Küresel iklim modellerinden gelen son veriler, 2026’nın ikinci yarısında güçlü bir Süper El Nino ihtimalinin arttığını gösteriyor. Uzmanlar, Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın yaklaşık 3 derece üzerine çıkabileceğini ve bunun küresel hava sistemlerini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtiyor. Bu gelişmenin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmayacağı, dünya genelinde sıcaklık rekorları, kuraklık, aşırı yağış ve sel gibi olayları tetikleyebileceği ifade ediliyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin son değerlendirmesine göre El Nino’nun yaz aylarında gelişme olasılığı yüzde 60’ın üzerine çıktı. Columbia Üniversitesi’ne bağlı İklim ve Toplum Araştırma Enstitüsü ise yaz sonuna doğru El Nino ihtimalini yüzde 90’ın üzerinde gösteriyor. Uzmanlar artık El Nino’nun oluşup oluşmayacağından çok, ne kadar güçlü olacağının tartışıldığını aktarıyor.
Tarihsel kayıtlara göre 1877-1878 yıllarında yaşanan El Nino, geniş coğrafyalarda kuraklık ve kıtlığa yol açmış, milyonlarca insan hayatını kaybetmişti. Günümüzde teknolojik izleme sistemleri ve erken uyarı mekanizmaları geçmişe kıyasla daha gelişmiş olsa da, atmosfer ve okyanusların artık daha sıcak olması riskleri artırıyor.
Türkiye açısından El Nino’nun etkisinin dolaylı olacağı belirtiliyor. Ancak küresel sıcaklık artışının, özellikle Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sıcak hava dalgaları, su stresi ve yangın riskini artırabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, yaz aylarında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğine ve orman yangını sezonunun uzayabileceğine dikkat çekiyor.Haziran ve temmuz aylarında yapılacak yeni model güncellemelerinin risk seviyesini daha net ortaya koyması bekleniyor.





