ABD’de kamu borcu, ülke ekonomisinin toplam büyüklüğünü aşarak yeni bir seviyeye çıktı. Son açıklanan veriler, borcun gayrisafi yurt içi hasıladan daha yüksek bir noktaya ulaştığını ortaya koydu. Uzun süredir artış eğiliminde olan kamu borcu, 31 Mart itibarıyla 31,27 trilyon dolara yükseldi. Aynı dönemde yıllık nominal GSYH ise 31,22 trilyon dolar olarak hesaplandı. Böylece borcun milli gelire oranı yüzde 100,2 seviyesine çıktı. Bu tablo, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ilk kez borcun ekonomiyi geçmesi anlamına geliyor.
Mali disiplin, bütçe açıkları ve faiz politikaları yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Ekonomistler, kamu harcamaları ile gelir dengesi arasındaki açığın büyümesinin uzun vadeli etkilerine dikkat çekiyor. Açıklanan oran, tarihsel ortalamanın oldukça üzerine çıkmış durumda. Kamu borcunun ekonomik büyüklüğü aşması, hem piyasalarda hem de uluslararası finans çevrelerinde yakından izleniyor. Önümüzdeki süreçte bütçe politikalarının nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.
Borç 31,27 Trilyon Dolara Yükseldi
Sorumlu Federal Bütçe Komitesi tarafından paylaşılan verilere göre, kamuya ait borç 31,27 trilyon dolara ulaştı. Ülkenin nominal GSYH’si ise 31,22 trilyon dolar olarak kayıtlara geçti. Komite Başkanı Maya MacGuineas, mevcut tabloyu güçlü bir alarm olarak değerlendirdi. Borcun tarihsel ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığını belirten MacGuineas, siyasi kararların ertelenmesinin tabloyu ağırlaştırdığını ifade etti. Borç oranının, İkinci Dünya Savaşı sonrası görülen yüzde 106 seviyesini aşabileceği belirtiliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings de artan borç yüküne ilişkin değerlendirmede bulundu. Kuruluş, yüksek bütçe açıklarının ülkenin kredi notu açısından risk oluşturduğunu bildirdi. Mali görünümün önümüzdeki yıllarda daha zorlu bir sürece girebileceği aktarıldı. Hükümet içi yükümlülükler dahil toplam brüt borcun yaklaşık 39 trilyon dolar seviyesinde olduğu kaydedildi. Uzmanlar, yükselen borcun faiz oranları ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceğini, ekonomik büyüme üzerinde yavaşlatıcı etki yaratabileceğini dile getirdi.





