Mizofoni, belirli seslere karşı olağan dışı düzeyde güçlü duygusal tepkiler verilmesiyle tanımlanan bir duyusal hassasiyet durumudur. Temmuz 2026 itibarıyla uzmanlar, mizofoninin bir "korku hastalığı" olmadığını, belirli seslerin kişide yoğun rahatsızlık, öfke, kaygı veya kaçınma davranışı oluşturduğunu ifade ediyor. sosyal medya paylaşımları ve sağlık içeriklerinde sıkça gündeme gelirken, mizofoni yaşayan kişilerin hangi seslerden etkilendiği de merak ediliyor. Uzmanlara göre rahatsızlığı tetikleyen unsurlar kişiden kişiye değişebilmekle birlikte, günlük yaşamda sık karşılaşılan insan kaynaklı sesler en yaygın tetikleyiciler arasında bulunuyor.
Mizofoni Neden Korkar? Korktuğu Şeyler Nelerdir?

Mizofoni yaşayan kişiler belirli seslerden kaçınmaya çalışıyor. Günlük yaşamdaki sıradan sesler yoğun rahatsızlık oluşturabiliyor. Tetikleyiciler kişiye göre değişiyor. Sosyal ortamlarda bu durum yaşam kalitesini etkileyebiliyor.
Uzmanların ortak değerlendirmesine göre mizofonide korkulan bir nesne veya olay bulunmamaktadır. Rahatsızlık, çiğneme, şapırdatma, yüksek sesle nefes alma, burun çekme, öksürme, boğaz temizleme ve yutkunma sesleri gibi belirli tetikleyicilere karşı gelişmektedir. kişide öfke, yoğun huzursuzluk, tiksinme, kaygı veya bulunduğu ortamdan uzaklaşma isteği oluşturabilmektedir.
Mekanik ve çevresel sesler de mizofoniyi tetikleyebilmektedir. Kalem tıklatılması, klavye sesi, saat tik takı, damlayan su, plastik poşet hışırtısı, fare tıklaması veya telefon bildirim sesleri hassasiyeti bulunan kişilerde benzer tepkilere neden olabilmektedir. Tetikleyici seslerin yüksek olması gerekmemektedir. Asıl belirleyici unsur, sesin kişi tarafından nasıl algılandığı olmaktadır.
Araştırmalar, mizofoninin yalnızca işitsel uyaranlarla sınırlı kalmayabileceğini göstermektedir. Çiğneme hareketini görmek, bacak sallanması veya sürekli tekrar eden hareketler de ses olmasa bile benzer rahatsızlık oluşturabilmektedir. görsel tetikleyicilerin de etkili olabileceğini ortaya koymaktadır.
Mizofoni yaşayan kişilerde ortaya çıkan tepki gerçek bir korkudan farklı işlemektedir. Uzmanlara göre beyin, tetikleyici sesi tehdit olarak algılayabilmekte ve "savaş veya kaç" tepkisini devreye sokabilmektedir. kalp atışında hızlanma, kas gerginliği, terleme, öfke hissi ve bulunduğu ortamdan uzaklaşma davranışı görülebilmektedir.
Mizofoninin kesin bir tedavisi bulunduğuna ilişkin bilimsel görüş birliği bulunmamaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, ses terapisi ve kişiye özel baş etme yöntemleriyle belirtilerin azaltılabildiği bildirilmektedir. Tetikleyici seslerin belirlenmesi ve günlük yaşamın buna göre düzenlenmesi de uygulanan yaklaşımlar arasında yer almaktadır.
Mizofoni, korkulan nesnelerden oluşan bir fobi değildir. Rahatsızlığın temel özelliği, belirli seslere veya bu seslerle ilişkili görsel uyaranlara karşı gelişen yoğun duygusal ve fiziksel tepkiler olarak tanımlanmaktadır. mizofonide asıl sorun korku değil, seçilmiş tetikleyicilere karşı gelişen aşırı hassasiyettir.




