Teknoloji

Yapay zekada 'dijital şiddet' tehlikesi: Rızasız görseller

Yapay zeka teknolojileri, görsel ve metin üretiminde hızla ilerlerken etik ve toplumsal sınırları zorluyor. Doç. Dr. Şafak Etike, 'Karşı karşıya olduğumuz şey, dijital şiddetin otomasyonu ve kitleselleşmesidir' diyerek, özellikle kadın ve çocuk bedenlerinin rızasız manipülasyonunun taşıdığı riskleri 24 Saat'e anlattı.

Yapay zekanın görsel ve metin üretimindeki hızlı ilerlemesi, mahremiyet ihlali ve dezenformasyon risklerini artırıyor. Uzmanlar, teknolojinin kötüye kullanımının basit bir 'teknolojik yaramazlık' olmadığını, toplumsal ve politik sonuçları olan bir kriz olarak değerlendirmeye çağırıyor. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü'nden Doç. Dr. Şafak Etike, 'Bir çocuğun veya kadının görüntüsünü alıp pornografik bir bağlama sokmak sadece verinin kötüye kullanımı değildir. Kişinin varoluşsal bütünlüğüne yapılmış bir saldırıdır' diyerek sorunun derinliğine dikkat çekiyor.

Yapay zeka ile manipüle edilen içeriklerin yalnızca bireysel sonuçlar doğurmadığını, politik ve ekonomik etkilerinin de bulunduğunu kaydeden Etike, hakikat rejiminin sarsıldığı bir ortamda sahte içeriklerle kamuoyunun yönlendirilmesinin mümkün olduğunu söyledi.

'Asıl odaklanmamız gereken, bu içeriklerin viral hale gelmesini sağlayan ve ekonomik kazanç elde eden platform mimarisidir'

Etike, mevcut hukuki düzenlemelerin yetersiz olduğunu ve sorumluluğun yalnızca içerik üreten bireylere yüklenmemesi gerektiğini vurgulayarak 'Asıl odaklanmamız gereken, bu içeriklerin viral hale gelmesini sağlayan ve ekonomik kazanç elde eden platform mimarisidir. Platformların denetimsizliği, onları bu suçun zımni ortağı hâline getiriyor' dedi.

Teknik önlemlerin önemine de dikkat çeken Etike, dijital içeriklerin kaynağının izlenebilir olmasının ve yapay zeka ile üretilen içeriklerde dijital filigran kullanımının bir yurttaşlık hakkı haline gelmesi gerektiğini belirtti. Etike, ayrıca teknoloji şirketlerinin algoritmalarının kamusal denetime açılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

'Geleceğimizi teknoloji şirketlerinin vizyonuna mı terk edeceğiz yoksa hakikati merkeze alan bir düzen mi kuracağız'

Etike, teknolojinin tarafsız olmadığını, tasarımın değer yargılarını ve ticari motivasyonları yansıttığını hatırlatarak, 'Bir sistemi tasarlarken olası kötüye kullanım senaryolarını öngörmek zorunluluktur. Platformlar, bugün sadece içerik taşıyan araçlar değil, neyi nasıl göreceğimize karar veren yayıncılardır. Yaydıkları içerikten ve toplumsal maliyetten doğrudan sorumlu tutulmalıdır' diye konuştu.

Son olarak Etike, yapay zeka tartışmasının teknik bir mesele olmanın ötesinde politik bir tartışma olduğuna dikkat çekerek 'Geleceğimizi teknoloji şirketlerinin vizyonuna mı terk edeceğiz yoksa insan onurunu ve hakikati merkeze alan bir düzen mi kuracağız?' sorusunu gündeme getirdi.