Ahmet Davutoğlu, 29 Temmuz 2026’da kameraların karşısına geçip noktayı koyacaktır: Gelecek Partisi kepenkleri indirecektir. Yetkili kurullarla yapılan uzun toplantıların ardından alınan bu karar, Ankara kulislerinde bomba etkisi yaratacaktır. Davutoğlu’nun sunduğu temel gerekçe ise oldukça serttir: "Kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak."
Eski bir başbakanın liderliğinde kurulan bir partinin kendi isteğiyle kepenk indirmesi, Türk siyasi tarihinde eşine az rastlanır bir vaka. Ahmet Davutoğlu'nun "kirlenmiş siyasi iklim" vurgusu, sadece bir veda gerekçesi değil, aynı zamanda mevcut siyaset kurumuna çekilmiş sert bir rest niteliğinde. Siyaset sahnesinden bu şekilde çekilmek, unutulup gitmek yerine hafızalarda ilkesel bir duruş olarak kalma çabasının bir göstergesidir.
Gelecek Partisi Neden Feshedildi?
Kararın açıklanmasıyla birlikte "Gelecek Partisi neden kapandı?" ve "Milletvekillerine ne olacak?" soruları havada uçuşmaya başlayacaktır. 12 Aralık 2019’da büyük iddialarla kurulan, güçlendirilmiş parlamenter sistem ve hukuk devleti söylemleriyle yola çıkan bir hareket için bu tam anlamıyla radikal bir havlu atma biçimi olacaktır. Davutoğlu’na göre bu bir geri çekilme değil, tamamen ilkesel bir duruştur.
2019 sonundaki iddialı çıkışı ve Altılı Masa sürecindeki anahtar rolünü düşündüğümüzde, bu kapanış kararı Gelecek Partisi için trajik bir final. Sistemdeki kutuplaşma ve baraj baskısı, iddialı akademik/bürokratik kadrolarla kurulan bu tip hareketlerin kitlelerle buluşmasını zorlaştırdı. Davutoğlu buna "geri çekilme değil, ilkesel duruş" dese de, kamuoyu bunu merkez sağda bir projenin daha tıkanması olarak okuyacaktır.
Partinin tüzel kişiliği sona ererken gözler doğrudan TBMM çatısı altındaki vekillere çevrilecektir. Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ duruma açıklık getirecektir. Gelecek Partisi kontenjanından Meclis’e giren dört milletvekili, yollarına bağımsız olarak Yeni Yol Grubu çatısı altında devam edecektir. Yani Meclis'teki sandalye dağılımı ve grup çalışmaları bu formülle korunmuş olacaktır.
İşin parlamento boyutunda ise pragmatik bir çözüm devreye sokulmuş durumda. Parti tabelası iniyor ama meclisteki temsil ve denge mekanizması Yeni Yol Grubu üzerinden korunuyor. Selçuk Özdağ'ın hızlı hamlesi, vekillerin boşa düşmesini önlerken, grubun TBMM'deki fonksiyonel gücünü de elde tutmayı başardı. Parti kapansa da fikirlerin ve muhalefet görevinin Meclis çatısı altında sürdürülmek istenmesi rasyonel bir adım.