Tüm tepkilere rağmen sokak hayvanlarına ilişkin yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Türkiye'nin birçok ilinden köpeklerin öldürüldüğüne dair görüntüler, tanıklıklar ve iddialar kamuoyuna yansımaya başladı. Hayvan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri, 'toplama' adı altında yürütülen uygulamaların, sokak köpeklerini fiilen yok etme pratiğine dönüştüğünü söylüyorlar. Son olarak Ankara Demetevler Metro İstasyonu'na sığınan 'Matmazel' isimli köpeğin dövülerek öldürülmesi, hayvanseverleri, 'insanım' diyen herkesi isyan eder noktaya getirdi. Ankaralı hayvanseverler ve HAYTAP Ankara Temsilcisi Zeynep Pehlivan, yaşanan hayvan katliamını, sokakların hayvansız bırakılmasını 24 Saat Gazetesi'ne anlattı:

Matmazell52

Hayvanlar katledilip, çöp kutularına atılıyor!

Kocaeli Gebze'de, İstanbul Kadıköy'de, Niğde'de, Gaziantep'te Konya, Antalya ve bazı Ege Bölgesi, İç Anadolu illerinde, Ankara Altındağ ve diğer ilçelerde örneklerinin sık sık medyaya yansıdığı kedi ve köpeklerin ilaçla öldürüldüğü, çöp kutularına, kazılan çukurlara atıldığı görüntüler hayvan severlerle birlikte toplumun genelinde tepkilere yol açtı.

Sokaklarda eylem yapılırken, sosyal medyada ise #HayvanKatliamı, #MatmazelİçinAdalet gibi etiketler binlerce paylaşımla gündem oldu. Bu tepkilere hukukçular ve siyasetçiler de katılarak, 'yasanın uygulamada ciddi hak ihlallerine yol açtığını' dile getirdiler.

Kara Sokak Hayvanı

'Mahalleli ona 'Kara' derdi'

Ankara Kalesi'nde tanık olduğu bir köpek toplanması olayını anlatan Nevin Aksoy adlı bir hayvansever, toplanan köpeklerin fotoğraflarını da paylaşarak, 'Çok üzgünüm. Nasıl kıyıyorlar bu sakin, savunmasız canlılara' dedi. Çocukluğunda yaşadığı bir köpek toplayıcısı ile bugünküleri kıyaslayan Nevin Aksoy, 'Kara' adını verdikleri köpeğin yakalanmadığını umarak şunları anlattı:

'Ah Kara, umarım kendine saklanacak bir yer bulmuşsundur, yetişemedim sana. Kara: Biz ona mahallede öyle dedik, ama sokağa atılmadan önce adı neydi acaba, belki Kontes belki de: Çok korkuyordu insanlardan, diğer köpeklerden, sürekli saklanır haldeydi, kuytularda. Mahalleli verirdi yemeğini, ancak uzaklaşırsak yemeye başlardı. Demem o ki; kimseye havlamadı bile ancak onu da götürmüşler 'kör köpekçiler'.'

Nakil Aracı Kale

'Kör Köpekçi'yi de anlattı

'Kör Köpekçi'nin ne demek olduğunu da şöyle anlattı Nevin Aksoy, 'Bundan elli yıl önce, benim çocukluğumda Karaman'da belediyenin çalışanı bir kör köpekçi vardı. Evet, gözünün biri kör, omzunda tüfek mahalle mahalle gezer sokak köpeklerini öldürürdü. Bizim Pırış (köpeğimiz) görmese de onu, mahalleye girdiğini sezer, hemen kendine saklanacak bir yer buluverirdi. Elli- altmış sene önceydi, değişti diye düşünürken bu zihniyetin ne yazık ki an azılılarının türediğini gördüm Ankara Kalesi'nde. Üç minibüs dolusu 'kör köpekçi' ellerinde uyuşturucu oklarıyla köpek avına çıkmışlardı. Sanki bir görev gereği değil de bu işten zevk alır bir halleri de vardı. Hiçbir şey yapamamanın, o savunmasız hayvanları koruyamamanın sızısını, acısını yaşıyorum hâlâ. Nasıl bir dünya bu...'

Karda, kışta her gün beslediği köpekler artık yok

Belgin Su, emekli bir vatandaş... Her sabah erkenden, kendi olanakları ile hazırladığı yiyecekleri sokağından başlayarak, ODTÜ ormanına kadar uzanan güzergâhta ne kadar kedi, köpek varsa besliyordu. Bunu istisnasız her gün yapıyordu.

Şimdilerde o da çok üzgün, artık orman dışındaki köpeklerin bulunmadığından, toplatılan köpeklerin nereyle götürüldüğünden, yaşayıp yaşamadıklarından habersiz.

Kendisi gibi başka hayvan severlerle birlikte buluşup, besledikleri hayvanların artık olmamasından şikâyetçi olan Su, şunları anlattı: 'Oran Mahallesi ve Atatürk Sitesi'nde yaşlı, sakat, aşılı, küpeli ve çoğu bizim tarafımızdan kısırlaştırılmış köpeklerimiz vardı. İyi muamele ve sevgi gördükleri için insana saldırmazlar, yer değiştirmezlerdi. Belli besleme noktalarımızda bizi beklerler yemeklerini yer giderlerdi.'

Kurtarılan Köpekler

'Rastgele atılan iğneler köpekleri öldürdü'

Çoğu belediye görevlileri tarafından rastgele iğne atılarak yakalandılar, kamyonetlere atılarak götürüldüler. Bizler elimizden geldiğince, evlat edinip, özel paralı barınaklara verdik. Hepsi alıştıkları ortamdan sevdiklerinden uzakta yaşıyorlar. Ama onlar yine de şanslı. Birçoğu da belediye görevlilerinin rastgele attıkları iğnelerin yaşamsal organlarına gelmesi ve organların iflas etmesi nedeniyle, iç kanamadan öldüler. Kurtaramadık.

Mahallemizde sahipli, tasmalı ama özgür dışarı çıkan, kendi bahçesinde gezen köpekleri bile yakaladılar.

'Kalan köpekler de korku içinde'

Artık mahallemizde hiç köpek kalmadı diyebiliriz. Kalan birkaç tanesi de korku içindeler, çünkü yaşananlara şahit oldular, arkadaşları alındı. Görevliler kalabalık ve acımasızca saldırdı. Geride kalan birkaç köpek de kamyonet görünce kaçıyor. Yemek noktasına gelmiyorlar, gece yemek arıyorlar. Ankara'da yapılan toplamada belediyeler ilkesiz, kuralsız ve acımasız davrandı.'

Şanslılar Kurtarıldılar

Götürülen köpeklerin adlarını tek tek saydı

Başka bir hayvansever de Neslihan Yapar. O da her gün hayvanları besleyen, onlara sahip çıkanlardan biri. Onun, tek tek köpek isimleri vererek anlattıklarına kulak verelim:

'Köpeklerimiz, sakin ve korkusuz oldukları için rahatlıkla yakaladılar. Fıstık götürülürken öldü. Bize ölüsünü bile vermediler. Beyaz'a nasıl davrandılarsa felç olmuş halde aldık veteriner kliniğinde uyutmak zorunda kaldık. Badem'le Kara'yı alıp, arsaya özel kafesli bir alan yaptırdık. Kara gece kaçmaya çalışırken, bacağı demire takıldığından asılı kalmış sabaha kadar kan kaybından öldü. Badem'i özel barınağa götürdük. Yaşıyor ama hapis, yalnız ve mutsuz.

Diğer gruptan birini de kayıp aldılar ve ne oldu bilmiyoruz. Paspas'ı ben aldım. Diğer iki köpek özel barınakta, yalnız ve mutsuzlar. 'Kötünün iyisi' diyoruz buna da.

'Sahipli köpeği bile uyuttular'

Benim Marsık adlı köpeğim sekiz yıldır dolaşır gelirdi evine. Boynunda tasması, tasmasında adı ve telefonum vardı. Kısır ve çipliydi. Komşum aradı, 'Marsık'ı kovalıyorlar' diye. Fırladım evden, benim olduğunu anlatmaya çalıştım, dinlemediler. Zaten iğneyi atmışlardı. Sitenin özel alanına ve bahçeme girdiler tüm uyarılarımıza rağmen. Mahallede bağıranlar, karşı çıkanlar oldu ama umurlarında değildi. Neyse ki köpeğim iyi saklanmış, uyandıktan sonra geldi evine. Artık özgürlüğü bitti. Sahipli, zararsız olmasına rağmen artık sadece tasma ile gezdirmek zorundayım. O da mutsuz ben de mutsuz:'

Matmazel Ölüm Protesto1

'Kısırlaştırmak için yakalayamıyorlarmış!'

Ankara sokaklarında hiç köpek kalmadığından yakınan HAYTAP Ankara Temsilcisi Zeynep Pehlivan, 'Daha önce belediyeler, 'kısırlaştırma için biz hayvanları yakalayamıyoruz. Bu nedenle popülasyon çok arttı' diyorlardı. Şimdi nasıl yakalayıp götürüyorlar. Demek ki yakalayabiliyorlarmış' diye tepki gösterdi.

Belediyelerin isteseler kısırlaştırma yoluyla popülasyonu kontrol altına alabileceklerinin görüldüğünü belirten Pehlivan, 'Belediyeler isteseler köpekleri yakalayabiliyorlarmış. Biz bunu görmüş olduk bu süreçte. İsteseler demek ki bu hayvanları kısırlaştırabilirler, popülasyonu kontrol altına alabilirlermiş. Öyle yapsalardı bugün bu sonuçları yaşamazdık' dedi. Ankara sokaklarının boş olduğundan, hiç köpek bulunmadığından şikâyet eden Pehlivan, 'Bu kadar köpeği toplayıp yaşatacakları bir alan da yok. Bu köpekler nerede? Bu hepimiz için çok büyük bir soru işareti' diye konuştu.

'Sağlıklı hayvan bakım evleri inşa edilmeli'

Ankara'daki barınakların sayısı konusunda güncel bir rakam veremeyeceğini, ancak daha önce yaptıkları araştırmalara göre barınak ve bakım evi sayısının yetersiz olduğunu da aktaran Pehlivan, zaten devletin, yöneticilerin yapması gerekenin de barınak değil, bakım evi inşa etmek olduğunu söyledi. Pehlivan, 'Yani orada hayvanlara sağlıklı şekilde hizmet verilebilmeli, uygun koşullarda kalabilmeleri sağlanmalıydı. Şu anda Ankara'da örneğin bir köpeğin aya kırılsa, sizce ne zaman ameliyat ediliyor, kaç belediyenin röntgen cihazı var. Yeterince, yetkin veteriner hekim var mı cerrahi operasyon yapabilecek? Bütün bu sorulara kimse yanıt veremiyor' dedi.

Matmazel

'Hayırsız Ada' örneği

Geçmişte köpeklerin katledildiği 'Hayırsız Ada' örneğini hatırlattığımız Pehlivan da 'Türkiye'nin her tarafını 'Hayırsız Ada' gibi yaptıklarını, köpeklerin toplatılıp öldürüldüğünü' söyledi. Kendilerinin hiçbir zaman köpeklerin sokaklarda sürüler halinde dolaşmasını savunmadıklarını, önerilerinin bugün nasıl toplandı ise köpeklerin toplanıp, kısırlaştırıldıktan sonra sokağa yeniden bırakılmaları olduğunu aktaran Pehlivan, kısırlaştırılan bu köpeklerin çocuklara da başkalarına da saldırmadığını hatırlattı. Köpeklerin sokaklarda insanlarla yaşayacak şekilde entegre edilmeleri gerekirken bunun yapılmadığının altını çizen Pehlivan, 'Bunun da tek bir insani çözümü vardı. O da kısırlaştırmaktı. Kısırlaştırıp, sosyal köpeklerin bu mahallelerde yaşamasına sağlamaktı. Ama yapmadılar' dedi.

Usta oyuncu Haldun Dormen hastaneye kaldırıldı: Sağlık durumu nasıl?
Usta oyuncu Haldun Dormen hastaneye kaldırıldı: Sağlık durumu nasıl?
İçeriği Görüntüle

'Kaçak hayvan girişi engellenmeli'

Diğer bir noktanın da ülkeye kaçak yollarla köpeklerin girmesinin devam etmesi, merdiven altı üretimin sürmesi ve insanların kendi hayvanlarını çiftleştirip sokağa salmaları olduğuna işaret eden Zeynep Pehlivan, 'Bunlar engellenmeden, ülkeye kaçak hayvan girişi engellenmeden baş edebilmek mümkün değil. Yazık, günah. Sessizce hayvanlar ölümü bekliyor. Bunlar sahiplendirilmeye teşvik edilmiyor. Çok uygunsuz koşullarda yaşamaya çalışıyor' diye konuştu.