ABD ile İran arasında varılan ön anlaşma, küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününe sert hareketlerle başlanmasına neden oldu. Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılacağı beklentisi, petrol fiyatlarında hızlı düşüşü beraberinde getirirken yatırımcıların güvenli liman arayışı altın fiyatlarını yukarı taşıdı. Brent petrol 84 doların altına gerilerken, ABD tipi ham petrol de 80 dolar bandına çekildi. Buna karşılık ons altın 4 bin 300 doların üzerine çıktı, gram altında ise 6 bin 400 lira sınırına yaklaşan hareketlilik dikkat çekti.

Vn Index 50 Puan Geriledi Büyük Hisselerde Satış Dalgası
Vn Index 50 Puan Geriledi Büyük Hisselerde Satış Dalgası
İçeriği Görüntüle

Piyasalar, aylardır süren ABD-İran geriliminin ardından gelen anlaşma haberini enerji arzı, enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler açısından yeniden fiyatlamaya başladı. Özellikle dünya petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler, petrol kontratlarında satış baskısını artırdı. Ancak anlaşmanın henüz resmi imzaya dönüşmemiş olması, altın tarafında risk algısının tamamen dağılmadığını gösterdi.

Petrol Neden Düştü, Hürmüz Beklentisi Piyasayı Böyle Değiştirdi

Tahran’daki Patlamalar Brent Petrolü 105 Dolara Taşıdı

ABD ile İran arasında varılan mutabakatın 19 Haziran’da imzalanmasının beklendiği açıklanırken, anlaşmanın en önemli başlıklarından biri Hürmüz Boğazı oldu. Küresel enerji ticareti açısından stratejik öneme sahip bu geçiş noktasının yeniden açılacağı beklentisi, petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilmeye yol açtı.

Brent petrol, anlaşma haberinin ardından yüzde 4’ün üzerinde değer kaybederek 83-84 dolar bandına kadar indi. ABD tipi ham petrol WTI da 80 dolar seviyelerine geriledi. Böylece enerji piyasalarında son dönemde jeopolitik risklerle yükselen fiyatların önemli bir bölümü geri verilmiş oldu.

Piyasalarda oluşan ilk beklenti, Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden normalleşmesi halinde arz endişelerinin azalacağı yönünde. Bu beklenti, petrol kontratlarında satışları hızlandırdı. Uzmanlara göre anlaşmanın resmiyet kazanması ve sahada uygulanabilir hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı bir süre daha devam edebilir.

Ancak piyasa cephesinde temkinli hava da korunuyor. Çünkü anlaşmanın tüm maddeleri henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Ayrıca İran’ın nükleer programı, yaptırımlar ve bölgedeki askeri hareketlilik gibi başlıkların önümüzdeki 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacağı belirtiliyor. Bu nedenle yatırımcılar, yalnızca anlaşma duyurusuna değil, 19 Haziran’daki resmi imza töreninden sonra yapılacak açıklamalara da odaklanmış durumda.

Petrol fiyatları anlaşma beklentisiyle düşerken altın tarafında farklı bir tablo oluştu. Küresel piyasalarda ons altın 4 bin 300 doların üzerine çıktı. Türkiye’de ise gram altın 6 bin 400 lira sınırına yaklaşarak yatırımcıların yeniden en çok takip ettiği başlıklardan biri haline geldi.

Altındaki yükselişte birkaç unsur aynı anda etkili oldu. İlk olarak anlaşmanın henüz imzalanmamış olması, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığı algısını güçlendirdi. İkinci olarak petrol fiyatlarındaki düşüşün küresel enflasyon beklentileri üzerinde baskıyı azaltabileceği düşüncesi, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentileri de değiştirdi. Bu tablo, altına olan talebi destekledi.

Piyasalarda güvenli liman arayışı yalnızca savaş ve çatışma riskleriyle sınırlı değil. Yatırımcılar aynı zamanda anlaşmanın kalıcılığını, tarafların taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini ve bölgedeki diğer aktörlerin sürece nasıl tepki vereceğini de izliyor. Bu nedenle altın fiyatlarında yaşanan yükseliş, anlaşmaya rağmen risk algısının tamamen dağılmadığını ortaya koydu.

Gözler şimdi 19 Haziran’da atılması beklenen imzalara çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmayı “büyük bir anlaşma” olarak nitelendirmesi ve İran tarafının daha kapsamlı müzakerelere işaret etmesi, piyasalarda yeni bir dönemin başlayabileceği beklentisini artırdı. Ancak resmi metnin açıklanması, Hürmüz Boğazı’nın fiilen açılması ve enerji akışının normalleşmesi, fiyatlamaların yönünü belirleyecek asıl gelişmeler olacak.