Kedilerin çıkardığı mırıldama sesi, hem iletişim hem de fizyolojik bir tepki olarak değerlendirilir. Genellikle mutluluk ve rahatlama ile ilişkilendirilse de, mırıldama her zaman yalnızca keyifli anlarda ortaya çıkmaz. Kediler bu sesi yavruluk döneminden itibaren kullanmaya başlar. Anne kedi ile yavrular arasındaki bağın güçlenmesinde önemli bir rol oynar. Yetişkinlik döneminde ise hem insanlarla hem de diğer hayvanlarla iletişim aracı olarak devam eder.
Kediler çoğunlukla sevilirken, okşanırken ya da huzurlu bir ortamda dinlenirken mırıldar. Bu durum, kendilerini güvende ve rahat hissettiklerinin göstergesi olarak kabul edilir. Sahipleriyle kurdukları bağın bir işareti olabilir.
Kendini Sakinleştirme Mekanizması
Araştırmalar, kedilerin stresli ya da ağrılı durumlarda da mırıldayabildiğini göstermektedir. Veteriner ziyaretlerinde ya da yaralanma sonrasında mırıldama görülebilir. Uzmanlar, mırıldamanın kediler için bir tür kendini yatıştırma yöntemi olabileceğini belirtmektedir.
Yavru kediler, annelerine yerlerini belli etmek için mırıldar. Yetişkin kediler ise sahiplerine açlık, ilgi ya da temas isteğini göstermek için bu sesi kullanabilir.
Mırıldamanın titreşim frekansının kemik ve doku iyileşmesine katkı sağlayabileceğine dair bazı araştırmalar bulunmaktadır. Bu nedenle mırıldama, yalnızca bir ses değil aynı zamanda biyolojik bir süreç olarak da değerlendirilmektedir.
Kedilerin mırıldaması tek bir nedene bağlı değildir. Hem duygusal hem de fiziksel durumlarını ifade etmenin doğal bir yolu olarak ortaya çıkar.