisit-neden-olur-ilk-belirtileri-ve-dikkat-edilmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apandisit neden olur? Apandisitin belirtileri, nedenleri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında merak edilen tüm detayları öğrenin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apandisit, kalın bağırsağın başlangıç kısmına bağlı bulunan apendiksin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. En yaygın neden, apendiksin iç kısmının tıkanmasıdır. Tıkanıklık sonrası bakteriler hızla çoğalır, iltihap gelişir ve tedavi edilmezse apendiks patlayabilir.</p>

<h3>Apandisitin Başlıca Nedenleri</h3>

<ul>
 <li>Dışkı taşının (sertleşmiş dışkı) apendiksi tıkaması</li>
 <li>Bağırsak enfeksiyonları sonrası gelişen şişlik</li>
 <li>Lenf dokusunun büyümesi</li>
 <li>Parazitler</li>
 <li>Nadir durumlarda tümörler</li>
 <li>Sindirilmemiş yabancı cisimlerin apendiksi tıkaması</li>
</ul>

<h3>Apandisit Belirtileri Nelerdir?</h3>

<p>Apandisit belirtileri genellikle aniden başlar. En sık görülen belirtiler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Göbek çevresinde başlayıp sağ alt karın bölgesine kayan ağrı</li>
 <li>İştahsızlık</li>
 <li>Mide bulantısı ve kusma</li>
 <li>Hafif ateş</li>
 <li>Karında şişkinlik</li>
 <li>Gaz çıkaramama</li>
 <li>Hareket ederken veya öksürürken artan karın ağrısı</li>
</ul>

<h3>Kimlerde Daha Sık Görülür?</h3>

<p>Apandisit her yaşta görülebilir ancak en sık <strong>10-30 yaş</strong> arasında ortaya çıkar. Kadın ve erkeklerde görülebilmekle birlikte erkeklerde biraz daha yaygındır.</p>

<h3>Tedavisi Nasıldır?</h3>

<p>Apandisit genellikle <strong>ameliyatla (apendektomi)</strong> tedavi edilir. Bazı erken vakalarda antibiyotik tedavisi uygulanabilse de, çoğu hastada iltihaplı apendiksin alınması en güvenli yöntemdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ne Zaman Hastaneye Gidilmeli?</h3>

<p>Sağ alt karın bölgesinde giderek şiddetlenen ağrı, ateş, bulantı ve kusma gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Patlayan apandisit, karın içine enfeksiyon yayılmasına neden olabileceği için acil müdahale gerektirir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/apandisit-neden-olur-ilk-belirtileri-ve-dikkat-edilmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 03:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/06/apandisit-neden-olur-ilk-belirtileri-ve-dikkat-edilmesi-gerekenlerr.png" type="image/jpeg" length="90066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürekli Telefon Kullananlar Dikkat! Boyun Düzleşmesinin En Büyük Nedeni Bu]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/surekli-telefon-kullananlar-dikkat-boyun-duzlesmesinin-en-buyuk-nedeni-bu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/surekli-telefon-kullananlar-dikkat-boyun-duzlesmesinin-en-buyuk-nedeni-bu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boyun düzleşmesi neden olur? Yanlış duruş, kas spazmı, stres, boyun fıtığı ve travmalar boyun düzleşmesine yol açabilir. Belirtileri, tedavi yöntemleri ve korunma yollarını öğrenin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boyun düzleşmesi neden olur?</strong> Boyun düzleşmesi (servikal lordozun azalması veya kaybolması), boynun normalde öne doğru olan doğal eğriliğinin azalması ya da tamamen kaybolmasıdır. Bu durum tek başına bir hastalık değil, altta yatan farklı nedenlerin sonucu olarak ortaya çıkabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Boyun düzleşmesinin en yaygın nedenleri</h3>

<p><strong>1. Yanlış duruş (Postür bozukluğu)</strong></p>

<ul>
 <li>Bilgisayar başında uzun süre çalışmak</li>
 <li>Telefonu sürekli aşağı eğilerek kullanmak ("text neck")</li>
 <li>Masa başında yanlış oturma alışkanlığı</li>
 <li>Uzun süre aynı pozisyonda kalmak</li>
</ul>

<p><strong>2. Kas spazmı</strong></p>

<ul>
 <li>Boyun kaslarının aşırı kasılması</li>
 <li>Ani hareketler</li>
 <li>Üşütme veya zorlanma</li>
 <li>Boyun tutulması</li>
</ul>

<p><strong>3. Travmalar</strong></p>

<ul>
 <li>Trafik kazaları (kamçı yaralanması)</li>
 <li>Düşme veya darbe</li>
 <li>Spor yaralanmaları</li>
</ul>

<p><strong>4. Omurga hastalıkları</strong></p>

<ul>
 <li>Boyun fıtığı</li>
 <li>Kireçlenme (servikal spondiloz)</li>
 <li>Disk dejenerasyonu</li>
 <li>Omurga eğrilikleri</li>
</ul>

<p><strong>5. Stres ve kaygı</strong><br />
Yoğun stres yaşayan kişilerde boyun ve omuz kasları sürekli kasılı kalabilir. Uzun süreli kas gerginliği zamanla boyun düzleşmesine katkıda bulunabilir.</p>

<h3>Belirtileri nelerdir?</h3>

<ul>
 <li>Boyun ağrısı</li>
 <li>Ense sertliği</li>
 <li>Omuz ve sırt ağrısı</li>
 <li>Baş ağrısı</li>
 <li>Boyun hareketlerinde kısıtlılık</li>
 <li>Kollara yayılan ağrı veya uyuşma (sinir basısı varsa)</li>
 <li>Baş dönmesi (her zaman boyun düzleşmesine bağlı değildir)</li>
</ul>

<h3>Kimlerde daha sık görülür?</h3>

<ul>
 <li>Masa başında çalışanlar</li>
 <li>Öğrenciler</li>
 <li>Bilgisayar ve telefon kullananlar</li>
 <li>Şoförler</li>
 <li>Hareketsiz yaşam süren kişiler</li>
</ul>

<h3>Tedavisi nasıl yapılır?</h3>

<p>Tedavi altta yatan nedene göre planlanır. Yaygın yöntemler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Fizik tedavi ve rehabilitasyon</li>
 <li>Duruş (postür) eğitimi</li>
 <li>Boyun kaslarını güçlendiren egzersizler</li>
 <li>Doktor önerisiyle ağrı kesici veya kas gevşetici ilaçlar</li>
 <li>Ergonomik çalışma düzeni</li>
 <li>Gerekli durumlarda ileri görüntüleme ve uzman değerlendirmesi</li>
</ul>

<p>Cerrahi tedavi, yalnızca ciddi sinir basısı veya omurga sorunlarının eşlik ettiği özel durumlarda düşünülür.</p>

<h3>Ne zaman doktora başvurulmalı?</h3>

<p>Aşağıdaki belirtilerden biri varsa bir <strong>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon</strong>, <strong>Ortopedi</strong> veya <strong>Beyin ve Sinir Cerrahisi</strong> uzmanına başvurmanız önerilir:</p>

<ul>
 <li>Şiddetli ve geçmeyen boyun ağrısı</li>
 <li>Kollarda güç kaybı veya uyuşma</li>
 <li>Denge bozukluğu</li>
 <li>İdrar veya dışkı kontrolünde sorun</li>
 <li>Travma sonrası gelişen boyun ağrısı</li>
</ul></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/surekli-telefon-kullananlar-dikkat-boyun-duzlesmesinin-en-buyuk-nedeni-bu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/06/surekli-telefon-kullananlar-dikkat-boyun-duzlesmesinin-en-buyuk-nedeni-bu.jpg" type="image/jpeg" length="90247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trombosit Yüksekliği Ne Anlama Geliyor? İşte En Yaygın Nedenler]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/trombosit-yuksekligi-ne-anlama-geliyor-iste-en-yaygin-nedenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/trombosit-yuksekligi-ne-anlama-geliyor-iste-en-yaygin-nedenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trombosit yüksekliği neden olur? Enfeksiyon, demir eksikliği, iltihap, kan hastalıkları ve diğer olası nedenler nelerdir? Trombosit yüksekliğinin belirtileri, riskleri ve tedavi yöntemleri hakkında merak edilenler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trombosit yüksekliği (trombositoz)</strong>, kandaki trombosit (platelet) sayısının normalin üzerine çıkmasıdır. Genellikle normal trombosit değeri <strong>150.000–450.000/µL</strong> arasındadır. Bunun üzerindeki değerler trombositoz olarak değerlendirilir.</p>

<p>Trombosit yüksekliğinin başlıca nedenleri şunlardır:</p>

<h3>1. Reaktif (Sekonder) trombositoz (En sık görülen neden)</h3>

<p>Vücudun başka bir duruma verdiği yanıttır.</p>

<ul>
 <li>Demir eksikliği</li>
 <li>Enfeksiyonlar (bakteriyel, viral veya mantar)</li>
 <li>İltihabi hastalıklar (romatizmal hastalıklar, iltihaplı bağırsak hastalıkları vb.)</li>
 <li>Yakın zamanda geçirilen ameliyat veya travma</li>
 <li>Kan kaybı</li>
 <li>Bazı kanser türleri</li>
 <li>Dalağın alınmış olması veya dalağın iyi çalışmaması</li>
 <li>İyileşme dönemindeki ağır hastalıklar</li>
</ul>

<h3>2. Primer (Esansiyel) trombositemi</h3>

<p>Kemik iliğinin trombositleri gereğinden fazla üretmesiyle oluşan daha nadir bir kan hastalığıdır. Bu durumda pıhtılaşma veya kanama riski artabilir.</p>

<h3>Belirtileri Nelerdir?</h3>

<p>Çoğu kişide hiçbir belirti görülmez ve rutin kan tahlilinde fark edilir. Ancak yüksek seviyelerde şu belirtiler ortaya çıkabilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Baş ağrısı</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Görme bozukluğu</li>
 <li>El ve ayaklarda yanma veya uyuşma</li>
 <li>Burun veya diş eti kanaması</li>
 <li>Kol ya da bacakta pıhtı oluşumu</li>
 <li>Nefes darlığı veya göğüs ağrısı (ciddi durumlarda)</li>
</ul>

<h3>Ne Zaman Tehlikelidir?</h3>

<ul>
 <li>Trombosit sayısının <strong>450.000'in üzerinde</strong> olması değerlendirme gerektirir.</li>
 <li><strong>600.000–800.000'in üzerindeki</strong> değerlerde nedenin araştırılması önemlidir.</li>
 <li><strong>1.000.000/µL'nin üzerindeki</strong> trombosit değerleri pıhtılaşma ve bazı durumlarda kanama riskini artırabileceğinden acil değerlendirme gerektirebilir.</li>
</ul>

<h3>Tedavi</h3>

<p>Tedavi, trombosit yüksekliğinin nedenine göre değişir:</p>

<ul>
 <li>Demir eksikliği varsa demir tedavisi uygulanır.</li>
 <li>Enfeksiyon varsa enfeksiyon tedavi edilir.</li>
 <li>İltihabi hastalıklar kontrol altına alınır.</li>
 <li>Kemik iliği kaynaklı bir hastalık saptanırsa hematoloji uzmanı tarafından ilaç tedavisi ve yakın takip planlanır.</li>
</ul>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/trombosit-yuksekligi-ne-anlama-geliyor-iste-en-yaygin-nedenler</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/06/trombosit-yuksekligi-ne-anlama-geliyor-iste-en-yaygin-nedenler.png" type="image/jpeg" length="72537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asya Kaplanı Sivrisineği Isırığı Nasıl Geçer?]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/asya-kaplani-sivrisinegi-isirigi-nasil-gecer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/asya-kaplani-sivrisinegi-isirigi-nasil-gecer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asya Kaplanı Sivrisineği ısırığı nasıl geçer? Belirtiler, Türkiye’de görüldüğü bölgeler ve doktora gidilmesi gereken durumlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Avcılar’da çocukların vücudunda oluşan büyük, kaşıntılı ve iltihaplı yaralar sonrası gözler Asya Kaplanı Sivrisineği’ne çevrildi. Peki Asya Kaplanı Sivrisineği nedir, ısırığı nasıl anlaşılır, kaşıntı ve şişlik evde nasıl hafifletilir? Türkiye’de hangi bölgelerde görülüyor, çocuklarda neden daha ağır cilt tepkileri ortaya çıkabiliyor? Isırık sonrası kızarıklık, yanma, su toplaması ya da akıntı oluşursa ne yapılmalı? Yaz aylarında artan sivrisinek şikayetleriyle beraber vatandaşlar, bu türün sıradan sivrisineklerden farkını ve sağlık kuruluşuna başvurulması gereken durumları araştırıyor.</p>

<h3>Asya Kaplanı Sivrisineği Nedir, Türkiye’de Nerelerde Görülüyor?</h3>

<p><img alt="Asya Kaplanı Sivrisineği Isırığı Nasıl Geçer" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/06/asya-kaplani-sivrisinegi-isirigi-nasil-gecer.webp" width="1280" />Bilimsel adı Aedes albopictus olan Asya Kaplanı Sivrisineği, siyah gövdesi ve beyaz çizgili görünümüyle tanınıyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre tür, Avrupa’da yayılımını sürdürüyor; 2025 haritasında Türkiye’de de yayılma kaydedilen ülkeler arasında yer aldı.</p>

<p>Türkiye’de yapılan akademik çalışmalarda Aedes albopictus türünün Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinde tespit edildiği, türün ülkedeki yayılım alanını yıllar içinde genişlettiği aktarıldı. 2023 tarihli çalışmada türün Türkiye’de ilk kez Trakya’da 2011’de, Doğu Karadeniz’de 2014’te, Ege’de ise 2018’de kayda geçtiği bilgisi yer aldı.</p>

<p>Asya Kaplanı Sivrisineği gündüz saatlerinde de ısırabilmesiyle biliniyor. Bu nedenle yalnızca gece değil, sabah ve akşam saatlerinde de temas yaşanabiliyor. Yaz aylarında sıcaklık, nem ve açıkta kalan durgun su kaynakları, sivrisineklerin çoğalmasına uygun ortam hazırlıyor.</p>

<h3>Isırık Belirtileri Ve Evde Uygulanabilecek Yöntemler</h3>

<p>Asya Kaplanı Sivrisineği ısırığı çoğu kişide kızarıklık, kaşıntı, şişlik ve yanma hissiyle ortaya çıkıyor. Hassas cilt yapısına sahip kişilerde, çocuklarda ya da kaşınan bölgelerde cilt tahrişi ve enfeksiyon riski artabiliyor. CDC, sivrisinek ısırığı sonrası bölgenin sabun ve suyla yıkanmasını, şişlik ve kaşıntıyı azaltmak için buz uygulamasını öneriyor.</p>

<p>Isırılan bölge temiz tutulmalı, kaşımaktan kaçınılmalı ve soğuk kompres kısa aralıklarla uygulanmalı. Mayo Clinic, kaşıntı için kalamin losyonu, antihistaminik krem ya da kortikosteroid içerikli kremlerin yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bu ürünler çocuklarda, hamilelerde ve kronik rahatsızlığı olanlarda doktor ya da eczacı önerisiyle kullanılmalı.</p>

<p>Şişliğin hızla büyümesi, yüksek ateş, nefes darlığı, yaygın döküntü, akıntılı yara, artan ağrı ya da günlerce kapanmayan cilt lezyonu görüldüğünde sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Kaşıma sonrası ciltte açılma meydana gelirse bakteriler bölgeye yerleşebilir ve iltihaplı yara gelişebilir. Bu nedenle çocuklarda tırnakların kısa tutulması, ısırık alanının temiz kalması ve bölgenin takip edilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sivrisineklerden korunmak için pencere sineklikleri, uzun kollu açık renkli kıyafetler, yetkili kurumların önerdiği sinek kovucular ve ev çevresindeki durgun suların kaldırılması öne çıkıyor. Saksı altlığı, kova, lastik, pet şişe ve açık kaplarda kalan su, sivrisinek larvaları için uygun alan oluşturabiliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/asya-kaplani-sivrisinegi-isirigi-nasil-gecer</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/06/asya-kaplani-sinegi-isirigi-nasil-gecer-belirtileri-nelerdir.webp" type="image/jpeg" length="84834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Folik Asit Kullananların Sayısı Artıyor! Sebebi Dikkat Çekti]]></title>
      <link>https://www.reflexhaber.com/folik-asit-kullananlarin-sayisi-artiyor-sebebi-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reflexhaber.com/folik-asit-kullananlarin-sayisi-artiyor-sebebi-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Folik asit neden kullanılır? Hamilelikten kansızlık tedavisine kadar birçok alanda kullanılan folik asidin faydaları ve eksiklik belirtileri merak ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun sağlıklı şekilde çalışabilmesi için ihtiyaç duyduğu vitaminlerden biri olan folik asit, özellikle hamilelik döneminde sıkça gündeme geliyor. B9 vitamini olarak da bilinen folik asit, hücrelerin yenilenmesinde ve DNA üretiminde önemli görevler üstleniyor. Uzmanlar, folik asit eksikliğinin çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Folik asit, kırmızı kan hücrelerinin üretiminden sinir sistemi fonksiyonlarına kadar birçok süreçte rol oynuyor. Bu nedenle doktorlar tarafından bazı dönemlerde takviye olarak kullanılması önerilebiliyor.</p>

<p>Özellikle gebelik planlayan kadınlar ve hamileler için büyük önem taşıyan folik asit, bebeğin gelişimi açısından kritik vitaminler arasında gösteriliyor.</p>

<h3>Folik Asit Ne İşe Yarar?</h3>

<p>Folik asit, vücutta yeni hücrelerin oluşumuna katkı sağlıyor. DNA ve RNA sentezinde görev alan bu vitamin, sağlıklı hücre bölünmesini destekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca kırmızı kan hücrelerinin üretimine yardımcı olarak kansızlık riskinin azaltılmasına katkıda bulunuyor. Sinir sistemi sağlığının korunmasında da önemli bir rol üstleniyor.</p>

<h3>Hamilelikte Neden Kullanılır?</h3>

<p><img alt="Folik Asit Kullananların Sayısı Artıyor! Sebebi Dikkat Çekti1" height="720" src="https://reflexhabercom.teimg.com/reflexhaber-com/uploads/2026/06/folik-asit-kullananlarin-sayisi-artiyor-sebebi-dikkat-cekti1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Folik asit en çok hamilelik dönemindeki önemiyle biliniyor. Uzmanlar, gebelik öncesinde ve hamileliğin ilk aylarında yeterli folik asit alınmasının bebekte oluşabilecek nöral tüp defekti gibi doğumsal sağlık sorunlarının riskini azaltabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Bu nedenle birçok kadın doğum uzmanı, hamile kalmayı planlayan kadınlara folik asit takviyesi öneriyor.</p>

<h3>Folik Asit Eksikliği Belirtileri Neler?</h3>

<p>Folik asit eksikliği yaşayan kişilerde şu belirtiler görülebiliyor:</p>

<ul>
 <li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
 <li>Kansızlık</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Konsantrasyon sorunları</li>
 <li>Dilde hassasiyet ve kızarıklık</li>
 <li>Unutkanlık</li>
</ul>

<p>Uzmanlar, folik asit kullanımının mutlaka doktor önerisiyle yapılması gerektiğini belirtiyor. Gereğinden fazla veya bilinçsiz kullanılan vitamin takviyeleri farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.reflexhaber.com/folik-asit-kullananlarin-sayisi-artiyor-sebebi-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reflexhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reflexhaber-com/uploads/2026/06/folik-asit-kullananlarin-sayisi-artiyor-sebebi-dikkat-cekti.png" type="image/jpeg" length="66173"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
