Arafat’a çıkılması, hac ibadetinin en önemli rüknü kabul edilen vakfenin yerine getirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Hacı adayları Zilhicce ayının dokuzuncu gününde Arafat bölgesinde bulunarak dua etmektedir. İslam kaynaklarında “Hac, Arafat’tır” hadisiyle anlatılan vakfe ibadeti, haccın temel aşaması sayılmaktadır. Arafat vakfesi yapılmadığında hac ibadeti tamamlanmış kabul edilmemektedir.
Kurban Bayramı yaklaşırken “Arafata neden çıkılır?” sorusu yeniden gündeme gelmektedir. Hac hazırlıkları sürecinde Arafat’ın manevi yönü araştırılmaktadır. Vakfenin anlamı, Arafat’ın özelliği, dua vaktiyle ilgili bilgiler yoğun şekilde incelenmektedir. Özellikle arefe gününe yaklaşan dönemde arama motorlarında konuya ilişkin sorgular artmaktadır.
Arafata Çıkmanın Özelliği Nedir?

Milyonlarca insan aynı yerde buluşuyor. Beyaz ihramlar ovayı kaplıyor. Sessizlik aniden dualarla doluyor. Arafat günü, hac yolculuğunun en yoğun manevi anlarından biri olarak hissediliyor.
Arafat, Mekke yakınlarında bulunan kutsal bölge olarak bilinmektedir. Hac ibadetinin farz kabul edilen vakfe bölümü burada gerçekleştirilmektedir. Vakfe kelimesi “durmak” anlamı taşımaktadır. Hacı adayları belirlenen süre içerisinde Arafat sınırlarında bulunarak ibadet etmektedir.
İslam kaynaklarında Arafat’ın ayrı bir yeri bulunmaktadır. Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’ni Arafat’ta yaptığı aktarılmaktadır. Hac sırasında yapılan konuşmanın insan hakları açısından önemli mesajlar taşıdığı belirtilmektedir. Veda Hutbesi nedeniyle bölgenin manevi değeri daha da öne çıkmaktadır.
Arafat vakfesi arefe günü öğle vakti sonrasında başlamaktadır. Süre, Kurban Bayramı’nın ilk günü tan yeri ağarana kadar devam etmektedir. Hacı adaylarının kısa süreliğine dahi olsa Arafat sınırlarında bulunması gerekmektedir. Süre içerisinde vakfe yapamayan kişinin haccı geçerli sayılmamaktadır.
Vakfe sırasında dua edilmektedir. Tövbe edilmektedir. Zikirlerle ibadet sürdürülmektedir. Hacı adayları affedilme umuduyla ellerini semaya kaldırmaktadır. Kaynaklarda Arafat gününün bağışlanma günü olarak görüldüğü aktarılmaktadır.
Arafat bölgesi mahşer gününü hatırlatan yönüyle de bilinmektedir. Farklı ülkelerden gelen milyonlarca insan aynı kıyafetle aynı alanda toplanmaktadır. Sosyal statü farkı ortadan kalkmaktadır. İbadet sırasında yalnızca kulluk duygusu öne çıkmaktadır.
İslam alimleri Arafat’ın insanlık tarihi açısından sembolik anlam taşıdığını da aktarmaktadır. Bazı kaynaklarda Hz. Adem ile Hz. Havva’nın yeryüzünde burada buluştuğuna dair bilgiler yer almaktadır. Bölgenin “tanışma” ile “bilme” anlamlarıyla ilişkilendirildiği belirtilmektedir.
Arafat’tan sonra hacılar Müzdelife bölgesine geçmektedir. Hac ibadetinin sonraki aşamaları burada devam etmektedir. Vakfe sürecinin ardından Mina görevleri yerine getirilmektedir. Hac yolculuğunun merkezi aşaması ise Arafat vakfesi olarak kabul edilmektedir.




