İş ve Ekonomi

Kart Borcunda Kritik Eşik Aşıldı: Yasal Takipte 6 Yıl Sonra İlk

Kredi kartlarında batık oranı 6 yıl sonra yüzde 5 eşiğini aştı. İhtiyaç kredilerinde takip oranının 9 yılın zirvesine çıkması ve borçlardaki artışa dair detayları haberimizde aktardık.

Bireysel kredi kartlarında yasal takip oranı, geçen hafta 6 yıl sonra ilk kez yüzde 5 eşiğini aştı. Pandemi dönemi olan Temmuz 2020’den sonra ilk defa bu seviyenin üzerine çıkıldı. İhtiyaç kredilerinde takip oranı yüzde 5,7 ile 9 yılın zirvesine yükseldi. Kredi borçlarındaki hızlı artış, hane bütçesindeki baskıyı daha görünür hale getirdi.

Yüksek enflasyon, gelir kaybı, artan faiz maliyetleri kredi kartı ile ihtiyaç kredisi kullanımını büyütüyor. Son bir yılda bireysel kredi kartı borçları yüzde 48,3 artarak 3 trilyon 68 milyar TL’ye ulaştı. Aynı kalemde yasal takip hacmi yüzde 82,3 yükselişle 153,6 milyar TL oldu. İhtiyaç kredisi tarafında da benzer bir bozulma yaşanıyor.

Kredi Kartlarında Batık Oranı Neden Yükseldi

Kart borcunu asgari ödeme ile çevirmeye çalışan haneler için hesap artık daha ağır ilerliyor. Market, kira, fatura, okul masrafı, ulaşım gideri aynı ekstrede birleşiyor. Ay sonunda gelen ödeme günü, gelirle borç arasındaki farkı daha sert hissettiriyor. Kredi kartındaki gecikme, bu yüzden yalnızca bankacılık verisi olarak kalmıyor.

Bireysel kredi kartlarında yüzde 5 eşiğinin aşılması, ödeme güçlüğünün daha geniş alana yayıldığını gösteriyor. Kredi kartı borçları yıl içinde hızla büyüdü. Takipteki alacak hacmindeki artış ise borcun yalnızca kullanılmadığını, geri ödemede zorlanma yaşandığını ortaya koyuyor. Bankacılık verilerinde kart borcu tarafındaki kırılma öne çıkıyor.

İhtiyaç kredilerinde tablo daha ağır ilerliyor. Takip oranı yüzde 5,7 seviyesine çıkarak 2017’den beri görülen en yüksek düzeye ulaştı. Son bir yılda ihtiyaç kredisi hacmi yüzde 48,1 artışla 2 trilyon 413 milyar TL oldu. Takipteki ihtiyaç kredisi hacmi de yüzde 68,3 artarak 136,6 milyar TL’ye çıktı.

Vatandaşın krediye yönelmesinde hayat pahalılığı belirleyici rol oynuyor. Temel harcamalar gelir artışının üzerinde seyrederken nakit açığı kart borcu ile kapatılıyor. İhtiyaç kredilerinde faizlerin yüzde 60’ı aşması maliyeti büyütüyor. Vergi yükü eklendiğinde kredi geri ödemesi daha ağır hale geliyor.

Toplam kredi piyasasında da takip oranı yükseliyor. Tüm kredilerde takip oranı yüzde 2,78 ile 4 yılın zirvesinde bulunuyor. Ticari kredilerde oran yüzde 2,18 seviyesine çıkarken KOBİ kredilerinde yüzde 3,61’e ulaşıyor. Bu görünüm, yalnızca bireysel borçlarda değil işletme tarafında da ödeme baskısı yaşandığını gösteriyor.

Kredi hacmindeki artış, takipteki alacakların yükselişiyle birlikte okunuyor. Son bir yılda toplam kredi hacmi yüzde 39,2 artışla 25,6 trilyon TL’ye yükseldi. Takipteki kredi hacmi ise yüzde 81,1 artışla 712,7 milyar TL’ye ulaştı. Borç büyürken gecikmeye düşen tutarın daha hızlı artması risk algısını güçlendiriyor.

Ticari kredilerde takipteki hacim 420,8 milyar TL olarak kayıtlara geçti. KOBİ kredilerinde takipteki tutar 250 milyar TL seviyesinde yer aldı. Küçük işletmelerde maliyet artışı, zayıflayan talep, finansmana erişim sorunu geri ödemeyi zorlaştırıyor. Kredi kartı ile ihtiyaç kredisi cephesindeki baskı, piyasadaki nakit sıkışıklığıyla aynı döneme denk geliyor.

Kredi kartlarında yüzde 5 eşiğinin aşılması, bireysel borçlanmada yeni bir alarm olarak değerlendiriliyor. İhtiyaç kredilerinde 9 yılın zirvesine çıkan takip oranı, gelir ile borç servisi arasındaki açığın büyüdüğünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde faiz maliyetleri, enflasyon seyri, ücret artışları, bankaların yapılandırma politikaları takipteki alacakların yönünü belirleyecek.