Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşlerden birinin diğerine sürekli "Seninle evlendiğime pişmanım" şeklinde ifadeler kullanmasının boşanma davasında kusur olarak değerlendirileceğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, söz konusu sözlerin duygusal şiddet ile onur kırıcı davranış niteliği taşıdığına dikkat çekti. Karara göre bu ifadeler evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilecek. Verilen hüküm emsal nitelik taşıyor.
Yargıtay'ın kararı, boşanma davalarında sözlü ifadelerin kusur sayılıp sayılmayacağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Duygusal şiddetin hukuki karşılığına dair emsal niteliği, benzer davaları yakından ilgilendiriyor.
"Evlendiğime Pişmanım" Sözü Neden Kusur Sayıldı?
Bir evliliğin içinde söylenen sözler bazen kapanmayan yaralar bırakır. Sürekli tekrarlanan bir cümle, iki insan arasındaki bağı sessizce kemirir. Mahkeme kapısına taşınan dosyalarda o sözlerin ağırlığı ortaya çıkar. Merak büyür. Herkes kararın ayrıntısını öğrenmek ister.
Karara konu olayda, uzun süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift karşılıklı boşanma davası açmıştır. Kadın, eşinden psikolojik ile fiziksel şiddet gördüğünü öne sürmüştür. Evi terk ederek ailesinin yanına sığındığını anlatmıştır. Dilekçesinde eşinin borsa bağımlılığı nedeniyle aileyle ilgilenmediğini, sürekli telefon başında vakit geçirdiğini, sık sık pişmanlık ifadesi kullandığını aktarmıştır.
Kadın, eşinin ailesinin etkisi altında kaldığını iddia etmiştir. Kayınpederinin kendisini darp ettiğini, ortak çocuklarını yere attığını öne sürmüştür. FMF hastası olan çocukla eşinin ilgilenmediğini savunmuştur. Bakım sorumluluğunu üstlenmek istemediğine dair sözler sarf ettiğini mahkemeye taşımıştır. Hamilelik sonrası uzun süre cinsel birliktelik yaşanmadığını, çocuğun tüm ihtiyaçlarını tek başına karşıladığını belirtmiştir.
Davalı erkek karşı dava açarak eşinin öfkeli, baskıcı, narsist olduğunu iddia etmiştir. Taraflar birbirlerine çeşitli suçlamalar yöneltmiştir. Aile Mahkemesi, kadının erkeğe fiziksel şiddet uyguladığına hükmetmiştir. Erkeğin ise eşine ile kayınvalidesine hakaret ettiği, yatağı ayırdığı, sık sık pişmanlık sözü söylediği tespit edilmiştir.
Mahkeme, tarafların boşanmasına karar verirken ortak çocuğun velayetini anneye vermiştir. Çocuk için nafakaya hükmetmiştir. Kadın lehine maddi ile manevi tazminata karar verilmiştir. Kararın gerekçesi kusur dağılımına dayandırılmıştır.
Dosyanın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi çocuk için hükmedilen nafaka miktarını artırmıştır. Kadın lehine verilen maddi ile manevi tazminat tutarları da yükseltilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay'ın onama kararı, benzer boşanma davalarında duygusal şiddet iddialarının değerlendirilmesinde yol gösterici konuma gelmektedir. Sözlü ifadelerin kusur kapsamında ele alınmasının önümüzdeki dosyalara emsal oluşturması beklenmektedir.




