Hantavirüs vakaları Mayıs 2026'da Atlas Okyanusu'nda seyreden MV Hondius isimli yolcu gemisinde doğrulanmasının ardından yeniden gündeme taşındı. Dünya Sağlık Örgütü süreci düşük riskli olarak değerlendirmektedir. ABD, Arjantin, Şili, Almanya, Finlandiya ve Balkan ülkeleri dahil pek çok ülkede hantavirüs vakaları kayıtlara geçmektedir. Türkiye Sağlık Bakanlığı ise aktif pozitif vaka bulunmadığını açıkladı.
"Türkiye'de hantavirüs var mı?" sorusu kısa sürede arama motorlarının üst sıralarına yükseldi. Gemiden ayrılan yolcuların farklı ülkelere dönmesi nedeniyle temaslı takibi genişletilmekte, Türkiye vatandaşlarının da temaslı listesinde bulunduğu aktarılmaktadır.
Hantavirüs Türkiye'de Var mı? Gemi Vakası Sonrası Ne Biliniyor?
Gemiden gelen haberler kaygıyla takip ediliyor. Üç ölüm açıklanıyor. Farklı ülkelere dönen yolcular konuşuluyor. Türkiye'de vaka var mı diye arama yapılıyor. Hantavirüs temel taşıyıcısı kemirgenler olan zoonotik bir virüs olmaktadır. İnsanlara çoğunlukla fare idrarı veya dışkısıyla kirlenen ortamlar üzerinden bulaştığı bildirilmektedir. Akciğer ve böbrek sistemini etkileyen ağır tablolar oluşturabilmektedir.
Amerika kıtasında Arjantin, Şili, Brezilya, Kanada ve ABD'de düzenli vaka bildirimi yapılmaktadır. Avrupa'da Almanya, Finlandiya, Hollanda, Fransa ve Balkan ülkelerinde vakalar kayda geçmektedir. Asya bölgesinde Çin, Japonya, Güney Kore ve Rusya öne çıkan ülkeler arasında bulunmaktadır.
Türkiye'de hantavirüsün ilk doğrulanmış salgını 2009 yılında Zonguldak-Bartın hattında kayıtlara geçti. 2009-2025 döneminde toplam 336 olgu ve 15 ölüm kaydedildiği aktarılmaktadır. Sağlık Bakanlığı Mayıs 2026 itibarıyla aktif pozitif vaka bulunmadığını açıklamıştır.
MV Hondius gemisinde vaka sayısı artmış, üç ölüm bildirilmiştir. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri süreci "3. seviye acil durum" koduyla takip etmektedir. Yetkililer halk açısından riskin düşük kaldığını bildirmektedir. Dünya Sağlık Örgütü küresel yayılım riskinin sınırlı olduğunu açıklamıştır.
Sağlık uzmanları kapalı alanlarda kemirgen teması bulunan ortamlarda dikkatli olunması gerektiğini belirtmektedir. Fare dışkısı ve idrarıyla temas edilen bölgelerde hijyen önlemleri önerilmektedir. Uzun süre kapalı kalan depolar ve kırsal alanlar riskli bölgeler arasında değerlendirilmektedir. Temaslı takibi süreci sonuçlandığında uluslararası sağlık kurumlarının ek değerlendirme yapması beklenmektedir.