Altın ve gümüş piyasasında son dönemde yaşanan sert yükselişler ve ani geri çekilmeler yatırımcıların odağında yer alıyor. Ons ve gram altındaki hızlı artış sonrası gelen düşüşler, özellikle küçük yatırımcıların karar sürecini zorlaştırdı. Küresel piyasalarda ABD enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili olurken, iç piyasada da gram altın rekor seviyeleri test etti. TGRT Haber canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan ekonomist Sefer Humar, emtia piyasalarındaki hareketliliğin sürebileceğini belirtti. Humar, yükselişlerin uzun süre düzeltme olmadan gerçekleştiğine dikkat çekerek belirli dönemlerde geri çekilmelerin görülebileceğini ifade etti. 2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde ise Türk lirası faiz ve para piyasası fonlarının öne çıkabileceğini dile getirdi. Açıklamalar, “Altın fiyatları daha ne kadar yükselecek?” ve “8 bin liradan alanlar ne yapmalı?” sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Altın Ve Gümüşte Dalgalanma Sürecek Mi?
Sefer Humar, altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişlerin düzeltme hareketi olmadan gerçekleştiğini belirtti. Ons ve gram bazında sert çıkışların ardından zaman zaman geri çekilmelerin görülebileceğini ifade eden Humar, emtia piyasalarında dalgalanmanın devam edebileceğini söyledi. Özellikle kısa sürede yaşanan sert artışların ardından kâr satışlarının gündeme gelebildiğini dile getirdi.
2026’da Türk Lirası Vurgusu
2025 yılını “TL yılı” olarak tanımladığını hatırlatan Humar, 2026’da da Türk lirası faiz ve para piyasası fonlarının değerlendirilebileceğini belirtti. Yüksek faiz ortamında TL enstrümanlarının yatırımcı açısından alternatif oluşturduğunu ifade eden Humar, portföylerde sınırlı miktarda altın ve döviz bulundurulabileceğini ancak ağırlığın TL tarafında olabileceğini aktardı. Döviz ve konut yatırımlarının son yıllarda istenen performansı göstermediğine de değindi.
8 Bin Liradan Altın Alanlar Ne Yapmalı?
Gram altını 8 bin lira seviyesinden alan yatırımcıların durumuna da değinen Humar, altının uzun vadeli bir yatırım aracı olarak görüldüğünü söyledi. Hızlı yükseliş dönemlerinde piyasayı yakından takip etmeden hareket edilmemesi gerektiğini belirten Humar, altının bazı yatırımcılar için tasarruf ve ihtiyaç anında bozdurulacak bir araç olarak tercih edildiğini ifade etti. 2026 yılında ise piyasadaki gelişmeler izlenmeden ani kararlar alınmaması gerektiğini dile getirdi.
Altın fiyatlarındaki seyrin küresel gelişmeler, merkez bankası politikaları ve enflasyon verileriyle şekillenmeye devam edeceği belirtiliyor.