Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, büyük ölçekli yapılaşmaya karbon ayak izi kıskacı uyguladı. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeye göre 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak 10 bin metrekarenin üzerindeki yeni binalarda "Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi" zorunlu hale getirildi. Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda atılan adım, inşaat sektörünün çevresel performansını mercek altına alıyor.
Düzenleme, yalnızca yapının kullanım sürecindeki enerji tüketimini değil, inşa aşamasından yıkımına dek uzanan tüm yaşam halkalarını hesaplama kapsamına aldı. Bakan Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla çevre dostu yapılaşmanın ülke genelinde yaygınlaştırılacağını duyurdu. Yeni belge, yapı kullanma izni aşamasında Enerji Kimlik Belgesi'nin yanına eklenecek zorunlu evrak olarak konumlandı.
Net Sıfır Emisyon Hedefi İnşaat Sektörüne Yansıyor

İnşaat sahalarında vinçlerin gölgesi, beton mikserlerinin gürültüsü, kamyonlardan inen demir yığınları kentlerin gündelik manzarasına dönüşmüş durumda. Şimdi her tuğlanın, her metreküp betonun arkasında bir karbon hesabı yapılacak. Şantiye girişindeki kapıdan ilk malzeme girdiği andan binanın yıkılacağı geleceğe kadar olan tüm süreç, bir defterin sayfalarına işlenecek. İklim krizinin küresel ölçekteki ağırlığı, Türkiye'nin yapı sektörü mevzuatına da kazınmış oluyor. Beton binaların gri silueti, yeşil dönüşümün rüzgârıyla yeniden tartılıyor.
Yapı Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi, 2027 yılı başından itibaren büyük ölçekli inşaat projelerinin zorunlu evrakı haline gelmektedir. 10 bin metrekare üzerindeki yapılar belge kapsamına alınmaktadır. Yapı ruhsatını 1 Ocak 2027 tarihinden sonra alacak projelerde uygulama devreye girecektir. Belge, yapı kullanma izninde sunulacak resmi dokümanlar arasında yer almaktadır.
Hesaplama kapsamı binanın doğum-ölüm haritasını çizmektedir. Ham madde temini ilk halka konumundadır. Nakliye süreçleri ikinci aşamayı oluşturmaktadır. İnşaat dönemindeki tüm faaliyetler, kullanım yıllarındaki işletme tüketimleri, bakım onarım masrafları, yıkım aşaması ile geri dönüşüm süreçleri analizin halkaları arasına yerleştirilmektedir. Yapının çevresel sicili, doğduğu günden kaybolacağı ana dek izlenmektedir.
Hesaplamalar BEP-TR sistemi üzerinden yürütülecektir. Bina Enerji Performansı Türkiye platformu, analiz altyapısının dijital omurgasını oluşturmaktadır. Belge düzenleme yetkisi Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarına verilmiştir. Yetkili uzman kadrosu, yeni sistemin sahaya yansımasında merkezi rol üstlenecektir.
Düzenleme, düşük karbonlu yapılar için ödüllendirici bir kategori de açmıştır. Sera gazı salımı düşük seviyede kalan binalar, "Düşük Karbonlu Bina Belgesi" alma hakkı kazanacaktır. Sertifikasyona uygunluk kriterleri net biçimde tanımlanmıştır. Enerji Kimlik Belgesi'nde sera gazı emisyon sınıfı en az B kategorisinde olan yapılar belgeyi alma yeterliliğine ulaşmaktadır.
Enerji performans sınıfı kriteri de belge sürecinin temel filtrelerinden biri konumundadır. Performans sınıfı en az C düzeyinde olan binalar Düşük Karbonlu Bina Belgesi başvurusuna uygun hale gelmektedir. İki kriterin birlikte sağlanması, yapının yeşil sertifikasyon sürecinin önünü açmaktadır. Sertifikalı binalar, piyasa değerinde de pozitif konumlanma şansı yakalayacaktır.
Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarına yönelik eğitim altyapısı yeni dönemin teknik kapasitesini şekillendirmektedir. Uzman havuzunun genişletilmesi, sertifikasyon hızının korunmasında belirleyici rol oynamaktadır. Sektör kuruluşları, mühendis kadrolarını yeni sisteme entegre edecek hazırlıklara başlamaktadır.
Düzenleme, Türkiye inşaat sektörünün Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesindeki uyum sürecine doğrudan katkı sunacak adımlar arasında konumlanmaktadır. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uluslararası araçların yarattığı baskı, yapı sektörünün karbon performansını kayıt altına alan sistemleri ön plana çıkaracak başlıklar arasına yerleşmektedir.




