Ahbap Derneği'ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur'un Sulh Ceza Hakimliği ifadesi ortaya çıktı. Uğur ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaların belgeli karşılığı bulunduğunu, adalete güvendiğini, suçsuz olduğunu öne sürerek serbest bırakılmayı talep etti. Aralarında Uğur'un da olduğu 9 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sulh Ceza Hakimliği, adli kontrol tedbirlerinin yeterli denetimi sağlamayacağını değerlendirdi.
Soruşturmanın sevilen bir ismi kapsaması ile ifadenin kamuoyuna yansıması konuyu gündemin üst sıralarına taşıdı. Uğur'un hakimlik önündeki savunması, tutuklama sürecine dair ayrıntılarıyla dikkat çekti.
Oğuzhan Uğur İfadesinde Neler Söyledi?
Bir soruşturma büyürken tanınan bir ismin ifadesi merakı katlıyor. Herkes ne söyledi, nasıl savundu kendini sorusuna kilitleniyor. Dosyaya düşen her satır yeni bir tartışma başlatıyor. Gözler mahkeme koridoruna çevriliyor. Kamuoyu ifadenin ayrıntısını öğrenmek istiyor.
Oğuzhan Uğur ifadesinde üzerine atılı suçlamayı anladığını, önceki ifadelerini aynen tekrar ettiğini öne sürmektedir. Kendisine isnat edilen suçlamaların belgeli karşılığı bulunduğunu savunmaktadır. Söz konusu isnatlarla hakim karşısında olmaktan duyduğu şaşkınlığı dile getirmektedir. Adalete güvendiğini, suçsuz olduğunu ileri sürerek serbest bırakılmayı talep etmektedir.
Uğur ifadesinde savcılıkta bilirkişi raporunun internete sızdığını avukatının uyarısıyla öğrendiğini iddia etmektedir. Savcıya durumu ilettiğini, savcının önce böyle bir görselin uydurma olabileceğini söylediğini aktarmaktadır. Kısa süre sonra savcının sızan raporu elinde odaya döndüğünü öne sürmektedir. Söz konusu gelişmenin kendisini şaşırtmadığını dile getirmektedir.
Uğur, polislerin evine geleceğini öncesinde haberlerden öğrendiğini savunmaktadır. Savcılıktan ayrıldığında avukatına sosyal medya üzerinden tutukluluğa sevk edilip edilmediğini sorduğunu anlatmaktadır. Avukatının olumlu yanıt verdiğini iddia etmektedir. Tutuklu olduğunu internet haberlerinden öğrendiğini, durumun trajikomik olduğunu ifade etmektedir.
Uğur, programlarında sıkça bu tarz şikâyetleri dile getirdiği için konuya uzaktan aşina olduğunu belirtmektedir. Aynı olayları birebir yaşamanın kendisini üzdüğünü savunmaktadır. Adalete güvendiğini yineleyerek suçsuzluğunu ileri sürmektedir. Serbest bırakılma talebini ifadesinin sonunda tekrarlamaktadır.
Sulh Ceza Hakimliği kararında Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Ersin Gökgün, Fatih Eke, Gülgün Öztürk, Hüseyin Küçük, Muharrem Karataş, Oğuzhan Uğur, Suzan Düşküner Mintaş'ın "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" ile "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçlarından tutuklamaya sevk edildiği belirtilmektedir. Kararda kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller sıralanmaktadır. Şüpheli ifadeleri, telefon inceleme tutanakları, arama el koyma tutanakları delil olarak gösterilmektedir. Dosyada delillerin tamamen toplanmamış olması da gerekçeler arasında yer almaktadır.
Soruşturmada delillerin toplanma sürecinin tamamlanmasıyla iddianamenin şekilleneceği öngörülmektedir. Tutuklanan şüphelilerin savunmalarına ilişkin yeni gelişmelerin önümüzdeki günlerde dosyaya yansıması beklenmektedir.