Adalet Bakanlığı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından dijital mecralarda yayılan içeriklerle ilgili ülke çapında adli sürecin devreye alındığını açıkladı. Bakanlığın kamuoyuna duyurduğu bilgiye göre 81 ilde bulunan 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı arasında koordinasyon kuruldu ve başta Telegram olmak üzere sosyal medya ile diğer dijital mecralarda şiddeti öven, suçu ve suçluyu meşrulaştıran, korku ve panik oluşturmaya dönük içerik paylaşan, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayan kişiler hakkında işlemler başlatıldı. Açıklamada, dijital ortamlarda sanal devriye faaliyetlerinin etkin şekilde sürdürüldüğü, suç unsuru taşıdığı değerlendirilen paylaşımların kısa sürede tespit edildiği ve ilgili kişiler hakkında gözaltı ile arama dahil adli süreçlerin yürütüldüğü bildirildi. Böylece Kahramanmaraş’taki saldırı sonrası yayılan içeriklere karşı yalnızca yerel değil, ülke genelini kapsayan adli takip mekanizmasının işletildiği netleşti.
Bakanlığın Açıklamasında Hangi Detaylar Yer Aldı?
Bakanlığın açıklamasında, milletin huzur ve güvenliğinin korunması amacıyla 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı arasında gerekli koordinasyonun sağlandığı belirtildi. Metinde, Telegram başta olmak üzere sosyal medya ve diğer dijital mecralarda yayılan içeriklerin yakın takibe alındığı, şiddeti öven, suçluyu meşru gösteren, korku yayan ve halkı yanıltıcı bilgi içeren paylaşımlar için gerekli adli işlemlerin ivedilikle başlatıldığı ifade edildi. Aynı açıklamada, başsavcılıkların ilgili kolluk birimleriyle birlikte hareket ettiği ve suç teşkil eden içeriklere dönük incelemenin kesintisiz sürdüğü kaydedildi.
Sanal Devriye Ve Gözaltı Süreci Nasıl İşliyor?
TRT Haber’e yansıyan resmi açıklamaya göre dijital ortamlarda sanal devriye faaliyetleri aktif biçimde yürütülüyor. Bu çalışma kapsamında suç unsuru taşıdığı değerlendirilen içerikler kısa sürede belirleniyor ve paylaşımı yaptığı değerlendirilen kişiler hakkında gözaltı ile arama işlemleri dahil gerekli adli adımlar atılıyor. Bakanlık açıklaması, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından sosyal medyada dolaşıma giren içeriklerin yalnızca teknik takipte kalmadığını, doğrudan adli dosyalara da konu edildiğini ortaya koydu.