Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, kızı H.K.G.'nin küçük yaşta Kadir İstekli ile dini nikâh adı altında evlendirilmesine ilişkin çocuğun cinsel istismarı davasında 19 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, Kadir İstekli'ye çocuğun nitelikli cinsel istismarından 21 yıl, zincirleme cinsel saldırı suçundan 15 yıl olmak üzere toplam 37 yıl hapis cezası vermişti. 18 Haziran 2026'da gelen yeni gelişmede, Gümüşel, avukatlarının sağlık durumunu gerekçe göstererek yaptığı itiraz üzerine ev hapsi ile yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı. Tahliye kararı, hapis cezasının ortadan kalkması anlamına gelmiyor; yargılama süreci sürüyor.
Gümüşel'in adı, sağlık gerekçesiyle verilen tahliye kararı sonrası yeniden araştırılmaya başlandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 9 Nisan 2026 tarihinde verdiği kararla hükmü bozmuştu. Bu bozma sürecinin ardından verilen tahliye kararı, davayı gündemin üst sıralarına taşıdı.
Yusuf Ziya Gümüşel Davası ve Tahliye Kararının Ayrıntıları
Yıllar önce başlayan dosya, her yeni kararla yeniden ağır bir hafızayı açıyor. Bir çocuğun korunması gerekirken yaşadığı süreç, mahkeme salonlarında uzun bir yargılamaya dönüşüyor. İsimler tekrar gündeme geliyor. Kararlar, itirazlar, tahliye haberleri aynı dosyanın parçaları olarak izleniyor.
İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı H.K.G.'nin 6 yaşından itibaren cemaat mensubu ve komşuları Kadir İstekli tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı; 13 yaşında bu kişiyle nişanlandırılıp 14 yaşında evlendirildiği; 17 yaşında anne olduğu ve 18 yaşında resmi nikahı kıyıldığı, H.K.G.'nin 2021 yılında boşandıktan sonra cinsel istismar davası açmasıyla ortaya çıktı.
İlk yargılama sürecinde İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında hapis cezaları kurdu. Mahkeme, Yusuf Ziya Gümüşel'e 19 yıl 9 ay hapis cezası verirken Kadir İstekli'ye çocuğun nitelikli cinsel istismarından 21 yıl, zincirleme cinsel saldırı suçundan 15 yıl olmak üzere toplam 37 yıl hapis cezası hükmetti. Mahkeme, mağdur çocuğun yaşını, aile içindeki konumu, sanıkların eylemdeki rolünü değerlendirdi.
Yargıtay, elde edilen ses kayıtlarının delil niteliğinin yeterince değerlendirilmediğini, H.K.G.'nin yaşına ilişkin resmi kayıtların eksik incelendiğini, HTS kayıtlarının değerlendirilmediğini, bazı tanıkların dinlenmediğini belirterek hükmü bozdu. Dosya yeniden incelemeye alındı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, sağlık raporları ile Adli Tıp Kurumu'na başvurulmuş olması ve tüm evrak içeriği birlikte değerlendirilerek tutukluluk yerine adli kontrol altına alınmasının yeterli olacağı kanaatiyle Gümüşel'in ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Kararda itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.
Tahliye kararı beraat anlamına gelmemektedir. Gümüşel hakkındaki yargılama süreci devam etmektedir. Adli kontrol, kişinin cezaevinde kalmaması sonucunu doğururken hukuki statüyü değiştirmemektedir. H.K.G., kendisini yalanlayan ailesini de istismara göz yummakla suçlamıştı. Dosya, çocuk istismarı suçlarında aile bireylerinin sorumluluğu bakımından önemli tartışma yaratmaya devam etmektedir.
Yargıtay'ın bozma kararı sonrası yeniden ele alınan dosyanın yerel mahkemede görülmesiyle sürecin sonraki aşamasının netleşmesi bekleniyor. Tahliye kararına itiraz yolunun açık tutulması, dosyanın farklı hukuki adımlarla ilerleme ihtimalini canlı tutuyor.