Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni Tahsilat Genel Tebliği ile vergi borçlarını ödemekte zorlanan mükellefler için uzun vadeli taksitlendirme dönemi başladı. Düzenleme kapsamında vadesi 5 Haziran 2026 ve öncesine ait olan bazı kamu alacakları için 36, 48 ve 72 aya kadar ödeme kolaylığı sağlanacak. Yıllık tecil faizi ise yüzde 39’dan yüzde 29’a düşürüldü. Böylece borçlarını tek seferde kapatamayan gerçek ve tüzel kişiler için daha düşük maliyetli bir ödeme planı oluşturulacak.
Yeni uygulama, kamuoyunda zaman zaman “yapılandırma” olarak anılsa da klasik anlamda bir vergi affı niteliği taşımıyor. Borcun aslı, ceza ya da gecikme zammı silinmiyor; bunun yerine borçlunun mali durumuna göre ödeme süresi uzatılıyor ve daha düşük tecil faizi uygulanıyor. Başvuru sürecinin 31 Ağustos 2026’ya kadar devam edeceği, ilk taksitlerin ise Eylül 2026 itibarıyla ödenmeye başlanacağı belirtiliyor.
Vergi Borcu Taksitlendirme Hangi Borçları Kapsıyor
Yeni düzenleme, vergi daireleri tarafından takip edilen ve vadesi 5 Haziran 2026 tarihi ile bu tarihten önceye ait olan alacakları kapsıyor. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, bazı harçlar, trafik idari para cezaları, ecrimisil, adli para cezaları ve öğrenim kredisi borçları taksitlendirme imkanından yararlanabilecek borç kalemleri arasında yer alıyor.
Düzenlemenin kapsamı geniş olsa da tüm kamu borçlarının otomatik olarak bu uygulamaya dahil edilmediği vurgulanıyor. Özel Tüketim Vergisi ve geçici vergi ile bu vergilere bağlı cezalar, gecikme faizleri ve fer’i alacaklar kapsam dışında bırakıldı. Bu nedenle başvuru yapacak kişilerin borç türlerini vergi dairesi veya Dijital Vergi Dairesi üzerinden kontrol etmesi gerekiyor.
Katma Değer Vergisi borçlarında ise özel bir sınırlama bulunuyor. Normal şartlarda borçlunun mali durumuna göre 36, 48 veya 72 aya kadar ödeme planı yapılabilirken, KDV ve bazı özel nitelikli alacaklarda taksit süresi daha kısa uygulanabilecek. Bu nedenle her borç kalemi için aynı vade seçeneğinin geçerli olmayacağı belirtiliyor.
Yeni uygulamada teminat şartı da önemli ölçüde esnetildi. Cumhurbaşkanı Kararı ile teminatsız tecil yapılabilecek borç tutarı 10 milyon liraya çıkarıldı. Bu tutarı aşmayan borçlarda teminat istenmeyecek. Borcun 10 milyon lirayı aşması halinde ise aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi gerekecek.
Başvuru Ne Zaman Başlıyor, Taksitler Nasıl Ödenecek
Vergi borcu taksitlendirme başvuruları düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte alınmaya başladı. Mükelleflerin bu imkandan yararlanabilmesi için en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvurularını yapmaları gerekiyor. Başvurular Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi kanalları, Dijital Vergi Dairesi, e-Devlet kapısı, vergi daireleri veya posta yoluyla yapılabilecek.
Taksitlendirme süresi borçlunun mali durumuna göre belirlenecek. Standart ödeme planında 36 taksit imkanı bulunuyor. Borçlunun “zor durumda” olduğu tespit edilirse bu süre 48 aya, “çok zor durumda” olduğu belirlenirse 72 aya kadar uzatılabilecek. İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ile bunlara bağlı kamu tüzel kişilikleri için ise bazı borçlarda doğrudan 72 aya kadar ödeme imkanı sağlanabilecek.
Taksitlendirmeden yararlananların ödemelerine Eylül 2026’da başlaması bekleniyor. Ödemeler aylık dönemler halinde yapılacak. Bir takvim yılı içinde en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde tecil bozulmayacak; ancak eksik kalan tutarların belirlenen süre içinde faiziyle birlikte tamamlanması gerekecek. Bu şartların yerine getirilmemesi durumunda borç yeniden takip ve tahsil sürecine alınacak.
Düzenlemeden daha önce tecil kapsamında ödeme yapan mükellefler de yararlanabilecek. Mevcut tecil planlarında, tebliğin yayımlandığı tarihten sonra ödenecek taksitlere yüzde 29 oranındaki yeni tecil faizi uygulanacak. Kalan borcunu daha uzun vadeye yaymak isteyen mükelleflerin ise 31 Ağustos 2026’ya kadar başvuruda bulunması gerekecek.
Vergi borcu bulunan mükellefler için getirilen bu düzenleme, özellikle nakit akışı bozulan işletmeler ve ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşlar açısından önemli bir kolaylık olarak değerlendiriliyor. Ancak uygulamanın borç silme ya da af niteliği taşımadığı, borcun yalnızca daha uzun vadeye ve daha düşük tecil faiziyle yayıldığı unutulmamalı.




