Şarkıcı Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma, ortaya çıkan yeni iddialarla yeniden gündeme geldi. Olayın ilk anlarında ölümün kaza olabileceği değerlendirilirken, ilerleyen süreçte tanık ifadeleri, suç duyuruları ve adli işlemler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. "Güllü'yü kızı mı öldürdü?" sorusu da bu gelişmeler nedeniyle en çok araştırılan başlıklardan biri haline geldi.
Arabesk müziğin güçlü seslerinden Güllü’nün Çınarcık’taki evinden düşerek hayatını kaybetmesi ilk gün "talihsiz bir kaza" olarak algılanmıştı. Ancak yüksekten düşme vakalarında adli kolluk güçlerinin ve savcılığın dosyayı hemen kapatmaması son derece kritik bir hukuki prosedürdür. Nitekim aradan geçen zaman ve dosyaya giren çelişkili ifadeler, olayın basit bir ev kazası olma ihtimalini giderek zayıflatıp adli soruşturmayı çok daha karanlık ve karmaşık bir noktaya taşıdı.
Güllü'yü Kızı Mı Öldürdü? Ne Oldu?
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilerde Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında çeşitli iddialar yer aldı. Buna karşın iddiaların tamamı yargı sürecinin konusu oldu. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadan herhangi bir kişinin suçlu ilan edilmesi hukuken mümkün değildir. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller ve ifadeler adli makamlar tarafından değerlendirilmektedir.
Bir polis-adliye habercisi olarak altını kalın çizgilerle çizmeliyim ki; kamuoyunda devasa bir infial yaratan bu tarz aile içi trajedi dosyalarında sosyal medya mahkemeleri hemen kuruluyor. Oysa Türk Ceza Kanunu ve anayasal ilkeler gereği "masumiyet karinesi" esastır. İddialar ve suçlamalar ne kadar ağır olursa olsun, mahkeme tarafından kesinleşmiş bir hüküm verilmedikçe hiç kimse "suçlu" ilan edilemez. Gazetecilik etiği de tam olarak bu hassasiyeti korumayı gerektirir.
Güllü'yü Kızı Mı Öldürdü? Soruşturmada Hangi Gelişmeler Yaşandı? Olayın ardından yürütülen soruşturmada yeni tanık ifadeleri dosyaya girmeye devam ediyor. Gelişmeleri takip edenler, olayın nasıl yaşandığını ve adli sürecin hangi aşamada olduğunu merak ediyor. Soruşturma ilerledikçe resmi açıklamalar yakından izleniyor.
Olayın yaşandığı günden bu yana kamuoyundaki merakın hiç azalmaması, sanatçının halktaki karşılığı kadar olayın muammalarla dolu olmasından kaynaklanıyor. Savcılığın yürüttü gizlilik kararı çerçevesindeki adımları, basına yansıyan her yeni beyanla birlikte olayın seyrini değiştirmeye devam ediyor.