İsrail Başbakanlık Konutu'nda uzun süre görev yapmış eski bir personel, Kanal 12'ye verdiği demeçte Sara Netanyahu ve oğlu Yair Netanyahu'yu personele kötü davranmak ve fiziksel şiddet uygulamakla suçladı. Kimliği "Y" rumuzuyla gizlenen eski çalışan, Batı Kudüs'teki konutta geçirdiği dönemi ayrıntılarıyla anlattı. Netanyahu ailesinden bu iddialara dair henüz bir yanıt paylaşılmadı.
İsrail Başkanının Ailesi Hizmetçiye Eziyet Ediyor!

Y'nin anlattıklarına göre Sara Netanyahu, konutta çalışan Doğu kökenli Yahudi ve yabancı uyruklu personele karşı ayrımcı bir tutum sergiliyordu. Temizlik standartlarını yetersiz bulduğu gerekçesiyle kendisini üç kez sertçe ittiğini öne süren eski çalışan, ileri derecede otistik bir çocuğu olduğunu söylediğinde Sara Netanyahu'nun "Ben ülkenin baş psikoloğuyum, sen ise otistiksin" diyerek hakaret ettiğini iddia etti.
Bu tür bir itirafın kamuoyuna yansıması kolay değil; bir devlet adamının evinde yaşananların yıllarca kapalı kapılar ardında kalması hiç şaşırtıcı değil. Anlatılanlar doğruysa, gücün gündelik hayata nasıl sızdığını gösteren çarpıcı bir örnekle karşı karşıyayız.
Eski çalışanın ifadesine göre konutta neredeyse askeri disiplinde bir temizlik rejimi uygulanıyordu: kuru temizlemeden gelen kıyafetler askıya asılmadan önce her askı tek tek siliniyor, halılara basmak yasaklanıyor, çöpe atılan eşyalar bizzat kontrol ediliyordu. Y, bir seferinde kuralı tam uygulayamadığı için Sara Netanyahu'nun Başbakan'a ait bir takım elbiseyi askıdan alıp yere fırlattığını, ardından oluşacak temizlik masrafını kendisinden talep edeceğini söylediğini aktardı. Yaklaşık 400 çift ayakkabının ıslak mendille tek tek silinmesi istenirken, elini ayakkabının içine sokan personelin azarlandığı da iddialar arasında.
Bu ayrıntılar okunduğunda akla ilk gelen soru şu değil aslında: kurallar ne kadar katıydı. Asıl çarpıcı olan, bu kadar küçük bir hata için bir çalışandan para talep edilebildiği iddiasının gündeme gelmiş olması. Bir ev sahibinin titizliği ile bir işverenin çalışana yansıttığı mali yük arasındaki çizgi, anlatılanlara bakılırsa oldukça belirsizleşmiş görünüyor.
İddialar yalnızca Sara Netanyahu ile sınırlı kalmıyor. Y, çiftin oğlu Yair Netanyahu'nun da çarşafların yıkanmadığı gerekçesiyle kendisini ittiğini ve bu şekilde fiziksel şiddet uyguladığını öne sürdü. Eski çalışan ayrıca uzun süre fazla mesaiye zorlandığını, bunun İsrail iş hukukuna aykırı olduğunu düşündüğünü de sözlerine ekledi.
İkinci kuşaktan gelen bu iddia, hikâyeyi tek bir kişinin davranış biçiminden çıkarıp bir hane kültürüne dönüştürüyor. Tek bir bireyin öfkesiyle açıklanabilecek bir durumdan çok, yıllar içinde yerleşmiş bir düzenin tarifi gibi okunuyor bu satırlar.
Haberin yayımlandığı sırada iddialara ilişkin bir yargı süreci bulunmuyor; anlatılanlar tamamen eski çalışanın beyanlarına dayanıyor. Netanyahu ailesi ya da Başbakanlık ofisi konuya dair resmi bir açıklama yapmadı.
Böylesi iddialar doğrulanana kadar temkinli okunmalı elbette, ama iddianın kendisi bile başbakanlık konutlarındaki çalışma koşullarının ne kadar denetime kapalı kalabildiğini hatırlatıyor. Sıradan bir çalışanın sesini duyurabilmesi için televizyon kanalına, üstelik kimliğini gizleyerek başvurması gerekmiş olması da başlı başına düşündürücü.





